Seyfi Karaca Antoloji.com

Kimi hayal kimi üryan….
Topragindan türemedikce her yasam belirtisi sararip solup özden itibardan inanirligini güvenirligini samimiyetini sagligini varligini dirligini direncini donanimini dayanikliligini aslini neslini degerini düzenini sogularak sönmeye mahkumdur.
Gönül heybesinde bir lokma sevgi, yürek sandalinda bir damla ask, ömür servetinde bir nefeslik dünya konar göcerlik bilinciyle, vadesinde yasayacagi hayati hic kimseyi kendi yerine kefil koymaksizin ödesebilen can borcunu asla vazgecemeyen yasama hakkiyla akil, fikir, ar, namus, ahlak, onur, özgürlük, cesaret, vicdan, hukuk, bilinc,yol, yön, yordam, sevgi, ilgi, emek, ilim, yetenek, deneyim, katilim, sorumluluk, aidiyetlilik, devamlilik, tutarlilik, samimiyet, iletisim ve paylasim zengini tüm yeryüzü masallarini kedisinde dengeleyip karsilayacak olan kisilige karaktere büyütüp cogaltmalidir insan.
Oysa gecmisten bugüne sürekli daha cok istah kabartarak zulme soyguna vurguna talana tecavüze sömürüye siddete ayristirmaya yagmaya yikima isgale kiyima ölüme katliama kine nefrete savasa sürgüne daha cok zaman pay kalite ve karakter azdirip yaratiklastikca yaratiklasan dünya Patron-tanrilari, ekmekten sudan histen saygidan sevgiden yagmurdan iklimden ormandan dagdan denizden haktan hukuktan özden yurttan yuvadan ilgisini iletisimini kesmis yorgun yitik yilgin yapay ve yapmacik insan icat edip uydurdular.
Bu suni solunumlu insanlik ve hayat öldürüp söndüren tezgahta anne babasi kim olursa olsun hic farketmeyen; fakat bütün kokusmus cürümüs cökmüs kopuk kaypak kirli gürültülü ölmüs sogulmuslugu kalibinda depolayip barindiran genel kamsamli ve genis yogunluklu vitrin seckisiyle, `Tektiplilik` türevlendirilip ürünlestirildi. Gidasiniysa kafa ve kalip yapisi uygun siir sanat müzik roman resim mimari bilim medya sinema siyaset usak ve dalkavuklugu memur kilindi.
Davranisi dengesizligi doyumsuzlugu degiskenligi yilginligi bencilligi yalnizligi öfkesi kuskusu karamsarligi güvensizligi mutsuzlugu tükenmisligi kini bunalimi acimasizligi kayitsizligi endisesi korkusu bagimlilgi birincilik askisi labaratuar ürünü mamülleyen birebir benzerlik bakimindan birbirinden türemeli ve birbirini tamamlayan olarak bu kasip kavuran labaratuarda insanligin kiyamet hali tezgahlanip piyasaya sürüldü.
Öyle ki…acizlik caresizlik yetersizlik kayitsizlik karamsarlik özgüvensizlik korku ürkü eksiklik endise gibi kisiyi kücültüp asagilayan kusatilmislik dürtülerini bütün bunlari karsilayan kavramlardan siyirip söküp soyutlastirarak, ahlakini bilgisini özgürlügünü sevgisini özünü sözünü iradesini idrakini ilgisini iletisimini dayaniksiz dengesiz devre disiliga birakma kurakligiyla kendini kendine cogaldikca bezmis bikmis carpik corak sorunlar cözümsüzü gördüren gerek sözlü, gerek yazili, gerek görsel - tinisal bütün insani duyum ve duyarlliklar, sürekli biri digerini ezen üzen yoran bogan bogazlayan kuru gürültü koparmalarin devamli üstün gelene benzeme veya en öne cikarilandan huy hüner kalip kilif kabuk sekil yahut marifet mayalama müzik sanat edebiyatciligiyla besleyici kiskirtici bileyici suikast mal ve malzemesi olarak donatip devremülkleyen yikimin, ayni yaratiklasmis lbaratuarciligindan baska bir sey degildir.
..

Devamını Oku
  • Düşsel Enfeksiyon
    Düşsel Enfeksiyon 14.05.2014 - 16:11

    kendimce espri yaptığımı düşünüp yazınızın altına yorum yapmıştım
    bir hafta önce sanırım

    şimdi yazınızı okuduğumda anladım ki;
    aslında doğru ve güzel yazıyorsunuz.

    belki yanlış yerde yayımlamanızdan kaynaklanan bir durum
    pek okunmuyor.
    ki ben de okumuyordum
    son yazınıza kadar.
    .. ...

  • Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu
    Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu 04.02.2012 - 00:42

    Merhaba sizi kurucusu bulunduğum ŞAİRLER DÜNYASI GRUBU' na ve YENİ KURMUŞ OLDUĞUM - ANTOLOJİ ŞAİR KALPLER GRUBU adlı gruplarıma davet ediyorum birine veya ikisinede üye olabilirsiniz her iki grubumunda link adresleri aşağıdadır gelirseniz çok sevinirim katılırsanız onur verirsiniz güzel paylaşımlard ...

Toplam 2 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


  • Kafamdaki Şeyler

    Çağrı Binici

    27.10.2021 - 14:32

    Huzuru insan icinde bulamamanin; ve insan icinde bulamadigi dünya huzurunu KAFASININ ICINDE toplayan sayisiz söz ve hayat birikimi duygu düs düsünce duyarliiklariyla, sordukca daglar diyarlarin kalbini sohbete katip derpresen dertlerinin evi yolu yapmis sevgili CAGRI kardesim. Sormayan sorgulamayans ...

  • Kıymet

    Güney Yıldız

    05.01.2019 - 12:55

    Belki SiiR sadece `iyi niyetlilik sunum veya gösteri mecrasi` olarak sanilip algilandigindandir, giderek konu daralmisligi ve hep kendinden ÖDÜN VERENLER mecburiyeti egilimine inanip kanarak acidikca duygulanan, ezildikce tazelenen, cilekeslestikce zenginlesen, örselenip yiprandikca huzura ve feraha ...

  • Çelişki

    Güney Yıldız

    05.01.2019 - 12:54

    Bu siirde cok bildirimli ÖNERMELER var. Kesin, degismez, sabit, tutanak halinde ve ikincisi olmayan duyurular halinden, fakat ayni zamanda da her cümle birbiriyle iddalasip cekisip celisen. Hayata genel bakis uyandiriyor halli yalin, ama sanki disardaki pencereden icerdeki odalara bakar gibi dünya ...

Toplam 13 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • tımarhane duvarı

    29.09.2026 - 16:37

    ….
    FON ÇALINTISI KARABORSALAMA GRAFİK
    …
    Her şeyin taşıyan ve yaşatan değer karşılığı varsa o da esirgenmeyen emektendir. Aşk ile gönülden yorulan ve sunulan değerse SEVGİ kökenlidir ki… kılıfa kalıba markaya formata zümreye yaşa üniteye gruba kalıba şekle kılıfa maskeye ücrete coğrafyaya zümreye şarta koşula dayatmaya zora zorbalığa mekana zamana yahut evli bekar medeni hallere tapulu veya bağlı olmayan yüce duyumların kaynağı tükenmez meskeni mahali yürekli samimiyetin eseridir hem AŞK hem sevgi sanatı. Sevgiyi içselleştiren özün esasın bitmez tükenmez kaynağıysa akla fikre sorumluluğa vicdana dayalı adaletli donanımlı ve liyakatlilik iradesidir. Kendi kanatlarını ömrüne yük bilmeyen özgürlükler kadar da kaliteli yaşamın ve doyumsuz mutluluğun insanı niye yaşadığına özdeştirin kıssadan hisseleridir.

    Bu yüzden insan hiç bir şartta hiç kimseyi üstün seçkin ütopik tanrısal İKON veya ünlü şöhretli İDOL vekaletine temsil tayin ederek aramamalı yaşam boyu kendinde mutlaka olması gerekenlerini. Ve asla aşka saygıya sevgiye adalete güvene özgürlüğe vicdana ve liyakate edinmesi ve yapması gerekli birikimleriyle kimseden onay kabul minnet rica diyet veya tenezzül lütfu beklemeksizin öz benliğini bulmuş olmalı . Akıl mantık bilgi deneyim sorumluluk vicdan güven özgüven gözlem ve birikimlerinden kendinde olanları kişinin asıl zenginliğidir . Değerlilik kıymetini bilmeli korumalı ve yaşatmalı yoksa amansız yabancılaşma hacizende kendi öz hayatına sefalet müşterisi ve zavallılık kiracısı gibi taşır sürüklenir ve ölüden beter mezarlaşır biricik ömrünü.

