Kışın son gecelerinden biriydi...
Şehir camlara vuran ince yağmurun altında . ..
eski bir şarkı gibi susuyordu...
Kadın mutfağın loş ışığında ...
tek başına oturmuştu...
önünde yarım kalmış bir çay...
Herkesin içinde görünmeyen bir harita vardır.
Dağları suskunluktan,
yolları özlemden,
nehirleri gözyaşından çizilmiş bir harita...
Kiminin bir köşesinde kabuk bağlamış bir yara,
Farkında mısın?
Kalbimi yavaş yavaş,
yavaş yavaş...
söküp alıyorsun içimden.
Ve en kötüsü ne biliyor musun?
Gece...
ince bir sızı gibi oturdu içime...
Pencereyi açtım…
Ay...
eski bir yaranın üstüne sürülen soğuk su gibi vurdu yüzüme...
Kışın son gecelerinden biriydi...
Şehir...
camlara vuran ince yağmurun altında . ..
eski bir şarkı gibi susuyordu...
Kadın...
mutfağın loş ışığında ...
Bir Şarkının Hatırlattıkları
Her insanın içinde kimsenin bilmediği bir şarkı çalar.
Kimi, yarım kalmış bir sevdanın sesidir,
kimi,
bir daha dönülmeyecek bir evin kapısı.
Ben, külü avuçlarında , saklayan bir kadınım,
geçmişin tozunu saçlarıma sindirmişim yıllarca.
Bir zaman vardı, bir adamın adını
kalbimin duvarlarına dua gibi yazardım.
Sevmiştim.
Öyle derinden, öyle kör,
Gel Sev Beni
Bir insan çıksın karşıma…
Öyle çok şey istemiyorum ki...
Bir insan çıksın karşıma..
Yüzüm gülüyor.
Kahkahalar atıyorum.
Ama konuşamıyorum.
Konuşmaya çalışınca cümlelerim birbirine uymuyor.
Kelimeler ağzımdan çıkmıyor sanki. Bu kez yazmaya başlıyorum.
Gidiyorsan git adam,
ama bil ... Bil ki ...
ben artık o eski kadın değilim !!!
Sabahın en sessiz..
en acımasız vaktinde...
uykuyla uyanıklık arasında...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!