Bir çift göz gecede söndü zamansız
Sabahın en aydınlık vaktinde
Yatağın sen tarafı kaldı karanlık
Alışılmaz ya gidişlere
Bir gün gelir bir sene
Alışmış gibi yaptım
Çayın soğuğunun dumansızlığına
Her kahvaltı saatlerinde
Sensiz boş tabakların uğultusu eşlik etti
Siyah zeytinler ki
En kara bahtlı kavimlerin göç yorgunu gecelerinde
Menzilsizliklerine eşlik eden yıldızların asılı olduğu
Gökler kadar karaydılar
Göç yollarında aç bil aç kalan çocuklar kadar çelimsiz
Az sonra ufuk morarıp da
Güneşe perde açsa ne çare
Dönülmez yollara girilmiş bir kere
Bir daha görülmeyecek yerlerin anılarının yükü
Sırtta iki küfe bir hurçtan daha da ağır
Daha geçen gün
Suyunu içtiğin nehir kıyısı
Şimdi paralel adımlarla gidilen yol olunca
İşte şimdi
Bilinir dönülmeyen yolların
Dönülmez sabahlarla eşliği
Vay yarım kalan türküler
Kendi dillerinde çok güzelken
El değince bambaşka hatta saçma anlamlar kazanan
Ama ne olursa olsun melodisi yüreği yakan
Şu ilerideki kayısı ağacının gövdesinden kazılmıştır ya
Üstüne çekilen telleri duvaktan değil elbet
Yahut mutlu anların nefesi değil gövdesinin içinde gezinen
Ve tarlalarda
Ve eyvanlarda
İmecenin adım adım halayları
Şu dağı kutsal gördüm
Aşkla sevdim de
Öptüm kaya kaya yüce çıkarken
Sızan suyuyla arındım
Uyudum on iki gece
Uyandım da
Yanım hiç böyle karanlık kalmadı
Bir sen tarafı
Bir senin gölgenin kırışmışlığıyla
En aydınlık sabahta
Bir kurşun gibi vurdu beni
Hiçbir şehir avutamaz ya
Hangi şehirde bulsam seni
Hangi dildeki şarkıda arasam
Daha hiçbir göze bakamam
Gözler bana dipsiz kuyu
Galip UçarKayıt Tarihi : 22.10.2026 14:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!