    Sevdiği hayatı yaşamalı insan. Sevdiği işi yoğunluğu hiç bitmeyen ecir sabır eziyet mesleği ve zıkkım zehir çilekeşliği olarak değil; ve hatta kodlanmış buyruklarla otur kalk emir kiplerinin sadece orayı ekmek kapısı diye bütün ve biricik ömrünü kıskaç kancalarından kurtarma fidyesi veya korsan tutsaklığı diyeti karşılığında ödeşmekle cebelleşmeye değil, tutkuyla sevdiği işi yapmalı insan ve hani derler ya hiç bir tesir altında kalmadan, sevdiği insanı kalbine sarmalı aklına koymalı gönlüne sırdaş özüne ömrüne sanatı aşktan sevgili bilmeli insan. Yakışır mı… ? elbetteki, harcı ve hakkı olan herkese hem de ne güzel yakışır.
    Fakaaat..

    Bunun adına medya magazin VİZYONTELE animasyon sinemasyon diye diye….toplumla ilgili her şeyi dilediği gibi sahte kurmacalarla boyayıp gösteren veya soyut kılıflarda renkli şekil verip arabesklik varoşluğu deposunda örtüp saklayan türlü racon replik kabalık bayağılık çirkeflik dayılanma görgüsüzlük kuralsızlık zorbalık keşmekeşçilik mafyatiklik ve medyatik anlamsızlığın şiddet manyaklığı üstüne kendini her şartta düzgün gösterme acındırmalı şairanecilik serpip tozutan ÖZENTİ durumlarını ‘ ben yaptıysam sorgusuz sualsiz piyasa ve gişe götürü hesabıyla şöhretli tartışılmasızlığı vardır’ tüketimine markalaşmış toplumsal çürümeyi normalleştiren yoz kültürün algı dolgulaması yapıldı.

    Tek başına kazandıkları dizilerin filmlerin bankaların borsaların medyaların kirli mafya katillerinin siyasetin yobaz tarikatların ve cafcaflı süslü fiyakalı duvar boyu galerilerin diledikleri gibi bozup dağıtacakları özel ve şahsi mülkiyet alanı değildi trafik tarım eğitim ulaşım sağlık gıda üretim ilişkileri ve çelişkileriyle toplumsal değerlerimiz.

    Ama sanki öyleymiş gibi hep birlikte her türlü haksız hukuksuzluğu haktan hukuktan saydırarak hangi kirli kokuşmuş yolla olursa olsun kim güç gösteriş ihtilam şöhret servet saltanat sahibiyse hakkı odur anlayışını ve alışkanlığın dayattıkları zorbalık hırsızlık tefecilik dolandırıcılık yolsuzluk haydutluk ve haramilik hükmünde yağmaladılar yaktılar yıktılar.
    Kısa yoldan, hiç bir zorluğu çabayı endişeyi kaygıyı sorumluluğu vicdanı ve paylaşmayı gözetmeksizin emeksiz zahmetsizce gerek yoksul sefilliği kaderi değişmez garibanlıklar olarak yaşayanların güç bela geçim derdiyle sürdürdükleri hayatlardan soyup sömürerek üstün elit ve imtiyazlı ihtişamlılığın her türlü servet gösteriş saltanat ve konforluluğuna sahip olmak için bütün hile sahtekarlık oyun rüşvet dolandırıcılık iki yüzlülük gammazlık hırsızlık yolsuzluk kanunsuzluk tefecilik devletsizlik ve mafyacılık yollarını kendilerine amaç edinen borsacı bankacı sömürücü aracı vurguncu soyguncu tarikatçı siyasetçi holdingci markacı tasarımcı modacı rantçı medyacı magazinci emlakçı müteahhit ajans bürokrat avukat veya akademisyenlerle aynı çıkar ve ganimet ortaklığının bileşeni olan siporcu dekorasyoncu sanatçı sinemacı galerici mimar mühendis müzisyen dizici turizimci tüccar sanayici magazacı ve nice ünlü şöhretli fenomenleri toplumun sürekli artan ihtiyaçlarına borçlanarak yetişmekte zorlandıkları sefil yoksul yaşam hikayesini kendilerine kısa yollu köşeyi dönüp ihtişam lüks şatafat ayrıcalık ve gösteriş malı mülkü kolleksiyonu dekoru ve sermayesi biriktirip istiflemeye çarpık ve bozuk düzen çarkından hiç bir ahlaki hukuki kültürel insanlık değerini umursamaksızın toplum üstü yüceltilmişliğe zümreleşmenin amansız yıkım ve çöküşünü işletip çalışmakta yürürlükteki toplumsal bozgun.

    Aklı ahlakı kişiliği sokağa dökülen hır gür sataşma kapışma çatışmalarından ödünç ve düştüğü kokuşmuşluk çöplüğünden çıkışını bulanmayan kör sağır arızalı tutarsız sapkın saplantılı ve sabıkalı hamlelerle güm yorup insanlığını öldürmeye meraklı iştahlı bozgun bağımlılık tüketicisi güdümlü mlülük talıyıcısı mutsuzluk ve ferilşmsuikastçisi oldu bitti insanlık.

    Tarımın sanayinin hayvancılığın ve cümle diğer üretime dayalı ekonomik kalkınmanın insanı önceleyen ve tür çeşitliliğini hukuku hakkı kültürü sanatı çevreyi doğayı koruyup gözeten hassas ilişki dengesinde yaşamın ihtiyaç gereksinimlerini karşılayacak kadar alt yapı donanımlılığını ve gelişimini yerine getirmemişliğin çözülüp kopan kırsal kesim göçlerini bütün sorunlarıyla birlikte baskın ve işgal veren nitelikte hazırlıksız şehirlerin etrafını kuşatıp çöreklenerek yığınlaşan yapay ve çarpık yoğunlaşmalı istila, sadece emlak yapılaşmasının her şeyi yıkıp yerine beton varoşlaşmasının bütün yoz kültürünü ve çıkar ilişkisini kurup donattığı eskiden yerleşik ayrıcalı ve seçkinlerin kayıtsız kaldığı çöküşün yeni ortakları olarak her damar yol kanal ve köklerden sürüklenip gelen ve uyumsuz kanunsuz düzensizliği kurumsallaştırıp sıradanlaştıran arabesk keşmekeşliğinin toplumsal karmaşası ve karmakarışıklığı yaygın ve yerleşik hal aldı. Daha çıkışsız çöküşler tehlikelisi ve karanlık olanıysa, artık yerleşik düzenin normali olan kanunsuzluğu kanun yapmak yerleşikliğiyle, kazanılmış ortak değerleri değil, kimliksizliği yozlaşmayı popüler kültürsüzlüğü ve piyasa götürüsüne göre şöhrete ulaşmayı rol modeli alan değersizliğin değer sayıldığı kokuşmuş çürümüş kozmopolit karmaşayı önceleyen ve önemseyen sosyal siyasal ve ekonomik yağma yıkım güncelinde, yığılmış tıkanıklığa eklentilenen mülteci akınlarıyla mevcut durum yaşamın her alanını balına buyruk arabeskleşmelerle kapsayıp kuşatan daha da geleceği karartılmış ( istanbul top, pilot ve top modelinden ülkenin her yerine yayılıp yerleşmiş )JET SOSYETE üst tabakalılığa bağımlı alt kesimleri geniş ve kalabalık örgütlü toplumsal varoşlaşma iflası halini aldı.

    Çünkü aklen fikren ve mantıken her yönden her bakımdan sorunun kaynağı, sonucun tetikleyeni olandır gerçekliğiyle sorun, duygu çeşitliliğini kısır ve kurak ağıtlı sancılı kör damarlara akıtmanın insanı ve hayatı felce ve felakete sürükleyip süründürme sapkın eğilimidir. Her şartta ilke ve mutlaka bundan kaçınarak canlılık dirilik haraketlilik renklilik coşkusu yaratacağım diye ağrıyı ve acıyı en yaygın ve sürekli tekrarlarla gülerek duymaz görmezden gelme eğilimi ve sapkınlığı da aynı abartının siyahı kendince çarpıtarak iş ve sanat olsun diye beyaz gösterme kör kütüklüğünün insandan bozulmuşluk cesetidir.
    Hep eskimiş kokuşmuş çürümüş anlamsız işlevsiz kifayetsiz kof enkaz karabasanların kahır yüklü kendini acındıran ve terk edilmiş lümpenlik duygusuyla ezikliğini kutsarcasına derbederliği kutsayarak buraya yardımını yakınlığını ve ilgisini keseni lanetleyen yılgın yenik bitik tükenmiş ve bıkmak usanmak bilmeyen üstü afyon kalıp ve kamuflajlarıyla cilalanmış tekrarları tükürüp kusarcasına yoz ve arabesk kültürün talepçisi takipçisi kovalayıcısı bağımlısı ve tüketicisi oldu hercümerc toplum.

