Aynı gök kubbenin altında,
hecelerimiz çok gürültülü,
Cümle olmak bilmiyor sözcüklerimiz,
Ortalık şiir kokuyor,
Ben bavulumu topladım,
Sende topla,
Gelmedin...
Gözlerimin önünde değilsin,
ama tek gördüğüm sensin.
Ne sen gelebildin, ne ben,
Hep geç kaldık
Vaktinden önce gider mi insan?
Gidiyorlar işte...
Duvarda hırkaları,
ceplerinde fotoğrafları.
Bir zamanlar ışığın bile ÜRKMEDİĞİ
o küçük sokaklarda oynardık;
şimdi aynı sokaklar,
sanki unutulmuş bir masalın
kararmış SAYFALARI gibi önümde duruyor.
En son oynadığımız saklambaçta mı
kayboldu çocukluğumuz,
sevgimiz, merhametimiz, insanlığımız…
Belki de
büyürken bir yerlere sakladık hepsini;
Bu göz göze
gelişlerimizin
bir anlamı olmalı çocuk…
çocuk,
Aşk gülüşe benzer,
sen oradan başla sevmeye…
Çünkü bazen
bir insanın yüzünde beliren küçücük bir kıpırtı,
başka bir insanın içindeki
Evinin içine su doldu adamın,
önce ayaklarından başladı hayat eksilmeye,
sonra yatağından,
sonra çocukluğundan kalma bir eşyanın
ıslak yüzünde çoğalan o eski zamandan...
Hasretle öpüyorum bütün kusurlarını.
Sanki biraz eksik bırakılmışlar dünyaya;
biraz yarım,
Bir hayatın kayıtlara sığmayan tarafı
Yüzler gülmüyor artık...
Sanki herkes
kendi nüfus kâğıdının




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!