Hayat dediğin biraz böyle…
Bazen içinde,
henüz alfabesi basılmamış bir ihtimal
ilk harfini dilinin arkasında saklar;
sen, hangi sözcüğe dönüşeceğini bilmeden
Gözlerinde
bana ait bir aşk gördüğümü sanmıştım;
oysa gördüğüm,
kalbimde sana büyüttüğüm aşkın
gözlerime düşen yansımasıymış…
Heybemde zamansız çalınmış sözcüklerim gibisin,
Adın, içimde unutulmuş bir hecenin mührünü yeniden basar.
Sessizliğin bile bir ömür kadar ağır gelir bana,
Yokluğun, cevabı silinmiş bir dilekçenin son imzasıdır...
Bir yanım sana çıkan bütün yolları ezbere bilir,
Kaç sabah
uyandım sana bi bilsen
Hesap etmedim,
Eskimiş yaralarımdan
biliyorum,
Çizgilerini sayamıyorum
Ellerime batacak sanıyorum
güllerin dikenleri.
İnsanlık kendi üzerine kapandı mı,
çocuk çığlıkları doluyor kulaklarıma.
Taş atana taşla dönmedim,
bununla övündüm.
Hiçbir yaraya tuz basmadım;
kendimi insanlığın
küçük bir istisnası sandım…
Hiç beklemediğim bir anda
çıktın karşıma.
Ne seni arıyordum,
ne de kalbimde böyle bir his taşıyordum.
Bir bakışınla içimdeki bütün tanımlar
kendi anlamlarından istifa etti…
Sessizce toplanır anılar,
gürültüsüzce gidilir.
Umut kesilir,
sabır yorulur.
Ne dünün anlamı kalır
ne yarının hükmü sürer…
Seni sevmek,
iki kişilik bir cümlenin
bütün yüklemlerini tek başıma taşımaktı…
Sen o cümlede hiç bulunmadın.
Ben yine de her sabah fiillerini değiştirdim;
''Kasıma Rağmen''
Ve şimdi…
Takvimlerin arasına
SIKIŞMIŞ
bir sızı gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!