    Canlılık, olduğu gibi hiç bir katılımcılığına ilişip dokunmadan, gerçeği yansıtmak, ayrıcalıklılık seçkinlik yaratmak ve canlı samimi heyecanlı sürekli değişen yenilik peşi kovalamak adına, siyah deniz, kırmızı kedi köpek, mavi elma armut şeftali veya nar yapmak üretmek gibi, kimliği karışık kişiliği belirsiz insanlığı kayıtsız soğuk silik ruhsuz ve duyarsız her yapı kalıbından ve bozuk mayadan özgün irade ve hikayesizliğe tek tipleştirildi ortak hayattan yoksun sicilsiz aidiyetsiz toplumsal bozgun.
    Çünkü yenilik ihtiyaç gerektiğinde kendini sürdürülmez olanın üstüne bütün çağdaş alt yapısıyla düzenleyip donatan akıl mantık fikir duygu düşünce deneyim gözlem emek bilgi birikimleriyle özdeşlik bağlamıyla vücut bulmadıkça sığ soyut laçka arızaları aynen eskisinden tekrar eden yığılmalar çöplüğünü bocalar ve aktarır boşaltır.

    Çünkü güven samimiyet sadelik doğallık ve özgüven eksikliği baskın gelirse kuşku kaygı endişe artarak yoğunlaşan mesafeli yaşam uçurumunda anlamsızlık ve geçimsizlik gibi büyük sarsıntılar geçirerek dibi derinleşen her davranış bozukluğunu katlayarak insan yaşamayı değil sahteliği oyalayıp oynatmayı büyüten kalın duvarlı kahırlara ve kıskaçlara çöker dağılır ve yıkılır insan .

    İddası söylemi tavrı tutumu veya görünüşü eylemsel gerçekliğiyle uyuşmayan bütün davranış bozuklukları yönettikleri bilinç ve algı dolgulamasıyla toplumsal zaafiyetlere kendilerini paravanladıkları güç otorite veya şöhretlilik kontenjanıyla üstün baskın özel ayrıcalıklı ve seçkinlik yaratarak hükümran olmayı doğururlar.

    Böylece ihtiyaç sınırları sürekli tüketim bağımlılıkları piyasasına göre artıp çoğalan toplumun ezilen sömürülen kalabalıklarının arabesk çilekeşlikte her gün ölüm kalım sınırlarında her an kapıya konma veya eve ekmek götürememe veya can pazarlığı uçurumlarında aynı kurak sefil yoksul ve kısır döngüyü karanlıktan karanlığa sürünüp sürüklenirken, iş kazası ölümlerinin yahut ölümden beter hasta sayrı salgınlarının emek- sermaye çelişki cenderesinde borçlu dünyanın çıkış yolunu arayıp da mezara kadar bir türlü denk getirip bulamazken , onların acıklı hikayesinden ünlü şöhretli artizler, futbolcular, siyasiler, müzisyenler, tasarımcılar, mimarlar, akademisyenler, mühendisler, bürokratlar, amirler, memurlar tıpkı yağmacı soyguncu dolandırıcı vurguncu bankacılar borsacılar mütahitler holdingçiler talancılar rantçılar tefeciler aracılar yarıcılar komisyoncular pazarlamacılar reklamcılar modacılar ve medyacı magazinciler gibi aynı çıkar ilişkili servet sermaye biriktirme istifçiliğine tav ve talim olarak sözde haktan hukuktan sevgiden saygıdan ve emekten yana olduklarını toplumsal satış tezgahında pazarlayarak yaratılmış olan eşitsizliği kalıcı kıldılar ve her türlü menfaat çıkarcısı sosyal çöküş ve çürümelere rol modeli olarak mal gösteriş lüks konfor mülk servet kavga nizah düşkünlüğünü kanıksanmış ve kabullenilmiş sıradanlığa kurumsallaştırdılar.
    Akil Vekil filan dolayısından sosyal içerikliliği yoz kültürün kafamın tasını attırmayın üleeeeenlerle sosyo psikoz monolog toplum üstü hayatlar sürmenin kırmızı ARABESK kamyonculuğunu hafızalara kazıyarak herkes bir şeyler kaptı söktü kopardı ve kendilerine konforlu alanlar dayadı döşedi onlara duygusal bağlılık gösteren günsüz geçimsiz yığınlardan .

    Mal mülk olarak ünlü şöhretlilerde aynısının benzeri gani ganisine bu rahmetli muhterem de kurbağa toplar biriktirirmiş … toplumun sıkıntısı kaygısı derdinden kime ne gibisine
    Sevgi, hiç kuşkusuz insanı kendisiyle ölçen tartan sorgulayan yüzleştiren ve özdeştiren yüce bir duygudur. Fakat emek olmaksızın sevginin hiç bir samimi ve gerçekçi içeriğinin karşılığı olmadığı, adalet sorumluluk vicdan özgürlük özgüven ve güven olmadığı zaman da ne emeğin ne de sevginin hiç bir anlam değer içerik ve karlılığının olmadığı birbiriyle bağlı ilişkili bütünlüğün ayrılmaz bütünlük bileşenleridirler.

    Kendisiyle yüzleşemeyen sahteliklerse hinlik desiselik çıkarcılık ve dolandırıcılık üzerine kurulu şablonculuğun yalan dolan hamaset üretir geçinirler

    Değer kavramları yalnızlık mutsuzluk hiçlik kayıtsızlık bencillik acımasızlık sorumsuzluk hinlik paylaşımsızlık kimliksizlik aidiyetsizlik fitnelik çıkarcılık çirkeflik çapulculuk zorbalık çarpıklık kayıtsızlık ve karamsarlık üzerine kurulu, sorunların üstesinden gelmekten uzak, zamanı üst üste yığıp biriktirerek hızla yok oluşa sürekli gerilim ve sorun üreterek katmanlaşan yenilmişliğin tanıklarıyız ve herkes kendi adından herkes kendi adına başkası olmanın değerli olanı ne varsa söküp büyük parçalar kopararak, bütün yok ettiklerimiz yerine karanlığı korkuyu endişeyi şiddeti özentiyi taklitçiliği korkuyu bencilliği geçimsizliği sahteliği yalanı dolanı talanı kıyameti örmenin yapay zeka donanımlı metavers kafesinde her yerini salgın afyon ve bağımlılık sarmal ağlarının kilitlendiği ölümü gerçekleşmiş felaketin her türlüsünü taşımakta ve yaşamaktayız.

    Resmen göz göre göre alışılmış kanıksanmış yolsuz hukuksuz fon çalıntısı meşhur ünlü ve şöhretlileri oldukça bol FON çalıntısı hayli işlek bu karaborsalamalı toplumsal talanda koparıp attılan değerler yerine istifleyip biriktirenlerin düzenli düzensiz üretttikleri arızalarıyla şekillendiği kötülüklerin insanlığı bilinmez yarınsız uzaklara söküp sürüklediği bozgunda kargaşada yıkımda uyumsuzlukta kaygılarda güvensizliklerde haksızlıklarda mutsuzluklarda gerilimlerde bencilliklerde acizliklerde değersizliklerde acımasızlıklarda ve çıkar ilişkilerinde ortaklaşmakta herkes …

    Bu yüzden artık her yıl düzenli olarak alıştık bildikliğe rutinleşmiş orman yangınlarıyla ele geçirilen arazi yağması, beton kentleşme mafyacılık cinayeti ve nitelikli dolandırıcılığın her türlüsünün normalleştiği günden güne sayısı kapsamı kanunsuzluğu ve cirosu artarak trilyonları bulan Borsa vurgunu Fon manipülasyonu gibilerin felaket haberleri yanında cüce kalarak, toplum üstü şöhretli ünlülerin sözde garip gurubanın derdiyle dertleştikleri paravan arkasına istifledikleri sür saltanat sermayedarlıklarını öldüklerinde mirasyedilerinin kapış kapış hır gür dava ve dosya takibine düşerek toplumsal kokuşmuş çürümüşlüğe rol modelden tüm kötülükleri formatında taşımaya rehberlik etmekteler.
    Çünkü toplumsal iradeyi anlayışı ahlakı ilgiyi alışkanlığı inancı kültürü nerde ne zaman niçin neyi biriktireceğini veya paylaşacağını veya hiç bir şeye inanmamanın güvensiz kuşkulu şüpheli geçimsizliğine dair çöküşün çürümenin algı yönetimiyle özdeşleşen sosyal siyasal ekonomik ve kültürel döngüde balık baştan kokuyor maalesef.

    İnsanı da eder tutar maliyetli ilkesiz tutarsız menfaat avantasına ve çıkar ilişkisine göre kaypaklık döneklik omurgasızlığına fiyatlandırmalarla eşyalaştıran her şeyin aşağılık düşüklük alçaklık ve satılık borsası olduğu …
    Sanat… toplumsal duyarlılığı olan samimiyetin özü sözü tutarlılığı tavrı duruşu tepkisi dengesi aklı fikri karakteri kişiliği inancı saygın samimi gerçekçilikle özdeş kaynaklardan kişiyle birebir örtüştüğü ve özdeştiği müddetçe anlam değer kıymet geçerlilik ve karşılığı vardır.

