Şairin Kısa Hayat Öyküsü
Yunus Emre Kulakoğlu, kelimelerle söyleyemediklerini dizelere bırakan bir şairdir. Şiirlerinde çoğunlukla aşkı, ayrılığı, yalnızlığı, kırgınlığı ve insanın kendi içinde verdiği sessiz mücadeleyi işler.
Onun için şiir, yalnızca yazmak değil; yaşanmışlıkların, söylenememiş sözlerin ve insanın içinde biriktirdiği duyguların kendine bir çıkış bulma hâlidir.
Bazen bir gülüşün ardındaki hüznü, bazen kaybedilen bir insanın ardından kalan sessizliği, bazen de kimsenin görmediği iç yaralarını anlatır.
Şiirlerinde ...
Duymak mı, hissetmek mi…Anlamak mı, anlaşılmak mı…İşte bütün hayatım bu ikilemlerin gölgesinde geçti.
Ben duydum, ama çoğu zaman kulaklarımın taşıdığı ses kalbime uğramadı.Ben hissettim, ama hislerim çoğu kez kelimelere sığmadı.Ben anladım, ama anladıklarımı anlatmaya kalktığımda,karşımdaki gözlerde yalnızca boşluk buldum.
Bir sesin yankısı gibi yaşadım;duvarlara çarpıp geri dönen,ama kimsenin içine işleyemeyen bir yankı…Bir kalbin çırpınışı gibi hissettim;kanatlarım vardı belki, ama uçtuğum gökyüzü hep karanlıktı.
Sen bana aşık olmadıktan sonra,
isterse bütün dünya adımı bağırsın,
isterse milyonlarca kalp aynı anda bana dönsün…
ne yazar be gülüm?
Çünkü senin bakışın yoksa,
senin gülüşün bana değmiyorsa,
Yine yeni bir sayfa açıyorum,
ama kırılan kalemin mürekkebi
çoktan bulaşmış ellerime.
Parmak aralarımda eski cümlelerin izi,
tırnaklarımın altında yarım kalmış bir hayat.
Ben senden vazgeçmek istemiyorum.
Ama seni sevmek de
artık hayatımda yapabileceğim bir şey değil.
Sen kendi hayatını kurdun.
Ben de bunu öğrenirken
Ayrılık, insanın başına bir günde gelmiyor aslında…
Önce sesin eksiliyor hayatımdan.
Sonra gülüşün.
Sonra "iyi geceler" deyişin…
Ve fark etmeden, koca bir ömrün sessizliğine uyanıyorum.
Gelecek, önümde duran beyaz bir defter gibi.
Sayfaları tertemiz, ama kalemim kırık.
Her denememde, kelimeler kanıyor;
her satırda, geçmişin lekesi yeniden beliriyor.
Boş defter, bana bir davet gibi uzanıyor:
“Yaz, kendini yeniden kur.”
Birbirini en iyi tanıyan iki yabancı olduk…
Ve bu cümlenin içimde bıraktığı boşluk, bazen nefes almayı bile zorlaştırıyor.
Çünkü seninle aramızda kalan şey artık bir bağ değil; yarım kalmış bir hatıranın küf kokusu gibi.
Eskiden seni anlamak için kelimelere ihtiyacım yoktu.
Bir bakışın, bir nefesin, bir anlık duraksaman bile yeterdi.
Şimdi ise aynı cümleyi kurduğunda bile seni tanıyamıyorum.
Bir ihtimal vardı,
öyle yakın, öyle gerçekti ki…
Bir nefes kadar yakındı mutluluk,
bir bakış kadar kolaydı gelecek.
Sen vardın, ben vardım,
ve aramızda sadece cesaret eksikti.
Seni düşününce
içimde uzun zamandır kapalı duran
bir pencere açılıyor.
Dışarıda ne kadar kış varsa
içeriye o kadar bahar doluyor.
Ben seni sevmeyi
Affet…
Bu gece seni sevmekten vazgeçtim.
Çünkü seni özlemeye tahammülüm kalmadı.
Seni beklemeye gücüm kalmadı.
Sana inanacak bir yanım kalmadı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!