Saçların tel tel değil; kaderdi,
Kaderin lügatimdeki karşılığı kederdi.
Tevekkeli değil, atalarımız biliyormuş,
“ Aşık olursun inşallah “ diye beddua ederdi.
Şiirimde mısraları bağladım saçın teline,
Sen mi söyledin o sözü, “ Sevmiyorum artık bitti,”
İnanmak istemesem de, sözler sana aitti,
Uzun uzun anlatmana gerek yok, yeter artık,
“ Sevmiyorum “ dedin bana, sadece o söz yetti.
“ Sevmiyorum “ dedin bana, sadece o söz yetti.
Bana hiçbir şey dememiştin aslında,
Bir şarkı söylüyordun, bilmem ne faslında,
Dizeler tek tek dökülürken dilinden,
Fırtınalar gümbür gümbür kopuyordu gönlünden.
Bana seni şarkı değil, söyleyişin anlattı,
Sana gül diyemem, sen lalesin,
Gül çabuk soluyor, sen benimlesin,
Sana yalnız “ Kalbim ! “ desem yetmiyor,
Yürüyen ayağım, tutan elimsin.
Yanağım seninle kırmızı olmuş,
Nereye gidersen git, ben de peşinden geleceğim,
Geçtiğin yollarda ayak izin vardır, takip edeceğim,
Bulutlara soracağım yerini, yağmur damlaları ile ağlayacağım,
Acıyan Melekler yol gösterecek, neredesin bileceğim.
Aşığın acısına yedi cihan dayanmaz,
Uzaklardan gelir gibi sesin
Kulaklarımda çınlamakta hala
Şimdi kimbilir neredesin
Kulaklarımda çınlamakta hala sesin
Nerede bir buğday tarlası görsem
Ben sana “ Gülsün ! “ dedim,
Gülsün, gülmelisin,
Sana : “ Gülsün ! “ diyen var,
Bununla övünmelisin.
Bilirim ki güllerin dikenleri de vardır,
Ellerimi kanatma, küserim bilmelisin.
Ulu Tanrım bir yol göster
Gitmek için Vatanıma
Hasretiyle kavrulduğum
Al Bayraklı Cananıma
Dağlar kenara çekilsin
Gurbet elde gezersiniz emmiler
İyi hoş ta şu ayrılık olmasa
Gözyaşıyla yıkandı hep trenler
Acı acı düdüğünü çalmasa.
Kazanmak için frangı,markı
Atılan her adımla, sarsıldı dağlar taşlar
Yanılgıyı yaşadı, gururla kalkan başlar,
Gurur yok etti aklı: " Nerden geldik, nereye? "
Gölünde boğdu onu, pişmanlık dolu yaşlar.
(21.11.1990)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!