    Sosyal sıkıntıları kendine sermaye ve servet mülkü edinerek burjuva hevesli yüksek sosyete konforuna ve emlak İSTİFÇİLİĞİNE tav ve talip olmak çelişkisiyle kendileşen öteden beri bilindik yüzeysel ve yapmacık görünenin tam aksi arabesk keşmekeşidir.
    Bu yüzden sanatın karakteri olan toplumsal tepkiyi yüklenen ve taşıyan özgün ve gerçekçi duyarlılığı olmadığı paravanda , derdinizle dertleşiyorum mış gibi yaparak derdi olanların sığındığı yakınlığı ve güveni sermaye edinerek kendi LÜKS MARKASINA, servetine, gösterişine, şöhretine, konforuna ve emlak mülküne istifleme yolunu seçerse sanat çöplük olmuş, sanatçıysa görünen paravan ardında boşa çıkarmıştır onca fasaryadan rol ve racon kesen pozunu ve forsunu.

    Kişiye özel kalıplaşmış çerçeveli çıkınlı zula deposu değildir güvenirliğine sığınılacak olan hal çareler. Her kim ki kimi fırtınalı inişli yokuşlu insani zaaflarımızda- ki bu yaşamın doğal karakteri gereği sürekli akışında hep vardır - kusursuz karşılıksız ve hatasız dostluğun sığınılacak limanı olduğunun arayışındadır, neredeyse artık kimsenin doğrusu olmadığı ve herkesin yalan yanlışlarda birbiriyle kıyasıya yarıştığı sahtekarlık ortaklığında bu dilsiz sağır çıkar döngüsü, sanmak veya inanmak varsayım yanılgısıdır. Bu yüzden böyle durumlarda başvuru müracaatında bulunan hep içinden çıkamadığı ezikliğin çelişki yumağında yitik yoksun ve esir kalırken, baş vurulansa buradan, yani zavallılık naçarlık ve zaafiyet acılarından hem kendine özgü travmalarını ayıklarken, hem de kendine ayrıcalık imtiyazı ve seçkinlik üstünlük sultası kotarır.

    Evet sürekli kendini kontrol ederek yaşamak, kişinin hem kendine zarar veren hem de kurduğu ilişkileri sıkıntıya sokan takıntı ve travmalı davranış bozukluğu kapsamındaki zor ve ince sanat. Bu günün egosunu tatmin etmede hiç bir saygın ölçü ve insani değer tanımadığı çılgınlık acımasızlık kayıtsızlık çarpıklık ve sapkınlıklarla beslenen hızlı yaşam kozmopolitiğinde en az anlayış ilgi ve değer gören olgu, zaafiyetleriyle ezilen alçaltılan dışlanan yalnızlıklardır.

    Bu açmaz çıkmaz kimsenin iğreti pansumanı sahte tahammülü dosluk gösterişi ve ödünç kimyasal çözücüsü ile tamir olup onarılacak bir ilkyardım evrak dosyası erzak vesikasıyla üstesinden gelinecek tılsımlı iksirli bir olgu değildir saygın insan kişiliği yahut sağlıklı aşkta ve huzurda buluşmak.

    Yaşam denen Özgür ve Özgün sanatıysa, mutluluğu kendine yakıştıran ve kendine duyulan özgüvenle ilgili alakalıdır.
    Benlik kişilik kimlik karakter ve öz güven yoksunu yetersizlikler, işlevsiz ve değersizlik duygusunu bastırarak maske kamuflajıyla ve estetik planlı marka dolgulamalarıyla yaşamayı köpürterek yoz ve magazin bağımlılıklarının aşağılık komplelerini kodlayan tüm özenti referansını adandığı popüler şan şöhretlilere göre tutunup takınmaktan onur duyar , yüksek değerden bilir inanırlar.

    Çünkü devletçilik,hiç özel bir kazanç artırımı, sömürü ganimeti, zümrecilik çıkar sultacılığı veya servet edinimi gütmeksizin toplumsal faydacılığı esas alıp insanlığın tüm yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayıp gidermeyi önceliğine ( eğitim sağlık gıda ulaşım spor güvenlik özgürlük ilim irfan imar istikrar iletişim kültür sanat ve nicesi.. ) alırken, onun tüm kazanım -birikim nimetlerinden yararlanarak yıkımını yağmalanmasını gözeten özelleştirmelerse, şahsi azınlıkçılık ve ayrıcalıklılık sultasının en aşağılık yol ve yöntemlerle hiç bir emek kural duyarlılık sorumluluk ve liyakat tanımayan çıkarcılığın menfaat ve azınlık ganimetçiliğini önceler kollar kotarır.

    Anlamamak ve anlaşılmamak üzere ayrışıp kutuplaşmanın son haddi olan yapay zeka hücreleşmesiyle dününü gününü geleceğini ve kendi varlığını topyekün çöpe atarak sırf turistik işlere yüksek kazanımlı tanıtım olsun diye maddi manevi her şeyi şahsi çıkarcılık sultasına ölçümleyip özelleştirerek negatif yönde ilerleyen ışıksız karanlıkla hissedar ortak…
    İnsanı devre dışı bırakarak kendine magazin sanalı soytarısı ve METAVERS kukla kölesi kılan Yapay Zeka artık hiç bir özel müdahili proğramlanmaya ihtiyaç duymadan kendi kendini proğramlayabiliyor, aralarında fikir fitne danışabiliyor, her konuda makale dizi figür figüran roman senaryo müzik resim maskeleme galeri taklit sergi sunum yazıp oynayabiliyor, danışmanlık tercümanlık rehberlik…kısacası herkesin, her yerin ve her şeyin tüm yedek patçalarıyla birlikte aslına uygunluğu kopyalayıp manupule edebiliyor ve değiştiriyorken…
    Hormondu kimyasaldı derken çoğu meslek gruplarındanı da yok ederek kendi çalan kendi söyleyen kendi proğramlayan kendi soran kendi cevaplayan yapay zeka ile nerdeyse bütün meslek grupları insanı yok ederek makinalaşan akla gelmedik şeylerin dahi siparişini - burasını şöyle şu şekilde yap bir hayat kurgula bir tasarım yaşayalım gibi- elektronik sinyallerden alıp eksiksiz kusursuz tezgaha koyan servise sunan yapay zekanın günden güne proğramlı kulu kölesi olmakta insansızlaşan yarınsız gelecek.

    Hep öyledir zaten, burjuva kültürüyle bütün özentileri özdeşmiş, fakat fakir fukara toplumcusu pozu keserek bıçkın fedaisi veya her şekil acıların parayla servetle şöhretle ağlayanı rolünde kızdırmayın beni lannülen replikleriyle mal mülk sermaye ve mal mülk getirisine ihtişam lüks ve kolleksiyonculuk istiflemek, imtiyazlı zümreler sosyetesinde ezelden beri hep aynı özentiden süregelen ve yaygın bilinen kronik kronolojide sadece bu günlerin sayılı sanat sipor galeri magazin medya vitrin veya simamasyon ünlü şöhretli merhumelerine ve muhterem rahmetlilerine özel bir durum değildi. Bu ibresini bozmuş pusulasını sapıtmış sosyal erozyon taa ilk hiyerarşi katmanlaşmasından beri hep vardı, Yapay Zeka çağıyla beraber iyice haddi aştı yanlış doğrunun yerine hükmetti , insanlık kendine rehber bildiği medyatik modellere aldandı, toplum kaybetti tüm değerleriyle birlikte zıkkım zehirlerle bilenip beslenerek herkes topluca her şeyin canına okuduğu gibi çoktan kendini katledip öldürdü,inzivaya çekilen ortak yaşam bilincine kin nefret acı keder zulum sahtekarlık dehşet ve şiddet tohumları ekilerek bütün buralara uyumlu etkisiz duyarsız tepkisiz her şeyi olduğu gibi yılgın tükenmişliklerine kabullenen ve tüm kötülükleri zamanla masum görmeye terbiye edilen ve çağını SORGULAMAYAN magazin macunu dolgulaması yapılmışlığıyla sessiz sinik sinema ve dizi furyasında kalıba göre şekli verilmiş toplum ayarlayarak, geçmişi silinmiş, geleceği karanlık amaçsız anlamsız ve kimliksizliğin güdüm ve dürtü bağımlılığını faturalanmaya zıvanadan çıktığı kıyametlere saplandı gömüldü devran dünya.

