Aşk kimdi Allah’ım
Bir sokak lambasında sabahlayan gölgem mi
Gül yaprağında titreyen tek damla mı
Göğe yüz süren kızıl bulut mu
Karıncanın yuvasına düşen sessiz kıyamet mi
Bir çift nasırlı elde dua olan ekmek mi
Aşk gönülde kor olmayınca,
Yanan ateş sönmez imiş.
Bir çift gözde yâr olmayınca,
Garip gönül gülmez imiş.
Gözlerinle başlar her sabahın aydınlığı
Sensiz geçen anlarda eksik kalır varlığı
Kalbimde yankı olur her sevda fısıltısı
Bir ömre bedel oldun, seninle doldu içim
Aşk, varmak değildir...
Ben seni, yokluğunun
gölgesini bile severek yürüdüm.
Her dokunuş hayal, her sessizlik
derin bir sır gibi,
cevap aramadan içime işledi.
Biz seninle en uzak ihtimallerin içinde
en yakın hissettik birbirimizi.
Adı konmamış bir kaderin
sessizce yazdığı iki cümleydik sanki.
Kimsenin çözemediği bir sır gibi
Bakalım,
Beni yaktığın bu ateş,
Seni sağ bırakacak mı?
Sanma ki sen yanarken,
Ayakkabı bağcığı gibi sana kördüğüm olmuş yüreğim,
Her çözülüşte dağılmaz, aksine sana doğru yürür içim,
Bir sır gibi saklarım seni, nefesimde, sessizliğimde.
Çözdükçe çoğalan bir bağ bu, adı konulmaz bir hâl,
Ne uzaklık sökebilir seni, ne zaman eskitebilir,
Aynı gökyüzüne bakan
iki farklı şehiriz seninle.
Ben gecenin duasıyım,
sen sabahın suskun âmini.
Biri sevgisini susarak büyüttü,
Diğeri sessizliği unutmak sandı.
İki ayrı hayatın tenha yerinde,
Birbirine dokunmadan iki kalp yandı.
Ne zaman aynı gökyüzüne baksalar,
Meğer insanın sırtını dayadığı yer bir duvar değilmiş Baba,
Büyüdükçe anladım;
Sen ayaktayken dünya daha az korkuturmuş insanı,
Sen yorulunca evin direkleri bile sessizce eğilirmiş.
Ben çocukluğumu senin nasırlı ellerinde bıraktım Baba,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!