beyefendilik dedikleri
haksızın sözünü bitirmesini bekleyip
kendi sözünü yutmaksa,
ben o terbiyeden nasibimi almamışım.
çocukken de anlamazdım.
bir tabak kırılınca herkes yerinden kalkardı da. birinin kalbi kırılınca yalnızca çaylar tazelenirdi.
bana biraz alttan al dediler.
sustum bir akşam.
karşımdaki başını kaldırıp
bir kez olsun yüzüme bakmadı.
ben sustukça söyleyecekleri çoğaldı.
kimin makamı büyükmüş,
kimin hatırı kalırmış.
ben o sofrada sözü kesilenin yüzüne baktım.
önündeki ekmeği ufalayıp tek lokma yemeyişine.
öfkem kusurmuş.
olabilir.
ben de isterdim o akşamdan söz açılınca
yalnızca yemeği hatırlamayı.
beni de kırarlar.
bazen cevabım eve varınca gelir aklıma.
anahtar elimde, kapının önünde beklerim.
içeridekilerin ne suçu var,
sesimi biraz orada bırakırım.
ama bazı sözler kapının dışında kalmaz.
sabah yüzümü yıkarken yine karşımdadır
o sofrada susan yüz.
ertesi gün yarım kalan sözünü sorarım.
bu kez beklerim.
kimse onun yerine cevap vermesin diye.
sonra adım huysuza çıkar.
o sofrada bir tek benim sesim hatırlanır.
birini ağlatacak kadar sakin konuşanlar,
ne kadar bağırdığımı anlatır.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 21.10.2026 13:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!