Sen gidince... sustu pencere kenarındaki kuş, rüzgâr başka yerleri sevdi, çay demli kalmadı… gül erken soldu, ve ben... sana benzeyen cümlelerden kaçmayı öğrendim.
Bilmediğin bir şey var… Ben seni özlerken, dünya sessizleşir. Kalbimin adını bir söyleyişi vardır içten içe… Duymuyorsun belki, ama hissediyorsun. Biliyorum.
Birini sevmek; onu her an aramadan, ama her an yanında hissetmektir aslında.
Doğanın koynunda sessizlik, Rüzgarın nazlı bir dokunuşu. Çaydanlık dumanı, narin bir sabah kahvesi kokusu, Ve sen, yanımda, gözlerinde tüm dünyayı barındıran bir gülüş. Her şey bir adım daha yakın, Ve öyle işte.
Hava puslu, rüzgar öpücüklerini dokundurup kaçıyor, Verandada, iki kupa salep yapıp gelmişsin, "Tarçın!" diyorsun. Kuşlar sessiz, dünya usulca uyuyor, Gözlerimizde güneşin son izleri, Ve öyle işte.
Ve... Her titreşim bir yankıdır evrende, Bir nota gibi, rüzgarın dokunuşunda gizlidir hikâye. Sözler, bir ezginin ritmiyle akar kalpten; Birleşir hayallerin ve anıların melodisinde.
Zaman, bir metronom gibi işler, Her anın ritmi, yaşamın senfonisinde bir vurgu. Ve bizler, o büyük orkestranın sessiz izleyicileri, Gözlerimiz yıldızların ışığında, kalplerimiz en güzel şarkıya ayarlı. Öyle İşte.!
düzenini bozan örümcek, sıcak iklimlere uçmaktan vazgeçen kırlangıçlar, dallarında iklim yıpratan halbuki yıllar öncesinde ölmüş bir nar, başını derde sokmuş kirpi, ......şimdi düşünüyorlar.
özlem dolu bir sonbahar sabahı, kahve kokusu sarmış uzak diyarlardan, yapraklar dökülürken sessiz bir ağıt gibi, sana seslenir içimdeki hüzünlü rüzgârlar.
Kelimelerin tamamlayamadığı cümleler Anlamını yitirmiş gözkapaklarına asılı gün Kuru ekmeği hasrete banayım Sen ki sakallarının gülüşlerini gizleyemediği ,, esmer tenli yaratık.’’ ...................................
bazen biri gitmez.
sadece seni suskunluğunda dinlemeye başlar.
Ve... sen sandığın kadar yalnız kalmazsın.
öyle çok özledim ki seni,
adını andığımda dilim yanıyor...
bir ad, bu kadar can yakar?
bu kadar iyileştirir mi?
Çiçeğini tanırsan, başka bahçelerde kaybolmazsın.
Aşk da böyle bir şey…
Tanıdığın bir kalpten başkasında yuva kuramazsın.
Öyle işte...
Aşk, ne bir harfe tutunur,
ne de bir isme değmek ister.
Söze gerek duymayan ruhlar buluştuğunda,
zaman susar, kalp konuşur.
Ne açıklamaya ihtiyaç duyar,
ne de tarif edilmeye...
Çünkü bazı duygular,
yalnızca hissedilir.
Huri Ç.
Gökyüzüne karışan solukların gölgeleri sokağa karışacak nitekim…
Gözlerinle değil,
kalbinle baktığında…
bir kadının rüzgârını duyarsın göz kapaklarında.
— Huri Çalışkan
Sen gidince...
sustu pencere kenarındaki kuş,
rüzgâr başka yerleri sevdi,
çay demli kalmadı…
gül erken soldu,
ve ben...
sana benzeyen cümlelerden kaçmayı öğrendim.
— Huri Çalışkan
Kuşlar bağırmıyor…
biz duymamayı seçiyoruz. Huri Çalışkan
Bilmediğin bir şey var…
Ben seni özlerken, dünya sessizleşir.
Kalbimin adını bir söyleyişi vardır içten içe…
Duymuyorsun belki, ama hissediyorsun. Biliyorum.
Birini sevmek;
onu her an aramadan,
ama her an yanında hissetmektir aslında.
