Veysel Sari Şiirleri - Şair Veysel Sari

31 Mart 1979 tarihinde Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğdum. İlk ve orta öğrenimi Ergani'de tamamladım. 18 yaşında Ankara'da bir kamu kuruluşuna atanarak çalışma hayatına başladım. Bu süreçte Dicle Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi lisans programlarından mezun oldum.Çeşitli illerde görev yaptım. Halen kamu kuruluşunda görevime devam etmekteyim. Sosyal medyada şiirleri yorumluyordum ve şiir yazmaya başladım geniş bir okuyucu kitlesine çok kısa sürede 40 bine yakın takipçiye ulaştım Özellikle Yusuf Hayaloğlu'nun şiirlerine ola ...

Veysel Sari

Mevlânâ Külliyesi’nin yeşil kubbesine baktım dün gece,
"Gel, ne olursan ol yine gel" diyen o mukaddes çağrıda.
Ben sana defalarca geldim sen herif, kapında diz çöktüm,
Sen ise beni bıraktın o zalim yalnızlığın amansız dağında!

Alaeddin Tepesi’nin parkında oturdum, adımlarım ağır yorgun,

Devamını Oku
Veysel Sari

Ay yıldızlı al bayrak, göklerde nâr olur,
Türkiye’mizin seması, gazapla dolur!
Her köşesinde yankırır, İstiklal Marşı’mız,
Vatan uğruna can veren, kahraman ordumuz!

Diyarbakır’dan Edirne’ye, serhat boyları,

Devamını Oku
Veysel Sari

Karanlık sarsın dört yanımı,
Yıldızlar sönsün, batsın ay.
Fırtınalar kopsun, yıkılsın dağlar,
Ben yine de korkusuzum.

Yalanlar örsün duvarlarını,

Devamını Oku
Veysel Sari

Ne taht isterim, ne de şöhret tacı,
Yüreğimde yangın, gözlerimde acı.
Korkmam kimseden, ne silahtan, ne kılıçtan,
Bir canım var, o da Allah'tan.

Eyvah anam yok, yetim kaldım bu dünyada,

Devamını Oku
Veysel Sari

Karanlık sokaklarda kaybolmuş bir gölgeyim
Yaralı kalbimle, sessizce beklerim
Düşlerim paramparça, umutlarım solgun
Ama içimde bir ateş, yeniden doğmak zorunlu

Küllerimden doğarım, yeniden alevlenirim

Devamını Oku
Veysel Sari

Kentin kılcal damarlarından çekiliyor şehrin gürültüsü,
Sabahın çiğiyle gecenin isi birbirine teyellenmiş.
Sokak lambaları, gözlerine mil çekilmiş birer fener şimdi...
Ben yine o meçhul sapağın, o küf kokan duvarındayım;
Parmak uçlarımda sönmeye yüz tutmuş bir hınçla bekliyorum.

Devamını Oku
Veysel Sari

Küstüğümü Bilmesin
Dışarıda mevsimsiz bir rüzgâr, sokağın lambası can çekişiyor,
Bir efkâr birikmiş içimde, hıçkırsam şehir üstüme yıkılacak.
Duvara astığım o eski fotoğrafın köşesi bükülmüş yine;
Sanki o bile farkında bu sessiz gidişin, bu derin sızının.

Devamını Oku
Veysel Sari


Çinilerin üzerine işlenen o mavi, o kırmızı nakışlar gibi,
Ben senin adını bu fukara yüreğime kazıdım ilmek ilmek.
Kütahya’nın o dondurucu, o sert kış akşamında tek başıma,
Beni devirdin de bıraktın, çek ulan kahrını çek!

Devamını Oku
Veysel Sari

Bir gece vaktiydi Leylam...
Zemheri ayazı çökmüştü dağların yalçın sırtına,
Karanlık, ağır bir kefen gibi serilmişti kentin üstüne.
Sustu sokakların gürültüsü, sustu rüzgâr, sustu koca şehir;
Bir tek benim göğsümdeki o harap yangın susmadı.

Devamını Oku
Veysel Sari

Memo, Diyarbakır'ın dar sokaklarında büyümüş, hayatın acımasız yüzüyle çok erken tanışmıştı. Gözlerinde dinmeyen bir hüzün, yüreğinde ise derin bir sızı vardı. Aşkın açtığı yaralarla hayata küsmüş, perişan bir haldeydi. Sevdiği kadın onu terk etmiş, Memo'yu özlem, hasret ve sitem dolu bir yalnızlıkla baş başa bırakmıştı.

Geceleri Dicle Nehri'nin kıyısında oturur, yalnızlığıyla dertleşirdi. Kaygıları o denli büyüktü ki, sanki tüm dünyanın yükü omuzlarındaydı. Gözyaşları yanaklarından süzülürken, içindeki öfke ve derin aşk acısı onu adeta paramparça ediyordu.

Bir gece, Hevsel Bahçelerinde dolaşırken, eski bir ağacın altında bir not buldu. Notta şu sözler yazılıydı: "Umutsuzluğa kapılma Memo. Hayatın acımasız yüzüyle karşılaşmış olsan da, hala bir umut ışığı var. O ışığı bul ve yeniden doğ."

Devamını Oku