    Bankaların borsaların holdinglerin arsa arazi müteahhit ve rantçılarının irili ufaklı tekellerin zincirleme pompacı hortumlu kuruluşların mega marketlerin devasa şirketlerin büyük kartellerin aracı tarıcı tefeci ve cümlesinin kendi kanunsuzluklarını kendilerine göre uydurup tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar sorgusuz sınırsız gasp yağma talan ve gelir elde ettikleri soygun sömürü kumar haneciliğinde ‘ Morguç “ gibilerin her türlü sahtekarlığı manupule ederek açıktan hırsız yolsuzluklarını sıfırladıkları dünya geneli neo liberal emperyal kapitalist vurgun soyguncu karakterine uygunluğuyla türkiye de de her zaman banker kastelliciler, tosun oğlanlar, ihlasçılar, deniz fenercileri, rıza zarraflar, jet fadıllar, saadet zincircileri ve niceleri çarkı bozuk dönen harami devranında al takkeyi ver külahı marifetiyle en sonuncusu FON sövüşleme noktasına kadar çıkar ganimet ve imtiyaz ortaklığını yürüttükleri devranda milyarderi çok trilyonlaşmanın borç yükünü ve geçimsizlikle pençeleşme sürüncemesini muhtaçlığıyla boğuşan yoksul sefil yığınlara ödeten dönüm dolaşım ağında tarih hep artırarak biriktirdiği sorunlar ve çelişkilerele tekerrür etmekte.

    Çoğunluğun sefaletinden kazanımlı şahsi çıkarlarını, aile şirketlerini, güce dayalı lüks dekor maske konfor şatafat servet mülk saltanat ihtişam ve gösterişliliğin haksız hukuksuzluğunu ülke devlet toplum ve insanlık değerlerinden üstün ve öncelikli tutarak azınlık sultasına ulaşıp erişmede her yolu masum makbul ve mübah sayan hırsız yolsuzluk kuşatması, değerden duygudan insansızlaştırdığı toplumu kimliksiz kişiliksiz duyarsız iradesiz tepkisiz ve cinsiyetsizliğe aynılaştırıp kolayca ve topyekün güdümlü kulluk köleliklere sıfırladı...
    Beynine tepkisiz duyarsız iradesiz bilinçsizlik dolgulanmış hep aynı zorunlu sefil muhtaç ve mecbur bırakıldığı seçeneksizliği tercih ederek hayatında olağanüstü iyileşme mucizeleri gerçekliğine kanmış inanmış kara cehalet gericisi yoz kültür bağımlısı toplum, maddenin kanunu yaşamın kaçınılmaz gerçekliği gereği ezen soyan sömürenlere karşı direnen yaşam mücadelesi vermediği tüketim piyasasında yoksulluk esaretiyle sürünmekten başka çâresi çözümü yoktur asla. Bu bakımdan da akla mantığa vicdana duyguya düşünceye sığmayan hırsız yolsuz ahlaksız eğitimsiz idraksız iradesiz duyarsız ilgisiz sorumsuz bilinçsiz ve hukuksuzluğa dair korkuyu cehaleti gericiliği kutsayan tüm kötülüklerin ve olumsuzlukların kanıksandığı yaşam mücadelesini unutturmaya dayalı her ne pahasına olursa olsun en kestire yoldan emeksiz zahmetsiz köşeyi dönmeye azmış sapmış her türlü çürümenin kundağında doğan; ve bütün toplumsal bozulmaları hayatın normali bilip inanarak kilitlendiği serbest piyasa tutsaklığı dışında hiç bir tepkiyi algılayıp duyumsayamayan güvenini inancını mutluluğunu bulamadan yitirmiş gerilim şiddet ve cinnet kozmetiğinde yaşayarak ölen sığınaksız yarınsız insanlık enkazı …

    Hormondan beslendiği kimyasallarla sürekli atık açmaz çıkmaz ve sorun ürettiği çılgın tüketim dolaşımıyla hem kendini hem doğayı hem toplumsal değerleri hem ekolojik dengeyi hem de diğer canlı türlerini kendi kaderiyle bir edip bağımlılık saplantılarının esiri olduğu faciaya dönüştürmeye mahvetti.

    Hep kendi suç sabıka ihanet dolandırıcılık dalavere oyun hile tezgah istismar hırsızlık yolsuzluk ve ülke kerizleme günahlarını asla vazgeçilmez dokunulmaz zırhlı kutsallar olarak “ çalıyorlar ama çalışıyorlar kıskanma çalış senin de olsun” ayrışmış kutuplaşmış kendi tarafını her koşulda tüm değerlerin üstünde tutan savunan ve hatta kendi sefil yoksul mutsuz geçimsizliklerle kıvransa dahi hayatını karartırcasına fanatik adanmışlığın militanist taşeronluğunu yapan toplumsal algıya aşıladı benimsetti ve yedirdiler.

    Ülke toplum ve insanlık değerlerimizi kendi şahsi müstakil görgüsüz doyumsuzluklarının bilhassa kimlik ve inanç bağlamında kolayca istismar edilebilirliğini sağlama alarak yüce divandan dönen tıpkı fon katakullesi gibi sistemi ayarlı faiziyle beraber alacaklarını ödetip , dezenfekvon skandalları ihaleye fesat karıştırıcıları ve nice niceleriyle hep beraberce birbirini devletsiz denetimsizlikle ödüllendirilen herkesin yaptığı yanına kalır anlayışını kimse bize ilişip sorgulayamaz çapulculuğunu beslediler ve güçlendirdiler.
    Üçlü dörtlü beşli veya çoklu çeteler eski ve yeni belediye başkanları, bakanlar, mafyalar sürekli toplum iradesini boşa çıkarıcı kendi menfaatinin tarafına kişilik bozup saf değiştiren oynak siyasiler mütahitler aracılar tefeciler banka borsa spekülasyoncuları kağıt üzerinde yokluğunu var gösteren piyasa simsarları ultra lüks otelciler turcular truzimciler diziciler holdingçiler medyalar magazinciler topluluğunun hiç vurgun soygun takan ve yıkım gündeminden düşmediği …

    Çünkü muhalifsiz tepkisizliğin yozlaşmış ağında herkes suni soyut kavgalarla birbirini yer bitirirken, onur vicdan kişilik ve ahlak yoksunu çatlak kurak bozuk kısır kötücül kaypak çıkar gösteriş güç ve menfaat önceliğine dayalı bu kirli ve çarpık döngüde hiç kimse özenle ayrıştırıldığı kendi tarafını sorgulamadığı gibi kendi meziyetlerinde okan bütün aşağılık görgüsüzlük rezillik köktenciliklerini başkalarına yaftalayarak her türlü istismar ihale kaynak ve getirisini garantiye alanlara adanmış kulluk köleliğin bütün suç ihlal ihanet ve ganimet düşkünü sabıkalarını tenimize çıkarıp masum ve makbul görerek toplum ülke insanlık ve ortak değerler yağmacılığını hiçe sayan sadık militanlığın icabı gereğini yerine getirmekteler.

    Hasılı kelam…

    Morguç, Deniz Feneri, İhlas holdingzede, Banker Kastelli, Tosuncuk Oğlan, Zarrap Rıza, Ahbap Haluk ve tüm diğer hırsız yolsuz istismar vurgun soygun temelli insanlığın güvenini kötüye kullanarak dolaşımında her türlü hileyi dümeni hokkabazlığı gammazlığı istismarı barındıran nitelikli dolandırıcılık ve üç kağıtçılığın saadet zincirleri, tıpkı Euro bölgesinde bir günde iki markı bir yuroya sıfırlayarak gelmiş geçmiş en büyük vurgun soygun talan ve resmi hırsızlıkların birbirini örneklenerek denetim kadrosu bizzat kendileri olan haydut haramilerin insanlığın kazanç güven inanç emanet ve birikiminden yüklü miktarına diledikleri gibi el koydukları banka borsa tarikat magazin medya mafya şirket holding moda emlak sipor ve siyasi kumarhanecilik alavere dalavereciliği, artık toplumsal hayatın her alanında her yoldan ve her yerinde kokuşma çürüme ve çöküşü sıradanlaştırarak kesintisiz yıkımı koruyan tedarik eden besleyen dolaşımını sağlayan ganimete ortaklaşan ve kollayan devletsiz kanunsuzluklar tarafından orman yangınları, arazi yağmalamaları, kıyı körfez ova yayla vadi koy köy kent kasaba çölleştirmeleri, emeğin ve emeklinin hakkına çöküş ve en güncelde FON sövüşlemeleriyle insanlıktan ilkel, paylaşmaktan aciz, sürekli gösteriş güç imaj şatafat doyumsuzluk fırsatçılık ve ayrıcalıklı imtiyazcılık peşi güden ünlüsünün şöhretlisinin aynı seçkin zümre kataloğuna cilalı boyalı kapak olmak için akil vekil adam veya kadınlar kontenjan çıkarına hissedarlık edenleriyle hep beraberce HAKKIN RABBİN İNSANLIĞIN GÜVENİN İNANCIN ve HALKIN yanında olduğunu maskeleyen topyekün sahtekarlarca piyasası soygun sömürüye serbest yaşamsal dönüm dolaşım ağında alenen resmiyet kazandırıldı.