Ve ben...
seni hep oradaymışsın gibi seviyorum.
Çünkü…
hep oradasın.
— Huri Çalışkan
Seninle konuşmadan da anlaştığım yerler var.
Bakışın bir cümle,
dokunuşun bir şiir gibi mesela...
Bazı sevgiler sessiz yaşanır.
Kalbin diliyle, gözlerin sabrıyla.
Ne çok şey söylenmiştir aslında,
hiçbir kelimeye gerek kalmadan.
— Huri Çalışkan
Aynı anda birbirini özleyen iki ruh varsa,
zaman orada durur....
Kimse duymadı
ben içimden geçerken,
bir şiirin gölgesinde
sessizce çoğaldığımı…
Olur da göğünden geçmişlerse diye,
Kuşlara el edip seni sorasım var!
Öyle işte...
yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini...üşüyorum.!
,, Ahmed ARİF ''
Doğanın koynunda sessizlik,
Rüzgarın nazlı bir dokunuşu.
Çaydanlık dumanı, narin bir sabah kahvesi kokusu,
Ve sen, yanımda, gözlerinde tüm dünyayı barındıran bir gülüş.
Her şey bir adım daha yakın,
Ve öyle işte.
Huri Ç.
Yaşayıp gidiyoruz.
üşümüş bulutlar
güneşi yasak duvarlar gibi...
öyle işte.
Huri Ç.
göz önce surete aldanır,
lakin, kalp yüreğe söze vurulur.
öyle işte..
Huri Ç.
bir At bir Adam,
tüm Ordu'nun kaderini değiştirebilir.
ve..öyle işte.!
Huri Ç.
At üzerindekine göre yol alır,
Yola Göre DEĞİL.!
Huri Ç.
bir adam gördüm ıssız bir yolda, sokak lambasını aydınlatıyordu.
Huri Ç.
Hava puslu, rüzgar öpücüklerini dokundurup kaçıyor,
Verandada, iki kupa salep yapıp gelmişsin, "Tarçın!" diyorsun.
Kuşlar sessiz, dünya usulca uyuyor,
Gözlerimizde güneşin son izleri,
Ve öyle işte.
Huri Çalışkan
“Çok insan vardı, uçmayı beceremedikleri için kanat kırmayı başaran… Ama bilmiyorlardı ki, 'kanatsız da uçulabilir'!”
~Huri Çalışkan
Ve...
Her titreşim bir yankıdır evrende,
Bir nota gibi, rüzgarın dokunuşunda gizlidir hikâye.
Sözler, bir ezginin ritmiyle akar kalpten;
Birleşir hayallerin ve anıların melodisinde.
Zaman, bir metronom gibi işler,
Her anın ritmi, yaşamın senfonisinde bir vurgu.
Ve bizler, o büyük orkestranın sessiz izleyicileri,
Gözlerimiz yıldızların ışığında, kalplerimiz en güzel şarkıya ayarlı.
Öyle İşte.!
Ve...
uyandım, rengi çürümeye durmuş, kara boşluklarda dönen bir toplulukta.
ve uyandım, rengi çürümeye durmuş, kara boşluklarda dönen bir toplulukta.
düzenini bozan örümcek,
sıcak iklimlere uçmaktan vazgeçen kırlangıçlar,
dallarında iklim yıpratan halbuki yıllar öncesinde ölmüş bir nar,
başını derde sokmuş kirpi,
......şimdi düşünüyorlar.
özlem dolu bir sonbahar sabahı,
kahve kokusu sarmış uzak diyarlardan,
yapraklar dökülürken sessiz bir ağıt gibi,
sana seslenir içimdeki hüzünlü rüzgârlar.
BEYAZIMSI KALP SESLENİŞ 1
SEN Kİ
Kelimelerin tamamlayamadığı cümleler
Anlamını yitirmiş gözkapaklarına asılı gün
Kuru ekmeği hasrete banayım
Sen ki sakallarının gülüşlerini gizleyemediği ,, esmer tenli yaratık.’’
...................................
ve...
Meczup seslendi.!
Ey evreni var eden Allah'ım,
O' nu çok sev zira dayanamam...
it's all coming back to me now.