Tuna Kıpçak Antoloji.com

https://www.youtube.com/@t-aksim

  • Gönül Kandili

    Fatih Elalmış

    04.05.2026 - 23:36

    Dua duman duman yükselir göğe,

    duman duman değil de, buhur buhur demek daha doğru gibi...
    tebrikler...

    bizden de size küçük bir hediye;

    tebessüm

    he/kimim;
    raylarıyla halvette yalnız bir tren gibi,
    boşalmış bir garın saatlerini temizliyorum gözlerimden,
    ki zamana söyle bilirsin,
    ...

  • Adsız Şiirler

    Özdemir Asaf

    04.05.2026 - 23:25

    mentor

    hiç nefessiz kalmadım sende,
    hiçbir ikliminde soluğum kesilmedi,
    gözlerinin derinliklerindeyken…

    varlığımı bağlayıp tutunduğum cansın,
    alın yazım, müjdemsin sen benim sevincim,
    simsiy/ah hakikatim ve hakikatlim,
    kaderim…
    işaretlerinle yükseliyorum basamak basamak,
    uzaklıkta ya ...

  • Beş Vakte Beş Berceste-9

    Nihat Malkoç

    04.05.2026 - 22:50

    muhteşem bir bercete... ama ölüm, nasıl desem; bir on gibi kalmış nihayetinde mısralar...
    oysa ölüm için malum, nfk; hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber demiştir...

    bizden de size küçük bir hatıra;

    öyle

    hokus pokus aşk, öyle mi…

    şapkadan çıkan tavşanlar,
    zamansız koştular havuç şe ...

Toplam 56 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • naftalin kokulu şarkılar

    03.05.2026 - 18:35

    uşşak

    ve yürüdüm takalar boyu,
    içine balıkların takıldığı,
    ağ ağ örülmüş kıyıların içinden geçtim;
    çırpın, çırpın çırpınarak...
    ki takvimleri didik didik eden martıyım,
    çözdüm düğümlerini gemicilerin,

    ve yürek ne zaman,
    ibrikten,
    bal şerbetli kahve köpüğünü,
    damla damla, yavaş yavaş
    usul usul,
    süzüm süzüm süzülerek içse…

    hayat;
    yüksekten engine inmek gibi,
    aklını yitirmiş bir şelale olup köpüre köpüre
    ve deli kudretli bir devinimle akarak,
    iç telaştan azade itminana kavuşup,
    temkin sahibi ve ağırbaşlı bir vakarla,
    sekinet buluyor…

    /ah kaçırma gözlerini benden
    bal köpüğü; sohbetini tattım bir defa
    ve kalbimde bir dolunay bakışıyla,
    yüzünün mehtabına giden yakamozun yolunda,
    iki turkuaz porselen kırdım…

    bu karanlık okyanus
    nihayet gözlerini açtı,
    /ah ayın on dördüm,
    affet…
    açlıkla terbiye oluyorum,
    ayyaş bir nefes gibi kokarak,

    sensizim,
    ve öyle görünüyor ki özlemiş olmalıyım…,
    bunca değersizlik hisli ve,
    kırık dökük sızım sızım,
    iç çekmelerimden belli,

    bu, /yeniden kavuşmaya itikadı bozuk dünyanın,
    sevda manastırında,
    yokluğunun kırbaçladığı bir besteyle,
    içime uşşâk makamında düşen şarkısın sen,
    neden anlamıyorsun…

  • bir bahar akşamı

    03.05.2026 - 18:09

    erguvan

    amor;
    m
    o
    r,

    diye bir olgu var batının lisanında
    ve karartma altında asırlardır,
    yine batının kendi kancıklığında…

    peki o halde,
    artık söndürün ışıkları doğuda da madem,
    ki içimden geçen radyasyon,
    kalbimi röntgenliyor...

    ve yahuda ağacı astım,
    kalbimin yedi stent takılmış kollarına,

    /bir kelebeğin ömrü kadardı;
    sabırsız ve güzel erguvanın baharda,
    yapraklanmadan çiçeklenmesi
    ve sığdırabilirdi esrarlı demleri
    o kısa ve büyülü zamana/

    bir parantezli iç ses daha işte,

    ve o erguvan ağacının,
    mor salkımları kadar,
    koyuydu göz halkalarım
    yokluğunda…

    o halde;
    asıyorum kalbimi
    ben de zamansız,
    a/mor/a çalan dallarına
    ve erguvan tebessümüne,
    aşkta üstadım senin…

    ki kısa,
    çabuk ve hareketli,
    aceleci, sabrı kıt,
    fakat görkemli ve heybetli,
    ve ahir zaman baharı gibi,
    hemen geçmek üzre
    bilirsin erguvan zamanı…
    ah

  • direniş

    02.05.2026 - 16:26

    intifada

    ecel terleriyle ıslanan yatağında,
    başucu pencereye ve ayakucu kapıya çevrik
    ve hayatın anlamından umudunu kesmiş
    bir hasta gibi,
    terhis sayıklamalarıyla anları sayarken,
    can suyu bakışlarınla geldin ve,
    bir mühlet daha yaşamayı isteme iradesi verip,
    hayata döndürdün;
    vatansız kalmış, çaresiz, sığınmacı, yuvasız ve
    mülteci yüreğimi sen derde dermanım…

    ağaçlar gibi ayakta bir vedaya öykündüren,
    ilham ve işaret ve irşadın
    ve bilinmeye tenezzülsüz duruşunla sen dost…

    ki sende simetrimi buldum,
    duru bir göl kıyısında durup,
    derinden baktığımda dalgalı ruhumla suya,
    yüzümün aksinde gördüğümdür yüzün ve
    bir deliorman rahminde ses verensin sesime,
    nidâsısın çift kutuplu meşkimin,
    diriliş iksiri kederim…

    sonra;
    bir reyhanî makamı ziyaretinin,
    en efsunkâr yerinde,
    sabah demli bir idris çayı yudumlar gibi
    haber ettin, bu mülevves ve azmışların
    taşra şehrinden gitme vaktini,
    ki erenler nöbetini
    kim bilsin,
    hangi çile ehline devrettiğini…

    ve yoktun, yoktun saatlerce yoktun,
    sesin yoktu ve yokluğunun,
    ilk günü tükendi ilk;
    hekimlik talebesinden alınmış,
    bir hediye misvak varlığıyla avunularak…

    hayata yan bakan bir çocuğum ben,
    ve sen huzur esende yanıma geldiğinde,
    yine yan bakıyordum hayata ki
    sen, yanımdaydın…

    naapsaydım;
    seni, düzene intifadanı,
    ahir zamana isyan tufanı kopan yüzünü,
    görmese miydim…,

Toplam 92 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR