Ulvi Hasretler Dargın Anılar - Kavli Garib Çoban
Ya sana hayatında hiçbir şeyin tesadüf olmadığını söylersem.
Sen onu kaybettiğinde cümle alem yoruldu.
Hayat yolunda birçok insanla tanışacaksın.
Farklı görünümlere sahip insanlar.
Hayrette temâşâ ile hayy olmanın ne yeri var ne zamanı.
Bazıları kötü ama iyi bir duruşa sahip.
Nazar sahipleri uzun dönemdir sırladılar kendilerini.
Kimilerine belki ayan olan bir yerlerde nedendir bilinmez.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Cümle mevcûdât zâkir, kâinât Dergâh'dır.
Ay kırmızı, rüzgar teheccüt vakti Maide gönüllü olan karla kaplı gönüllerde.
Garibler hiç boş değil kelâmında devrân açar kapar.
Dünya onları asla anlamasa da ve uyma baskılarına rağmen, kendi yollarını çizerler; uyum yerine bireyselliklerini onurlandırır ve sessizliklerini bir güç olarak kucaklarlar.
Biz temâşâ ehliyiz âlem garib efsânedir.
Sızlatır yaremizi bu gökyüzü artık kalbim.
Denizin yakamazla kaplı, bulut gibi çöktüğü sisin içinde ağlıyor gecenin çobanları.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
İnsan, bazen bir ömür boyunca aradığı şeyi,
bir bakışta mezarlıkta bulur.
Anız dumanında unuttum gelişini bir gülün harında.
Cümle halk ehl-i sefer, âlem misâfirhânedir.
Şems vakti güzellik ancak onu teheccüt vakti durup temaşa edecek zamanınız varsa size bir şeyler söyler.
Ama nereye gitse kurtulamıyor insan gönül yurdunun yazgısından.
Bir daha kimse götüremez Yusuf’un kuyusuna.
Eyüp sabrı yorgun düşmüş olsada, ölülerini cehenneme sürüklüyor dirileri.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Bataklıklarla dolu mal sevdasındaki cahiller.
Sırr-ı vahdettir o nokta nice mânâ yeridir.
Yalnızlıktan yorgun, zincirlerinden yorgun bir Nuh’un gemisini bekliyorlar.
İnsan bi güzelliği temaşa edince hep o anda kalsın istiyor.
Kaybedince mahzun oluyor.
Sahip oldukları şeyin, derin anlam taşıyan bir hediye olduğunu anlarlar; öz özlerinin ayrılmaz bir parçası, varoluşun doğası.
Belki hiç görmeseydi, daha göremeyecek olması onu o denli mahzun etmeyecekti.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Mahşer olmuş cümle âlem belki safâ burdadır.
Subha dek ahbâb ile hoşça temâşâ burdadır.
Böyle de olmasaydı hasret nedir bilmeyecekti.
Vuslata vefa gösteremeyecekti, acziyetini duyamayacaktı şüphesiz.
Ölüm haykıran kuyuların içinden allı turnalar göç ediyor.
Bazıları ise kötü giyimli ama iyilik dolu.
Sen, elleri kirli ama kalbi temiz olanlarla kal.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Sade kıyafetli ama büyük ruha sahip olanlarla; zenginlikleri olmasa da her sabah gülümsemeyle uyananlarla.
Her zerrede rûşen görünen nûr-ı vücûddur.
Her katrede gör kim nice ummân hüveydâ.
Ellerini kirleten ama seninkini öpenlerle kal.
Hiçbir şeyleri olmasa da sana her şeyi sunanlarla kal.
Sessizlik ve mesafe, sonunda en sağlıklı yanıt oluyor.
Meskeni vîrânedir derler perî-peykerlerin.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Peki şems vakti ne görüyor?..
Ruhu ile temâşa hâlinde, teheccüt vakti uyandırma.
Evet, haklısın dedi Deliler Şeyhi
İnsana bazen teheccüt vakti o küçücük şans, o minik kıvılcım yetiyor.
Şems vakti insanın ne olduğunun önemi yok.
Bir mesaj, bir kapı, bir tesadüf, bir evet.
