Karşılıksızlığın Hazin Belgesi

Ali Taşkale
72

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Karşılıksızlığın Hazin Belgesi

Seni sevmek,
iki kişilik bir cümlenin
bütün yüklemlerini tek başıma taşımaktı…

Sen o cümlede hiç bulunmadın.
Ben yine de her sabah fiillerini değiştirdim;
belki bir gün öznesi olursun diye
kendime ayırdığım satırları boş bıraktım…

Bir insanın yokluğu,
hiç bulunmadığı bir hayatta
bu kadar yer kaplayabilir mi?...

Sen gelmedin.
Ben, gelmeyişine bir anlam bulmak için
içimdeki bütün sözlükleri
yanlış sayfalarından açtım…

Bir gün meşguldün, bir gün yorgun,
bir gün söyleyecek bir şeyin yoktu.
Ben her suskunluğuna
sana ait olmayan bir bahane uydurdum...

Çünkü insan,
sevdiğinin kendisini sevmediğini
anlamadan önce
onun yerine de sevmeyi öğreniyor…

Ben senin payına düşen sessizliği de taşıdım;
kurmadığın hayalleri, vermediğin kararları,
hiç üstlenmediğin geleceği
kendi içimde yaşattım…

Bir ilişkinin bütün mesaisini yaptım;
Üstelik ortada bir ilişkide yoktu…

Yalnızca ben vardım…

Bir de sana ayrılmış,
kimsenin oturamadığı
o göğsümün tam ortasındaki yer…

Sana söylemediğim cümleler,
gönderilmemiş mektupların
adres hanesinde anlamlarını kaybetti…

Önce yalnızca adın vardı.
Sonra ikimizin adını aynı satıra yazabilmek için
kendi ismimden harfler sildim…

Sen bunların hiçbirini görmedin…

Ben sana bir gelecek hazırladım;
senin bundan haberin olmadı…

Bir bakışını yanlış anlamışsam
suçu gözlerimde aradım…

Bana yaklaşmadığında,
kendimi fazlalık,
Uzaklaştığında,
kendimi eksilmiş buldum…

Böylece varlığımı,
senin tepkilerine göre ölçülen
bir nesneye çevirdim…

Bir gün beni ararsan sevinecektim.
Bir gün beni sorarsan inanacaktım.
Bir gün beni seçersen
bunca bekleyişin bir anlamı olacaktı…

Oysa sen beni seçmek zorunda değildin.

Ben,
senin için
hiçbir zaman
gördüğün kalabalıklardan ayrılmış değildim,
Hep gözlerinin mesafesindeydim…

İnsan, kendisine hiç verilmemiş
bir yerin anahtarını
yıllarca cebinde taşıyabiliyor…

Ben sana ulaşmak için
kendimden yollar geçirdim.
Her ihtimale bir gerekçe buldum;
her gerekçeyi biraz daha
beklemeye yetecek kadar inandırıcı yaptım…

Senin küçücük bir nezaketini
geleceğe dönüştürdüm.
Bir cümlenin sıradanlığını
kendime ayrılmış gizli bir işaret sandım…

Bana verdiğin şeyi değil,
verebileceğin şeyi sevdim…

Seni değil yalnızca;
benim içimde olabileceğin kişiyi de bekledim…

Benim sevgim büyüdü.
Senin bana duyduğun sevgi küçüldü.
Kendimden parçalar koydum.
Sen hiçbir şey yapmadın…

Yıllarca bu terazi hiç bozulmadı…

Yalnızca ben,
dengeyi kendi aleyhime
bir ömür boyunca yeniden tanımladım…

Şimdi içimde sana ait sandığım bir arşiv var:
hiç yaşanmamış konuşmalar,
hiç tutulmamış eller,
birlikte geçirmediğimiz günlerin ayrıntıları gizli...

Bazı anılarımın tanığı yok…

Çünkü onlar yaşanmadı;
ben onları seninle yaşanmış gibi hayal ettim…

Hiç verilmemiş bir sevgiyi senin adına korudum.
Hiç kurulmamış bir bağın kopmasından korktum.
Henüz başlamamış bir hikâyenin sonunu düşünerek
bizim adımıza yas tuttum…

Oysa seni kaybetmedim…

Sahip olmadığım bir şeyi
kaybetmiş gibi yaşadım…

İçimde sana ayrılmış odalar vardı…

Birinde söyleyemediğim sözler,
birinde senden beklediğim özürler,
diğerinde bir gün beni seçeceğine dair inancım vardı...

