Saksıda Beslenen Kuş Şiiri - Zafer Unsal 2

Zafer Unsal 2
116

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Saksıda Beslenen Kuş

Gecenin rengi neden mavi değil de
Ben gökyüzüne bakınca hep kararıyor?
Duvarlar neden bana soruyor bu geçmeyen zamanı?
Saatler pazarı gösteriyor, günler on ikiyi,
Aylar iki bini, yıllar Ekimi...
Ben beyaz gömlek giymiş kolları bağlı delinin biriyim,
Aklımı çaldılar benim doktor, bana aklımı geri getirin...

Herkes bana duvara çizdiğim bu pencereyi soruyor,
Ben ise senden çaldığım kalem ile çizdim bu resmi bu duvara doktor.
Saksıda beslediğim o kuş var ya,
İşte o kuş girip çıkıyor odama bu pencereden sessiz sessiz doktor.
Biliyorum beyaz gömlek giymiş kolları bağlı delinin biriyim,
Ama kimse çalmasın kuşumu doktor, ne olur penceremi sakın silmeyin...

Senden farkım yoktu önceden, ben de sen gibi biriydim,
Kolları bağlı olmayan beyaz gömlek giyerdim bende eskiden,
Gözlerimin önünde çaldı kader benden sevdiğimi,
Bir kuş gibi titreyerek can verdi avuçlarımda sevdiğim.
Sonra ellerim ile gömdüm ben onu kara toprağa,
İşte bu saksıyı o kara toprak ile doldurdum.
Belki can bulur sevdiğim , kara toprak dolu bu saksıda doktor.
Şimdi biliyorsun artık doktor sen de bütün gizlimi saklımı,
Öyle kandırıyorum işte uçup giden benden bu aklımı.
Biliyorum beyaz gömlek giymiş kolları bağlı delinin biriyim,
Sakın kimse girmesin doktor, duvardaki açık kalmış bu penceremden.

Bugün duvarı maviye boyadılar doktor,
"Duvarları kirletiyorsun" diye de , kızdılar bana.
Oysa ben gökyüzünü dinliyordum, o açık bıraktığım pencereden,
Senden çaldığım kalemi de buldular yastığımın altında,
Şimdi neyle çizeceğim ben bu duvara , sildiğiniz o pencereyi yeniden ?
Aklımı aldığınız yetmedi mi doktor,
Ne istediniz benim o çizdiğim penceremden...

Saksıdaki kuşuma da korkutup kaçırmışlar ben uyurken,
"Toprakta koku var" deyip dökmüşler o kara sevdamızı.
Bilmiyorlar ki o toprak, can veren sevdiğimin kokusuydu.
Şimdi odam bomboş, duvarlar dümdüz, zaman çırılçıplak...
Saatler hâlâ pazarı gösteriyor ama ,
Takvimler ise küs bana, saatin kaç olduğunu söylemiyor,
Ben hâlâ o beyaz gömleğin içinde, akıllanmayı bekleyen bir deli...
Hani verdiğiniz bu ilaçlar unutturacaktı avuçlarımda titreyen o kuşu?
Hani bu sargılar tutacaktı aklımı bende?
Ben hapları yutuyorum doktor, ama acım hep uyur gezer.
Gözlerimi her kapattığımda, o saksıdaki kuş bana "buradayım" diyor,
Kuş yeniden konuyor pencereme, gitmiyor.
Siz benim bedenimi hapsettiniz bu odaya ama,
Aklım hâlâ o kara toprağın altında, can çekişiyor...

Zaman aklım ile durdu, ne önemi var şubatın, martın?
Kader senin de çalsa sevdiğini, başında kalır mıydı aklın?
Giydirseler o beyaz gömleği, bağlasalar ellerini senin de;
Kalır mıydı benim gibi bir deliden farkın?

Şimdi söyle bana , sende deli değilsen ben gibi doktor;
Hangi ilaç temizler bu ellerimdeki bu kokuyu?
Hangi sargı bezi kapatır aklımda açılan bu yarayı?
Eğer silecekseniz , aklımdan bu sarayı,
Önce içimdeki bu deliyi öldürün .
Sonra yıkacaksanız yıkın, üstüme bu odayı...

Zafer Unsal 2
Kayıt Tarihi : 5.08.2026 18:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Yasin şalci
    Yasin şalci

    Cok ğuzel hocam bu siirr ??

    Cevap Yaz
    Zafer Unsal

    Tesekkur Ederım Kardesım

TÜM YORUMLAR (2)