Gazeteci-Yazar
On dört yaşındaydı daha,
çantasında defter, cebinde umut vardı.
Bir sabah adliye koridorlarına düştü ömrü,
takvimler yürüdü...
Mesele esir düşmekte değil,
Teslim olmamaktır bütün mesele…
Bir kıvılcım düştü karanlığa,
Bir millet uyandı bir sabahla.
Bandırma’dan doğan umutla,
Mustafa Kemal Atatürk’ün armağan ettiği bir sabah düşün,
Güneş çocuklarla doğar, umutla ısınır bütün bir gün.
23 Nisan’dır adı, kalplerin bayramı,
Gülüşler kadar temizdir bu sevdanın anlamı.
Bir koltukta bir çocuk, ama aslında bir ülke,
Ben Sait Faik'i
hiç tanımadım...
Bir masada karşılıklı oturup
Acının partisi yok kardeşim,
bir annenin avucunda
aynı sıcaklıkla yanar evlat hasreti.
İster doğudan gelsin haber,
ister batıdan,
Acının siyaseti olmaz hiç
Renk tutmaz derin açan yara
Hangi bayrak ile sararsan sar
Aynı akar kan damla damla
Bir annenin dökülen yaşı
Bir Adalet Manifestosu
Kardeşlerim!
Ben bu ülkenin
Sen bir portakal çiçeğinin unutulmuş tarafısın
Akşamüstleri Seyhan'ın suyunda duran
Ve kimsenin adını koyamadığı bir sessizlik gibi.
Adapazarı Garı’nda seni beklerken
ince ince yağmur çiseliyordu bu akşam.
Öyle bardaktan boşanırcasına değil,
Üstüm Başım Her Tarafım Aşk
Adapazarı'nda aşk, bir şehrin sokaklarında yürümekten çok, bir ömrü sessizce sırtlanmaktı. Sabahın ilk ışıkları Çark Deresi'nin üzerine usulca düşerken, kavak ağaçlarının yaprakları rüzgârla fısıldaşır, fırınlardan yükselen sıcak ekmek kokusu sokaklara yayılırdı. Esnaf dükkânlarının kepenklerini açar, ilk dolmuşlar garaja yanaşır, insanlar yeni bir güne umutla başlardı.
Şehir her sabah yeniden doğardı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!