    Bu bağlamda illim bilim kültür sanat siyaset kişilik inanç kimlik insan kaynağı ve toplum ilişkileri, her şeyi gösterişe özentiye paraya hırsa yarışa maskeye markaya güce lükse görgüsüzlüğe ve ihtişama endeksleyip alıp satan soygun sömürü tezgahında her hangi ürün çeşidinden sayıldığı bozuk düzenekte yer kaplamak için bütün değerliliğini yitirdiği ve yapay zeka ile de hayatı dolduran ve dolaşan insan dahil her ne ise o kararına kullanım ve geçerlilik vadesi tanındığı bilgi kirliliği ağında akıl fikir yol irade idrak bilinç mantık düşünce dil kültür sanat edebiyat saygınlık özgürlük güven özgüven kimlik emek hak hukuk toptancı anlayışıyla çürüğe çıkarıldı, insanlıksa kokuşmuş çürümüşlüğün magazin çöplüğüne atıldı.

    Seyfi Karaca…. Eylül/26

  • tımarhane duvarı

    02.09.2026 - 15:12

    ..
    RANT ve YAĞMA ŞANTİYECİLİĞİNDE BOP KISIR DÖNGÜSÜ
    …
    Bir avuç toprak, bir ömürlük yavan yaşık yemiş ve gönül sofrası, bir tutam yeşillik, bir nefeslik hayat ,kendi aşk kadar güzel olunca insan, hoşgilmişsin ey SEVGİLİ olan huzur demeye ne kalır ki…?! Ancak ve lakin…!

    Dünyanın istisnasız her yerinde, ortak gelir ve kazanımlardan elde edilen zenginliğin adil ve hukukun üstünlüğüne göre dağılımı yapılmayan büyük pasta gelir ve pay kısmı geçinmekte zorlanan yoksulluğun yaşam hakkına çapulculuk ederek çökmüş ve çöreklenmişlerin her türlü sağlıklı ve saygın gelişme büyüme istikrar iskan ve kalkınmaya köstekçi haydutluk ganimetidir.

    Her günün akşam oluşuyla pencereleri karşıdan görünen ışıkları yanar çevreyi saran karanlığa sessiz ve ılık sıcaklıklar dolar. Herkesin ister istemez yola kenara sonraya erteye yarına her şeyin bir şekilde her zaman yarım kalacağına bıraktığı hikayelerini kediden kanaryadan pazardan okuldan çarşıdan noterden dosyadan çakıl taşlarından köprüden meydandan günden geceden toplum hafızasından ve insanlık kitabından herkesi yükler sarar ve sarmalar, ışığın karardığı veya günaydınların doğduğu ezel güncesine götürür emanetçi zaman.

    İnsani değerlerini edinmemiş veya insanlık birikiminden miras olanlara büyüyememiş yoksunluk, ezikliğinin dürtü kölesi, çarpık yapılaşması çığırtkan müptelası ve bağımlılık kuklası olur. Ordan ötesi ve sonrasıysa sürekli zarar ziyandır . Sapkınlaşarak her türlü yaratıklığın kirini kuruntusunu kusmuğunu köpüğünü taklit salgınını ve özenti mikrobunu yaşayıp bulaştırır ve taşır insan. Ve böylece…

    Rant çıkar ganimet servet otorite gösteriş güç özenti ve ihtişam düşkünü her işlenen haksız hukuksuz baskıyı zorbalığı kötülüğü cehaleti gericiliği hurafeyi köktenciliği ve keyfiyeti masum makbul ve sıradan görerek; günün birinde toplayıp biriktirdiği çözümsüz ve çıkışı olmayan sorunlar katmanında gücü ve iradeyi ele geçiren liyakatsiz doyumsuz haydut haramiliğin imtiyazlı seçkinlerinin dayattığı yağma yıkımlar buyurganlığına kayıtsız sorgusuz teslim olmak; tıpkı istanbul kaderkeşliği gibiliğin “ taşı toprağı altındır” diye ülkenin ve dünyanın her yerinden çığ gibi sökülüp gelenleri yüklendikçe dibe çöken, dağ tepe deniz koy kıyı sahil bayır dere orman bırakmayarak dibine çöktükçe elde edilen haksız yolsuzluğa dayalı rant ve güç sayesinde daha çirkin daha kirli daha gürültülü daha çarpık ve daha içinden çıkılmaz insanı doğayı ve tüm canlıların yaşam hayatiliğini hiçe sayıp dışlayarak dibe çöktükçe daha çok kalabalıklaşan insan yığınağı kozmopolit yüküyle soyan sömürenlerin asıl iştahını kabartıcı yılda üç yüz doksan milyar dolarlık ekonomi çarkının çevrilip döndüğü veya diğer bir deyişle ülke ekonomisinin yüzde yirmidokuzunun sadece istanbul rantından elde edildiği ve en önemlisi kayıt dışlılarıyla beraber en az yirmi milyon insanın tüm görmezden gelinen ve kendi kaderine terkedilmişliği kanıksandıkça masum görülen yıkıcı ve yakıcı sorunlarıyla beraber doluşup çöküştüğü içinden çıkılmaz bataklığa dönüşen benzeşmesi toplum ve ülke satında her yere ve herkese misliyle çarpıp katlayan nispette yayıldı ve yerleşti.

    İçinden çıkılamayan düzensiz kuralsız kirli gürültülü tıkanıklık ve dağınıklığın hükmettiği kaos ve kargaşa ,her çarpık ilişkili çözümsüz sorunlar yumağını tetikleyen kışkırtan artıran ve kaynaklık eden cehaleti şiddeti korkuyu hurafeyi zorbalığı kanunsuzluğu kaderciliği tutuculuğu güvensizliği kaygıyı köktenciliği çıkmazı çelişkiyi uyumsuzluğu besleyen ve beslendiğinden beslenen geri kalmışlığın sağlam dayanaklı gösterge verisidir. Alışıp kanıksadıkça da hükmederek yönetildiği tüm yerleşmiş ve kökleşmiş siyasal kültürel veya ekonomik bozulmuşlukların çözülmesini asla istemediği bütün kötülüklerin kalıcılığı için süre n emedeki tutsaklığını savunanmaya var gücüyle kendini kul kurban eder.

    Evet tıkanmış ve sonsuz kere hep aynı sıkıntıları doğurarak kendini tekrar eden kısır çorak ve kurak döngülerden sıyırıp yeni başlangıçlara onarmalı kendini insan. Ancak..yağmurdan kaçarken tufana değil elbette çünkü hiç bir ihtiyat gözetmeksizin bitmiş tıkanmışlıktan kaçışlara savrularak mümkün değildir ne yaşamanın anlamı, ne de mutluluğun sevinci ve insanlığın dönüm dolaşım kıstası. Çünkü, olduğu yerde gerekli olan, hayatı bulan, hayattan aldığını hayata verebilendir her yerde mümkün cümle cihan güzellik, öz benliğinin içinde yoksa kişinin, dışarda bulacağı beklenmedik mucize de değildir hayali kurulan iyi dilekli niyet veya kısmet.

    Hele de kendinden bile kuşku duyup şüphe uyandıracak kadar emin olmayan mesafeli güvensizliğin aciz yetersiz ezik yitik çaresiz ve anlamsızlıklarında saplanıp kalırsa hayat, görmediği değer ve ilgi nedeniyle insanı toplumdan ve kendinden hızına yetişilmez kaçışlarla mezarlaştıran ve geri dönüşümü neredeyse imkansızlık seviyesinde öldürür ve soğutur. Çünkü burayı kendi kendini yiyip bitiren hırs yarış korku kabus gerilim kriz marka moda maske çelişki açmaz çıkmaz toplumsal yozlaşma özenti hur dalaş sataşma nefret kolkeksşyoncusu sosyal çürüme ve cinnet cinayet sarmalları bşrbşrini gmzeten ve badkılayan hspislikte şzleyip takip ve taklit ederek alanı geniş ( ölmedikçe veya öldürmedikçe rahat bırakmayan) tutsaklık kapsamına almıştır artık.

    Sağlıklı büyüme gelişme ve kalkınmanın en temel dayanak göstergesi olan bilimselliği esas alarak, doğayı çevreyi insanı börtüyü böceği eğitimi kültürü sanatı dayanışmayı ülke dünya ve insanlık mirasını titizlikle gözeten saygın, duyarlı, liyakatli, onurlu ve sosyal iletişim aidiyetliliğiyle üretilen bütün ortak kazanım ve zenginliklerini gelir dağılımı eşitliği güden hukukun üstünlüğüne bağlı herkesin denetlenip sorgulanabildiği karşılıklı güven duygusunun toplumsal döngüde ne denli yaygın ve yerleşik olup olmadığına ve paylaşma sorumluluğunun her kişide ne gerçeklikte kanıksanıp karakterleşmiş olup olmadığıyla ilişkilidir.

