Deveran ediyordu dünya,
İki boynuzun arasında sallanan.
Buzlar dökülüyordu bulutlardan
Tepesine Fin ormanlarının.
Kucaklanmıştı aşılmaz sislerle etraf,
Geyiklerin burnundan yükselen…
Kaplardı etrafı soluksuz bir sis
Kutsal metinlerin sayfalarından çıkan
Sabırla beklerdi And Dağları
Soluk almayan serüvenleri
Machu Picchu’da…
Düğününde kumların rüzgarlarla,
Geliniydin çöllerin destan dillere
Giydiğin nedir garbın karasından
Ey Palmira?
Saklambaç oynardın yıldızlarla
Dökülüyordu sakuralar baharda
Hatırlatıp geçici zamanı
Seyredalmıştım ölümün yolculuğunu
Arafta kalmış gözlerimle
Kaskatıydı ayaklarım
Atamıyordum hür adımlarımı
Gölle kayalıklar arasına serpilmiş gül
Dalgaların leziz masallarını duymayan
Kayaların sert ağıtlarına ağlamayan
Yalnız kendi pembeliğinde yüzen
Gözyaşlarını yalnızca yapraklarının mendiliyle silen
Zarif gül




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!