AĞITLARIM BİLE SUSKUN
Bakmayın etrafım kalabalık
Şimdi yanlızlığımın tam ortasında duruyorum
Gecenin derinliği üzerime çöküyor
Her yıldız sensiz bir hatıra
AĞUSTOS AKŞAMI
Desem ki Ağustos’un saklı gülüşüsün,
Akşamın altın ışığı süzülür yüzüne.
Rüzgâr adını fısıldar gül yapraklarında,
Saklı bir sevda büyür içimde.
AĞUSTOSTAN KALAN
İçimde bir ağustos,
Güneşten kalma bir yara.
Eylül inerken akşama,
Adın düşer sokaklara.
AĞUSTOS’UN BAĞRINDA
Ağustos, sessizce kapımı çalıyor,
Takvim susuyor; zaman ağır akıyor.
Harman kokusu siniyor rüzgâra,
Adın içimde çiçek açıyor.
AĞUSTOSUN TADI
Ağustos akşamı solgun,
Güneş eski yerinde değil;
Yazın sesi kısılmış sanki,
Ben de dünkü ben değilim.
AH BEDBAHT YÂR
Ah bedbaht yâr,
söz düğümlendi dilimde,
geceye karıştı adın sessizce.
Ne göze alabildim,
AH ESKİ ZAMANLAR
Öyle ucuz ettiler ki her şeyi,
Sözü, sevgiyi, saygıyı…
Pazara düşmüş gibi insanlık,
Her gönül kendi fiyatını taşıyor sanki.
ÂHİR ZAMAN ALÂMETLERİ
Öyle birgün gelecek ki
Faiz yemeyen kalmayacak
Yemese bile tozu bulaşacak
Dünyalık işlerine kendini feda edecek
AH KARABAĞ
Yarım asır önceydi
Dizildi Karabağ'dan Hocalı'ya kara bulutlar
Bize karşı bir olmuşlardı
Dört bir taraftan zalimler
AH KARABAĞ (EPİK DESTAN)
Ah Karabağ…
Yarım asır önce göğün rengi kara yazıldı üstüne,
Dağların omzuna çöktü ağır bir karanlık,
Hocalı’dan Karabağ’a uzanan bir çığlık
Zincir gibi sardı toprağın kaderini.




-
Yücel Özkü
-
Yücel Özkü
-
Yücel Özkü
Tüm YorumlarHayat, avuçlarımızdan sessizce süzülen bir nehirdir.
Zaman geriye dönmez;
geçip giden günlerden bize yalnızca
yüreklere dokunduğumuz kadar iz kalır.
İnsan, sustuğu yer kadar derin; yazdığı yer kadar kalıcıdır.
İnsan, sustuğu yer kadar derin; yazdığı yer kadar kalıcıdır.