    Akıl fikir vicdan bilinç gözlem bellek deneyim çıkarımların muhatabı ve mantıken sonuçları doğuran sebepler ilişkisinde malumdur ki hiç bir soygun talan vurgun hırsızlık haydutluk ve çarpık yapılaşmaya maruz kalmadan adil duyarlı düzenli güvenli istikrarlı sağlam ve sağlıklı gelişmiş büyümüşlüğü hakkı hukuku insanı doğayı kültürü ve tüm canlı cansız ortak yaşam değerlerini gözeterek barınma beslenme eğitim sağlık ulaşım bilişim enerji iletişim ve huzuru kurarken istihdam ve tüm hayati ihtiyaçları gideren ve hiç bir acizlik eziklik kulluk kölelik muhtaçlığı yaratmadan özgür ve öz güvenli sosyal siyasal ekonomik ve kültürel doyumu ve mutluluğu sağlayacak kadar gelir dağılımı eşitliği her kalkınmış büyümüş ve gelişmişliğin vazgeçilmez ana omurgasıdır. Tüm bunlara duyarlı alakalı sorumlu özverili ilgili bilgili inanılır güvenilir ve liyakatli gelişip büyüyen her yapılaşma sanayileşme ve şehirleşme, bugünün dünya gerçekliği ölçeğinde eğer -alt yapısı yüzyıllar boyunca dengeli duyarlı çağdaş ve sağlıklı yapılaşarak süre gelmemişse - her hangi bir dünya şehri iki veya üç milyon kişiyi aşıyorsa orda çözüme dayalı hangi suni pansumanlı tamir onarım bakım teknoloji veya konforlu inşaat müdahalesi yapılırsa yapılsın, rant ve ganimet getirisini gözeten çarpık yapılaşma ve gelişmemişliğini haramiliğini yolsuzluğunu talancılığını geri kalmışlığını ve gericiliğini doyurup beslemekten başka hiç bir anlam güdüm ve çıkarım gayesi yoktur. Yakılan yıkılan değerler üzerine kurulan bütün ölü yatırımlarsa içinden çıkılmayan toplumsal çöküşün paylaşım ve mutluluk eşitsizliğini her türlü zorbalık sapkınlık ihanet usulsüzlük doyumsuzluk kanunsuzluk dalavere rüşvet hile dümen çıkar ve istismar yoluyla kendi aralarında kırışıp bölüşen seçkin ayrıcalıklı vurguncu tefeci sömürücü yağmacı çapulcu ve yağmacı güruhunun ganimet mülküdür.

    Dünyanın istisnasız her yerinde, ortak gelir ve kazanımlardan elde edilen zenginliğin adil ve hukukun üstünlüğüne göre dağılımı yapılmayan büyük pasta gelir ve pay kısmı geçinmekte zorlanan yoksulluğun yaşam hakkına çapulculuk ederek çökmüş ve çöreklenmişlerin her türlü sağlıklı ve saygın gelişme büyüme istikrar iskan ve kalkınmaya köstekçi haydutluk ganimetidir. Demiştik ya..

    Yakıp yıktığı suçun sabıka siciliyle, yağmayı, kanunsuzluğu, cehaleti, korkuyu, hurafeyi, çağ dışılığı,sefaleti, geri kalmışlığı ve keyfiyet buyurganlığını kurumsallaştırarak sadece kendi sür saltanat çarpık yapılaşmasını gözeten hamaset tellallığıyla asla mümkün olmayan istihdam istikrar büyüme gelişme ve kalkınmaya burdan yakın bakış kıyasıyla ve yorumsal detaya girmeden :

    Köln , Düsseldorf,Dortmund, Essen Kuzey Ren Vestfalya’ sı ( Nordrhein Westfalya’sı ): 2 milyon 374 bin kişi toplam nufusa sahip. Yüzölçümüyse 34 bin kilometrekare. Toplam eyalet nufusu 18,1 milyon kişi. Eyaletin toplan ekonomik katkı payı 839,1 milyar yuro yani 923, milyar dolar.

    İstanbul’un yüzölçümü 5 bin 463 kilometre kare 118 kilometre kare de göl baraj bentlerden toplam su yüzeyi. Marmara bölgesinin yüzölçümü 68 bin kilometre kare. Nufusu 26,6 milyon kişi ( ülke genelinin yüzde otuzu) Toplam gayrisafi si, ülke ekonomisinin yüzde 43 oranıyla 584 milyar dolarmış.

    Köln Düsseldorf Dortmund ve Essen’ in Ekonomik potansiyeli toplam ekonominin yüzde yirmisi yani : 872 milyar yuro yani : 954 milyar Dolar resmi kayıtlı 15 milyonluk istanbulun 390 milyar Dolarlık ekonomik katkı payı hacminden kat kat fazlaca.

    Münih,Nürnberg, Augsburg Bavyerası : 2 milyon 666 bin kişi toplam nufusa sahip ve ülke ekonomisine katkı payları : 792 milyar yuro yani : 871,2 milyar Dolar’ la yine istanbulun ekonomik hacminin (390 milyar dolar , 25 miyon insan ) yaklaşık iki misli.

    Toplam bavyera eyaletinin ülke ekonomisine katkı payı yüzde 16 yani 955 milyar dolar veya 824,2 milyar yuro. Yüzölçümü 70.550 kilometre kare , toplam nufusuysa 13,2 milyon kişi.

    11 , 2 milyonluk Baden Württemberg eyaletininse : ekonomik katkı payı 667 milyar yuro yani 733 milyar dolarla sözde 15 milyonluk nüfusu olan ve 390 milyar dolar ekonomisiyle istanbulun katkı payının yaklaşık iki misli ve arazizi geniş 5 milyon düşük nufusa sahip.
    Hamburg eyaletinin Almanya ekonomisine katkı payı 168 milyar Euro. Nüfusu 1, 9 milyon kişi. Eyalet nüfusu 5 ,1 milyon kişi .Yüzölçümü 755 kilometre kare .
    Berlin’ in ülke ekonomisine katkı payı 218 ( istanbul kadar) milyar Yuro. Nufusu 3, 8 milyon kişi. Yüz ölçümü 891 kilometre kare.
    Ayrıca Londra’ nın ülke ekonomisine katkı payı 725 milyar Yuro. Nüfusu 9,12 milyon kişi, yüzölçümü 1572 kilometre kare.
    Paris’ in ülke ekonomisine katkı payı 865 milyar Yuro. Nüfusu 2 milyon kişi. Yüzölçümü 105 kilometre kare.
    Yorumlamasını bilenedir ezber bozan detaydaki kalkınma büyüme gelişmeye dair derin çatlak ve ince ayrıntı.

    İstanbulu batırdıktan sonra istanbulu artık hiç bir sürüklenerek yığınlaşıp gelen kaçışın çözüm yeri olarak görmeyen günsüz yarınsız kalabalıklar gezi turları rehberliğinde veya bulduğu en küçük fırsatta kapağı yurt dışına atarak istanbula gelişin eskiyi tekrar eden tüm yersiz yurtsuzluk sığıç ve geleceksizlik nedenleriyle birlikte, kendinden kurtulmanın çıkış ve kaçış yollarını hiç bir yerde veya her neresi olursa olsun hangilerin izi yolu veya haritası bilinmeyen yitiklerde aranmaktalar.

    Acil Toplanma birikme ve kaçış alanları gibi, yığılmış birikmiş ve katlayarak artan toplum acılarını sorunlarını kuşkularını kaygılarını yoksunluklarını yalnızlıklarını ve insanlığın en zorunlu ve hayati ihtiyaçları getirisi garanti zahmetsiz ve yüksek ganimetten sayarak
    bu sefil yoksul tükenişte herkes kendine dağıtılmış iradesiz sorgusuzluğun koşullayıp dayattığı aidiyetsizliğin soygun sömürü ve yıkım parçacıklığında kalıbına göre biçilmiş rol, ödev, dekor, kostüm, maske, proje ve kurmacalarla hiç değilse en kötünün iyisi buna da şükür kabullenişlerinde hiç kimse artık yabancılaştığı kendini yadırgamıyor, hiç hayrete düşürmüyor, itiraz etmiyor, rahatsız olmuyor, tepki vermiyor, tuhaf bulmuyor ve sorgulamıyor..

    En kötüsü ve acısıysa, herkes birbirinin ortaya yarılmış dökülmüş eksik noksan yetersizlik geçimsizlik eziklik ve mutsuzluk yaralarından kendi kanamalarını sararak üstünlük mükemmellik avuntu ve mutluluk payı çıkardığı ; hiç olmadığı kadar sündük pörsük .. de sümükleşip balgam artığı oldu insanlık.

