Yeşildir yemyeşildir
Ordu’nun ormanları,
Tepelerde ev yapar,
Üşenmez adamları.
Yolları kıvrım kıvrım uzanır,
Fındık yer misun ?
Ben sağa sevduğum dedum,
Sen de bağa der misun ?
Gözün yukarularda
Hiç bağa bakmayisun,
Her sabah otobüste karşıma çıkma Fıstık
Gözlerinle baygın baygın, benden yana bakma Fıstık.
Benden önce duraktasın,
Oturmazsın ayaktasın,
Sanki beni meraktasın.
Oğlan sana gel dedim,
Yine gelmedin,
Annen mi izin vermez;
Yoksa hiç mi sevmedin ?
“ Ağaca ismini yazdım,
Aldığım nefeste hep senin kokun,
Cayır cayır yanarım, hele bir dokun.
Varlığın Cennet’i anlatır bana,
Benden uzaklardaysan Cehennem yakın.
Desem ki sana, “ Haydi gel, durma “
Gittin güzelim havaalanında el sallayarak,
Ben de el salladım, yokluğunu duyarak,
Bana sorup duruyorsun; nasılım, iyi miyim ?
Günü güne ekliyorum, her gün tek tek sayarak
Sabah akşam yokluğunu katık yaparım aşıma,
Gel dedim bekliyordum, tereddüt ettin,
Kollarım açık kaldı, beni beklettin,
Bir gönül vardı bende, seninle dopdoluydu,
Neydi ki eksik olan, bırakıp ele gittin.
Bir gökyüzüne baktım, bir de denize baktım,
Gençliğimin başındayım,
Yetmişiki yaşındayım,
Bana rakip çıkartmıyor bu hayat,
Gençlik koşusundayım.
Zıplaya zıplaya kendime yol çizerim,
Alıverin bağlamamı çalmak istemem,
Ben buralara nazar eylemem,
Gönlüme gerçeğin gölgesi düşmüş,
Altına, gümüşe pazar eylemem.
Sahte olur insanların sevgisi,
Hayat ben yoruldum, sen yordun beni,
Bırakmadın ki yakamı rahat edeyim,
Dik yokuşlara çıktı hep yolum,
Seni bırakıp ta nasıl gideyim.
Hayat hep yokuşla mı doludur,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!