Gökyüzünden firar eden yıldızlar saçlarına asılmış,
Bense karanlıklara meydan okumuş, mum olmuşum,
Dibime erimişim,kendimi ışıtmışım sadece.
Şimdilik içim yangın yeri küçük,
Işığım cılız.
Mümkünse eğer, mümkünatı olurda seversen bir gıdım daha,
Gelmeliydin
boşuna girmiş olamazdın ki dünyama!
Nereden biliyorsun herşeyi sen?
Müneccim misin?
Her sabah gökyüzünü maviye boyayan sen misin?
Bahara çiçek açtırmayı öğreten sen misin?
Bir hasret biriktirdim.
Köpüklü, dalgalı,haykıran, coşkun bir deniz oldu
Sen belki martı olursun şu gönlüme,
Uçarsın üzerinde ara sıra.
Simit atarım sana,
Hasretime bandırıp diye.
Biliyorum sen olmasan ben bir tek söz etmek istememem,
Lâl olur ağzım dilim,
Belki şarkı seçmem bir daha,
Çiçekleri böyle arzulu koklamam
Kelebekleri izlerken mest olmam mesela
Bahar gelmiş gitmiş umurum olmaz.
Işıksız diyarlarda kalmış,
Bir çocuğun elinden tutmuş gibiyim.
Babasız, yarı umutları griye kesmiş bir çocuk.
Şimdi örselenmiş hayalleri koynunda.
Sokak sokak cebinden düşürdüğü,
Üstümüze binalar yıkıldı,
Yüreğimize insansızlık.
Bir elimizde toprak kaldı,
Bir elimizde yolunmuş çiçekler.
Kim haketmişti bu düzeni,
Kim hesabı bu kadar ağır kesmişti?
Bir yatağa dört beş kişi doluşup
çoluk çocuk gülücük sesleri havada uçuşunca,
işte mutluluk bu diyor insan,
Bir ekmeği beş on kişi parça parça bölüşünce
daha çok doyduğunu anladığında
Bir yer var biliyorum.
Bahar, bahçe sağ yanı.
Masmavi deniz,bembeyaz bulut sol yanı...
Mine Yılmaz Sevinç
Mutluluğun şiirini yaz deseler,
Düşündüm de,
"Mutluluğun şiire ne haceti olsun" dedi
Bi aklım,
Öbürü de;
"Mutluluk mutlu olduğunu zannetmektir"dedi.
Mutlu şiirler yazacağım bundan sonra
Sağlıklı mutlu insanların
Çocukların seslerini yazacağım
Börtü böceği
Kuşları kelebekleri
Satın alınamayan huzuru




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!