Güzelliğin on par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa
Tabirin sığmaz kaleme
Derdin dermandır yareme
İsmin yayılmaz aleme
Aşıklarda meşk olmasa
Kim okurdu kim yazardı
Bu düğümü kim çözerdi
Koyun kurt ile gezerdi
Fikir başka başk'olmasa
Güzel yüzün görülmezdi
Bu aşk bende dirilmezdi
Güle kıymet verilmezdi
Aşık ve maşuk olmasa
Senden aldım bu feryadı
Bu imiş dünyanın tadı
Anılmazdı VEYSEL adı
O sana aşık olmasa.
Kayıt Tarihi : 12.02.2002 00:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




*** REEL BAKIŞ ***
ŞAİR'ler genelde aşk-sevda, özlem, ayrılık, gam-keder-hüzün,
Savaş, göç ve doğasal olayları dile getirirler. Siyasal eğilimli
Şairler genelde Vatan ve toplumsal meseleleri dile getirirler.
Benim Şiirlerimin % 60 ı Vatan, millet ve Cumhuriyeti anlatır.
% 10 u doğasal ve duygusal olayları anlatır. % 30 Tarikatları,
Asitane dergâhlarını, Tekke ve zaviyeleri anlatır. Çünkü bu
cenahtan Hür Cumhuriyet ve biz Laik sosyal demokratlar çok
çektik ve halâ bugün çekmeye devam ediyoruz?
AŞIK VEYSEL, belli ki aşktan yana bahtı gülmemiş, gönül
Bahçesini hazan yeli vurmuş. Yüreği çok derin kanamış ve
ömür boyu derman bulamamış? Gönül selini çok güzel ve
anlaşılır bir lehçeyle dile getirmiş.
***YATTIĞI YER HURİŞAN OLSUN***
şadırvana terk edildin sen,
her hak yerine halka aşık gibi…
ve aşk seni ayaklar altında ezdiler,
üstüne kilit vurulmuş kederli bir kapı,
mührünü öptü gözlerinden,
yüreğimin çatısı aktı rutubete,
kırmızı kadife perde,
kapat pencereni rüzgâra...
aşk, sana demediklerini bırakmadılar
ah
piç
yeryüzüne indi aşk, bozulmasın bu akid;
ki şimdi aşk sen bir piç misin,
yetimhane avlusuna iri taneli yağmurlar yağıyor…
mavi gözlü kızıl saçlı çilli çocuk,
yastığından boncuklar topluyor,
ah aşk,
küçümsediler acımı,
ölümler var, savaşlar, açlık ve
nasıl üşüdüm bir bilsen, nasıl;
yokluğunda...
baktığın kalp içlerimde,
dağ gölleri buz tutuyor,
mevsim bir günde değişti ve
hangi göç, kanatsız bir göğe yükselir…
nasıl şaşkınım, nasıl;
yaşlandım bir günde nazarlarında,
azarlarında,
alnı kırışık sevdamızın…
ah balım ve ah zehir,
yüreğimin petekleri siyanür dolu,
gözyaşlarımın ak pınarlarına
kirli sular karışıyor
ve aşk inatla küllerini savuruyor
kutsanmış topraklara,
ah
delta
ve sen ki aşk;
felçli bir yatalaksın artık,
yatağına kırgın akan ölü bir ırmağın deltasında...
Bir yanımda kurşunlardan aldığım yara,
Bekledim günlerce sessiz geleceğini,
Duymadım adımlarını neredesin anne?
Bir gök gürültüsü gelir evimin damından,
Bir odada mahkumum bütün gamamdan,
Gurbet nerede bilinmez sıla nerede,
Duymadım adımlarını neredesin anne?
Kapılar kırılır, bakış kırılır, kalpler kırılır,
Gece olunca pencereme bir Ay takılır,
Issız caddelerden bana kapı açılır,
Duymadım adımlarını neredesin anne?
Adana sokaklarında bir ses duyarım,
Bir köpekten korkarak Hakka sığınırım,
Bileklerimde kırılmaz zincir halkalar,
Duymadım adımlarını neredesin anne?
Esaretten doğacak günleri beklerim,
Bir ölümden kaçarken bin kurşun yerim,
Heryer terör yuvası heryer bir mafya,
Duymadım adımlarını neredesin anne?
Özdemir der artık bir yerde kalsam,
Bir vatanım olsa varıp orada yurt tutsam,
Bir sevdanın kapısında esir de olsam,
Duymadım adımlarını neredesin anne?
Özdemir Koca
Bakış açısı değişince "Guzelliğin on par etmez"
TÜM YORUMLAR (71)