Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Özcan İşler
Özcan İşler

Güneşten Zırhlar Kuşandım

  • Gönül22.09.2026 - 12:38

    ANKA'NIN KANAT SESLERİ

    Yaralı, terk edilmiş, incinmiş, boğulmuş...
    Ruhumun parçaları kaldı her adımda geride.
    Kalbim battı, inancım kayboldu;
    Ruhum böyle bitti, dalgalandı derinlerde.

    Yönümü kaybetmişçe yürüdüm, hedefsizce,
    Üzüntülerimi ve kahkahalarımı gizledim.
    Her an aşk ve neşeyle şiirler yazarken,
    Kafam karıştı, kendimi kaybettim.

    Ve birden yeni kanatlar filizlendi sırtımda,
    Hayatımın parçaları bir araya geldi yeniden.
    Özgürce uçtum gün batımının kızıllığına,
    Günlerimin meleği bekliyor beni orada, yürekten.

    Şimdi gökyüzü daha mavi, yolum daha aydınlık,
    İçimde tomurcuklanan taptaze bir bahar var.
    Küllerimden süzülen o karanlık gecenin ardından,
    Gülümseyerek doğuyor beklediğim o şafak.

    Kalkıyorum, yeniden doğdum bir Anka kuşu gibi!
    O dışlanmış, kırık, incinmiş ve boğulmuş geçmiş,
    Artık sadece uzak bir hatıra şimdi.
    Ve ben devam ediyorum yoluma, sonuna kadar canlı, diri!

    Özcan İşler

  • köprü19.09.2026 - 11:04

    Galata'da Zaman Duruken

    Galata Köprüsü’nde durmuşum,
    Sırtımda koca bir şehrin yorgun, dilsiz uğultusu.
    Karşımda Süleymaniye,
    Yüzümde geçmişten esen o eski, tanıdık rüzgâr...
    Ve içimde,
    Sadece senin varlığınla akan o coğrafyasız nehir.
    Olta iğnelerinde sallanıyor akıp giden zaman;
    Her dalga,
    Göğsüme çarpan eski bir günün nostaljisi şimdi.

    Eminönü sırtlarında gün akşama devrilirken ağır ağır,
    Martı çığlıkları yırtıyor gökyüzünün o kırık aynasını.
    "Ah İstanbul," diyor içimden bir ses,
    "Güzelsin, heybetlisin ama eksik..."
    Çünkü sen bu dumanlı caddelerin hiçbirinde yürümedin,
    Bu köprünün ahşabına değmedi ayak izlerin.

    Zaman, İstanbul’un üstüne serilen puslu bir tül,
    Adımlarım bu kadim taşlarda yorulmadan seni arıyor.
    Varsın vapurlar kalksın meçhul limanlardan, varsın derya coşsun,
    Sen benim bu mahşeri kalabalıkta sakladığım,
    O en gizli, en mukaddes gurbetsin.

    Kapat gözlerini...
    Sustur içindeki şehrin gürültüsünü ve Boğaz’ın serin sesini dinle;
    Sana getirdiğim,
    Galata’nın rüzgârına emanet ettiğim ruhumun ta kendisidir.

    Çünkü Galata, yedi tepeli bu şehrin köprüsüdür sevgilim;
    Benim kalbimse, senin gurbetinden sılana uzanan o tek geçittir.

    Özcan İşler
    18.9.2026 - İstanbul / Galata

  • Sonra dedim ki16.09.2026 - 23:59

    İstanbul

    Bir köprü uzanır mavi üstünden,
    Sınırlar silinir, gönüller birleşir.
    Tarihin sesi yükselir derinden,
    İki kıta burada aşkla söyleşir.

    Özcan İşler

  • Sonra dedim ki05.09.2026 - 16:15


    Yaralar kapanmaz, şarkıya dönüşür.

  • Sonra dedim ki05.09.2026 - 16:14


    Sevgi istenmez, yaşanarak çoğalır.

  • Sonra dedim ki05.09.2026 - 16:13


    Batmayan taşlar gibi sekiyorum, çünkü inanmayı unutmadım.

  • mavi05.09.2026 - 16:11

    Ruhuma Dokunan Mavi

    Bugün gökyüzü bana kanatlarını verdi,
    güneş de altın parmaklarıyla omuzlarımı ısıttı.
    Yalın ayak yürüyorum kıyıya vuran duanın üstünde,
    ve beyaz gömleğim denize karışıyor,
    rüzgâra karışıyor,
    duaya dönüşüyor.

    Gör nasıl parlıyor çakıl taşları,
    vazgeçmeyen dualar gibi ıslak.
    Gör nasıl uçuşuyor martılar,
    ağırlığını bırakmış umutlar gibi özgür.

    İçimde bir çocuk bağırıyor... ama korkudan değil.
    Yıllardır sakladığım o çocuksu sevinçten bağırıyor.
    Bağırıyor çünkü nihayet öğrendi:
    mutluluk biriktirilmez, yaşanır.
    Yaralar kapanmaz, şarkıya dönüşür.
    Sevgi istenmez, yaşanarak çoğalır.

    Ve işte buradayım,
    kumun sıcaklığıyla dalganın serinliği arasında,
    yüreğim hafif, gözlerim deniz.
    Hiç batmayan taşlar gibi sekiyorum suyun üstünde,
    çünkü inanmayı unutmadım.

    Eğer karanlık bir gün evimi sorduysa,
    bugün ona ışıktan bir mektup yolluyorum.
    Eğer yalnızlık kapımı araladıysa,
    bugün ona denizin uğultusuyla cevap veriyorum.

    Çünkü bugün içimdeki çocuk gülüyor,
    ve kahkahası her kıyıya,
    her uçan kuşa,
    batmadan yürüdüğüm her suya değiyor,
    çünkü umut da insanı taşımayı bilir.

    Özcan İşler
    3 Eylül 2026 Ankara

  • Sonra dedim ki05.09.2026 - 16:09


    Bugün gökyüzü bana kanatlarını verdi.

  • Sonra dedim ki05.09.2026 - 16:08



    İçimdeki çocuk artık gülüyor.

  • Sonra dedim ki05.09.2026 - 16:07



    Umut da insanı taşımayı bilir.