O kapıları uzun süre açamadım.
Çünkü orada sen yoktun.
Orada, senin tarafından seçilirse
nihayet kendisini değerli sayabileceğine
inanan bir ben vardı…

Seni sevmekle
senden sevilmeyi beklemeyi
birbirine karıştırmışım…

Sanki yeterince seversem
senin içinde de bana ait bir yer bulacakmışım gibi…

Oysa insanın kalbi,
başkasının adına düzenlenmiş
bir tapu belgesi değil…

Ne kadar emek verirsem vereyim
senin üzerinde hak sahibi olamıyorum…

Bekleyişim sana sorumluluk yüklemiyor;
kendimden eksilttiğim şeyler
sana borç olarak yazılmıyor…

Bunu bilmek,
seni daha az sevdiğim anlamına gelmiyor.
Yalnızca benim içimde büyüyen bir şeyin
senin içinde de büyümek zorunda olmadığını öğreniyorum…

Bazı sevgiler bitmiyor…

Yalnızca hayallerinin içindeki
görüntülerini kaybediyor…

Bir gün adını yine duyacağım.
İçimde bir yer eski alışkanlığıyla sana dönecek belki.
Belki de vaktiyle sana göndermediğim
bir mesajı yeniden yazıp sileceğim…

Ama artık her duyguyu
bir eyleme dönüştürmek zorunda değilim…

Seni özlemek,
sana dönmem gerektiğini kanıtlamıyor.
Seni sevmek,
beni seçmeyen senin yanında
bir ömür boyu beklememi gerektirmiyor…

Sana ait sandığım yaşadıklarımı
birer birer kendime yeniden hatırlatıyorum…

Şu, senden bir işaret beklerken
ertelediğim karar.
Şu, beni sevebileceğin ihtimaline
emanet ettiğim hayatım.
Şu da, kendimden koparıp
senin sessizliğine bağladığım parçam…

Hiçbirini senden geri istemiyorum.
Çünkü sen onları hiç almadın ki...

Ben bıraktım sana zannettim…

Şimdi kendime dönüyorum.
Bir zamanlar sana doğru uzanan ellerim,
ilk kez benden yana bir şey yapıyorlar...

Sana ulaşmak için değil,
kendimi daha fazla eksiltmemek için
kapanıyorlar…

Sana bir veda borçlu değilim…

Sen benimle başlamadın ki
benden ayrılmış olasın…

Ama kendime bir açıklama borçluyum:

Neden bir başkasının beni seçmesini
kendi değerimin son kararı saydım?...

Belki insan bazen birini sevmekten çok,
onun tarafından sevilirse
kim olacağına inanıyor…

Ben de senin gözlerinde
kendime bir yüz aradım…

Bulamadım…

Sonra anladım:
Senin beni görmemen,
benim var olmadığım anlamına gelmiyor.
Senin beni seçmemiş olman,
seçilmeye değmez olduğum anlamına da gelmiyor…

Ve benim sana duyduğum sevgi,
senin bana duymadığın sevgiyle
ölçülmek zorunda hiç değil…

Şimdi senin hiç okumadığın
sayfaları kapatıyorum.
İçimde senden kalanlar var;
ama artık her kalıntıyı
bir ihtimalin kanıtı saymıyorum…

Çünkü ben,
senin hiç gelmediğin bir gelecekte
kendimi yıllarca beklettim...
Sana kavuşamadığım için değil,
sana kavuşursam
kendim olacağıma inandığım için
kaybettim kendimi…

Şimdi seni sevmeyi inkâr etmeden,
sana ait olmayan hayatımı geri alıyorum…

Senden bana kalmış bir şey yok belki…

Ama senden bana kalmadığını sandığım şeylerin
hiçbir zaman sana ait olmadığını artık biliyorum…

Ali TAŞKALE
20.10.2016
İstanbul_beyoğlu

Ali Taşkale
Kayıt Tarihi : 20.10.2026 16:11:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!