Gerisi zaten geliyor, Ya Müste’an dedikçe.
Tefekkür hasret hep yan yana, yine orada, yine orada.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Biz Allah ne takdir edecek diye merak ve arzudayız.
O ise bizim ne yapacağımızı gözlemekte.
Görünüşlerle dolu bir dünyada gerçek olmak, bir cesaret eylemidir.
Herkesin olduğu gibi görünme yeteneği yoktur.
Yapmacık olmadan, zorlama gülümsemeler olmadan, boş kucaklamalar veya içi boş sözler olmadan.
Teheccüt vakti çoban yıldızının peşinde öyküsünü bekleyen bir yasemin çiçeğini anlatan fotoğrafımız var.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Ben seni sevmek için değil, sevmenin ne demek olduğunu bil diye sevdim!..
Samimiyet rahatsız edebilir.
Ama aynı zamanda ilişkilerimize gerçek değer katan şeydir.
Bir kişi zaman, dikkat veya detaylar verdiğinde, bunu kalpten yapar, çıkardan değil.
Bu şeffaflık, herkesi memnun etmeye çalışmadığını, sadece gerçekten iyi hissettiği yerde olmayı arzuladığını gösterir.
Hayat, sahteliğe enerji harcamak için çok kısadır.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Sonuçta, gerçekten inşa edilen şey, en iyi kamufle edilmiş yalandan bile daha uzun süre dayanır ve daha ağır basar.
Hiçbir şeyin kusursuz, kalıcı ya da tamamlanmış olmadığını kabullenmek.
Bu gerçeğe direnmek yerine, onda sessiz bir güzellik bulmak.
Gerçeğin kaçıp gitmeyeceğini anlayan, bu yüzden de tutunmaya ihtiyaç duymayan kişide bu durum geçerlidir.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Yakınlığı sahiplikle, kalıcılığı da kontrolle karıştırmayan kişide.
Aşkın garanti olmadığını bilen kişide.
Bu, somutlaşmıştır.
Bazı duygular yazıya dökülmez; bu bir suskunluk değil, yakınlığın kendisidir.
Mutsuzluk her zaman yoldaş sever, huzur sevmez.
Söylenmeyen şey, kalanın anlamını derinleştirir.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Niyetle bırakılmış bir boşluk.
Bence dünyada yanlış giden şey,kim olduğunu bilmemek.
Çok az insanın gerçekten hissettiklerini söyleyemiyor putları gidecek diye.
Bunu kendilerine saklamayı tercih ediyorlar. Üzgünler, ama ağlamıyorlar.
Mutlular, ama çılgınca dans etmiyorlar.
Korkuyorlar, ama yardım istemekte zorlanıyorlar.
Çünkü bunu yapmakta utanıyorlar.
Bu yüzden sevmek gerçek bir lüks ürünü haline geldi.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Çünkü aşk, birinin gelmesiyle doğmaz.
Onu kaybetme korkusuyla yaşamayı bıraktığınızda doğar.
Sonunda ona hiç ihtiyacınız olmadığını anlıyorsunuz.
Bunun dışarıdan gelmediğini anlıyorsunuz.
İçten doğdu.
Bu, onu seyreden bakışların yansımasıydı.
Ve onu bir kez fark ettiğinizde, bir daha asla onu aramazsınız.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
Her zaman olduğu yere geri dönersiniz.
Ve tam da olaylara doğru açıdan bakmaya başladığınız anda, her şey sizi bulmaya başlıyor.
Ruhumuzu sevgiyle tamamlanmamış insanlara adıyoruz.
Besmelenin Kavline uymayanların ruhlarına Fatihayı kimsesizler mezarlığından oku gönül.
Elif, Nun, Kaf, Ra, He
Aşk bir daha kimseye götüremez beni.
Rahat, rahatını terk etmektedir, harâb oldu gönül ya Rab, evindir onu tamir et.
(Y.ed - Temaşalarım Albümü)
Kayıt Tarihi : 8.08.2026 00:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ey Avnî, kendini eğitmen içindir itaat. Yoksa Allah’a ne itaat gerek ne ibadet. Yenişehirli Avnî




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!