Heybemde zamansız çalınmış sözcüklerim gibisin,
Adın, içimde unutulmuş bir hecenin mührünü yeniden basar.
Sessizliğin bile bir ömür kadar ağır gelir bana,
Yokluğun, cevabı silinmiş bir dilekçenin son imzasıdır...
Bir yanım sana çıkan bütün yolları ezbere bilir,
Bir yanım, ayrılığın tutanağında hâlâ imzasız kalır.
Ne kadar saklasam da içimde büyüyen seni,
Bakışlarım her akşam aynı eksikliğin nüfusuna kaydolur.
Kırılmış saatlerin yorgun akşamlarında,
Sesin, belleğimin kapatılmamış dosyasında yeniden açılan bir kayıttır.
Ben her şeyi unuturum sanırdım zamanla,
Meğer insan, sevdiğini içinde büyütürken kendinden eksilenleri saymayı unutuyormuş.
Sen şimdi hangi göğün altında uyursun bilmem,
Hangi sabaha gözlerini açarsın, hangi düşe.
Seni, içimdeki suskunluğun siciline işledim;
Adın, kendime verdiğim ifadede hâlâ eksik.
Bazen bir sözcüğün nüfus kaydında yüzün çıkar karşıma,
Bazen bir cümlenin silinmiş hanesinde sesin.
Ve ben, en çok da kendime söyleyemediklerimde anlarım
İnsanın bazı yaraları sevdiğiyle büyür sessizce.
Heybemde zamansız çalınmış sözcüklerim gibisin,
Eksik kalan her cümlemde izini taşıyorum.
Bir gün dönersin diye değil,
Bir gün seni unuturum diye korkuyorum…
Ali TAŞKALE
İzmir
17 Ekim 2026
Kayıt Tarihi : 18.10.2026 16:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Teşekkür ederim...
TÜM YORUMLAR (2)