    ‘ Bilmek’ de ekmeği suyu havayı doğayı börtüyü böceği hakkı hukuku ve insanı doğrulayan hayatın özü esası ve vazgeçilmezidir. Bilmezse ve deneyimlediği katılımcılık çıkarımlarıyla edindiği ve bildiğinde ısrar etmezse her üfürenin beyni benliği ve zihni boşaltılmış çöplük kutusu olur, kalıbına girdiği her değişkenlik dolgulamasında sağlam duruşlu karakter ve kişiliği yaşayıp taşıyamaz. Kendini tasarımlı ve kadrolaşmış jüri karşısında kalıplaşmış soruların bilgiçlik taslama denekliğini adar ve koşullandırırsa , her renge her an değişip dönüşebilmenin densiz dengesiz ve gerzek papağanlığını susar ve döner insan.

    Su akarken, toprak diriyken, onur itibar kültür sanat söz yazı işler çalışırken, akıl fikir vicdan cesaret saygı sevgi dilinden konuşur danışırken , insanlık canlı ilgili duyarlı özgür isorumlu bilinçli gerçek samimi ve henüz ölmemişken … şöhreti şanı keseyi etiketi kostümü maskeyi bütçeyi seçkin üstün imtiyazlı ayrıcalıklılığa depolayıp doldurmak uğruna yerle yeksan edilen İstanbulu batırıp bitirdikleri halde her şeyin irade yetki ihtişam heybet ve hüküm sahibi oldukları varsayımı ve cüretiyle doğal yaşam dokusunu ve döngüsünü temelden sarsıp bozanlar, suni kanallar yırtarak yeni bataklık metropol şehirleri kurmaya soyunup su hala gök mavisi akıyor diye umarsız ve duyarsız harami güzellemesi avuntusuyla aklına her esen doyumsuzluğun ve ganimet düşkünü sapkınlığın yıkım mühendisliğini ve patronluk müteahittçiliğini yaparlar.

    Çöküş çürüme ve yozlaşma başlayınca değersizlik yüceltilir, yaşam kalitesi duyarlılık seviyesi düştükçe düşerek aşağılanmanın ezilmişliğin kabul gördüğü popüler kültürün yüksek pirimlerle finanse edildiği gündelik harcayıp tükettiği arabesk bataklığına ve afyon cikletine dönüşür harabeden insanlık.

    Kıskaçtaki toparlaması zor dağılmışlıkları anlamak veya anlaşılmak yerine kendini dayatarak hep haklı çıkmayı anaç edinen gerçeklik bağı ve bağlantısı kopuk körü körüne köktenci dogmacı ısrarcı kinci inatçı insanlığı örenleşmiş işlevsizliğin gideceği yer ( aynı suç ortaklarının birbiriyle ganimet - menfaat noktasında ittifak ortağı olup bütün kötülüklerini savunduğu ve zaten kanun düzenleyenleri bizzat kendileri okudukları için hırsız yolsuz haram her dosyası kabarık kirlilikten aklayıp arındırdığı ve kendin konfor alanlarını sağlama almak için her türlü aciz cahil muhtaç zavallı ve mahkum toplumsal çürümeyi kokuşmuşluğu ve ayrışmayı kıyasıya kışkırtıp kamçıladıkları ) tüm enerjisini ve çabasını kendini ispatlamak için harcayıp tükettiği ilişkisizlik mutsuzluk kahır şikayet gerilim ve bunalım çöplüğüdür.

    Eskiden yerleşik var olan elit seçkin imtiyazlı ve sadece ihtiyaç duyduklarında alt tabakanın ve geniş kesimlerle yüzeyselden dokunarak geçerek işlerini bitirdikten sonra konforlu alanlarına geri dönüp tüneyen haksız hukuksuzluk yağma yıkım çarkına ortak istifadeci ve paydaş tolum gerçekliğinden kopuk ( sanat spor siyaset holding marka medya banka borsa emlak ticaret iletişim ulaşım sağlık magazin moda eğlence ünlüleri ve şöhretliler ( gruhu) ortak çıkar ayrıcalıklı burjuva sosyetesine aynı karakter ve sicilden onları hem lanetleyen hem de her yapısal bozuklukta onlara imrenip taklit ederek aynılaşan varoş arabesk sosyetesi , karanlığı cehaleti kimliksizliği ve kültür sanatsızlığı yücelten kesişim düzleminde birleşti ve buluştu.

    Rant yağma yıkım şantiyeciliğinin Bop kısır döngüsünde aycalıklı menfaat ortaklığını önceleyerek toplumsal çöküşün yıkım miras mülkünü kıran kırana işletip çalıştıranlar, dağ deniz orman tarla bağ bahçe dere vadi ova bayır mera yayla koy körfez söz sanat iletişim kültür .. sınırsız sorgusuz haramilik keyfiyetiyle tüm ülke birikim kazanım varlık ve zenginliklerini sahipsizlik kanunsuzluk duyarsızlık liyakatsizlik aidiyetsizlik kimliksizlik ve devletsizlik bağlamında talan rant ganimet servet güç gösteriş ve ihtişam uğruna içöküp çullanarak yanıp yıkanların her türlü çarpık yapılaşmaları, sınırsız ve doyumsuz vurgunu soygunu talanı yağmayı yolsuzluğu sahtekarlığı ve yıkımı doyurup besleyerek algısını özgürlüğünü ve iradesini bağımlılıklarının kulluk köleliğine teslim etmiş insan yığınlarınıın her alanda duyarsızlaşıp çölleşen karamsar ve kayıtsızlığını kolayca manupule edilebilen istismarcılık hükmüne sürüklenen her şey çürür kokuşur yozlaşır ve yıkıma uğrar. Bundan dolayı toplum hayatı donanımlı bilimsel sağlıklı çağdaş ve saygın büyüme ve gelişimi her türlü geri kalmışlığın sorunlar çoraklığında tıkanır kalırken soyut sanal şekilci ve sahte gündemlerle magazin afyonlarını harcayıp tükettiği sosyal siyasal ekonomik ve kültürel bataklıkta bütün çirkinliği ve çirkefliğiyle huzursuz mutsuz gergin ve geçimsizliği artırıp çoğalttığı sefil yoksulluğu üstüne çekip yığan şiddet kahır kaygı endişe hurafe sapkınlık eğitimsizlik ve sorunlar silsilesi sarmalıyla boğuşarak geri kalmışlığı örgütler bu çelişkilerinden haydut haramilerin ayrıcalıklı zümreleştiği çarpık yapılaşma bataklığı. Medyatik ünlü şöhretli fenomenleriyse adeta kendilerini ilahlaştırıp taparcasına adanmış fanatikleri sayesinde istismar ganimetinden menfaatlinenlerin en bilindik liste sıralamalı ortak çıkarcılarıdırlar.

    Bütün bınların körükleyip tetiklediği yakıcı ve yıkıcı sorunlarla toplumsal kişilik ve insani duyarlılığını yitirmiş sürüklenişlere kayıtsız kalan korku karanlık furya azgınlık sapkınlık saldırganlık baskı talan tecavüz yağma fuhuş ve yozlaşma bağımlısı her kişiliksizlik başı bozukluğu, masum mübah gördüğü her çirkefleşmeyle bir zamanlar eleştirel bakışla sağlıksız hastalıklı ölümcül tutarsız ve dengesiz gördüğü her oluşumu ve gelişmeyi mikrobuna bulaşmış bağımlı bozulmuşluğun hormon gıdası olarak en öncelikli hayatilikte normalleştirerek günün vazgeçilmez değeri ve marka modası sayar.

    Dünya artık göz göre göre bağıra çağıra ve göstere duyura yaşanan en korkunç asalak adi azgın sapkın acımasızlık derecedinde Kafkaslar Balkanlar Irak Libya Sudan Suriye gibi ve nicelerinde yaşanan işgal tecavüz kuşatma ve katliam yıkımlarından sonra sınırlarının nerden nereye kara nasıl hangi koşullarda ve ne ölcekte yerli kiralık katiller uygun uşaklar ve dalkavuk işbirlikçileriyle beraberce kotarıp çizildiğini zorla dayatarak bölünmüş parçalanmışlığın bütün ganimet zenginliğini sorgusuz sualsiz yağmalayıp yıkma girişimciliği ‘ yaşama hakkı zehirden zıkkım olsun, sana biçilmiş ölü gömleğidir razı gelmeyip şurdan şurayı geçersen veya çıkarsan dünyayı başına dar ederim’ haydut haramiliği, alıştık rutinlerin doğal seyri süreçleri haline getirildi.

    Bu yaklaşım modeli doyumsuz kanaatsiz başına buyruk seçkinler ve ayrıcalıklılar zümre sultası kötülüğün bütün vurguncu talancı çıkarcı istismarcı tacizci yağmacı ve sorgusuz yargısız yetki sahibi tecavüzcü karaktersizliği ve şerefsizlikleriyle insanlığın ve yaşama haklarına serbest rekabetçilik piyasasından kendi kendileriyle hükümran olduğu tüm dünyanın istisnasız her yerinde dorunlarıyla boğulan kalabalıklara sistem bozukluğunun bütün kahrını yükünü faturası eziyeti ve borç yükü ölmedikçe bitmemeyi popüler kültürün toplum alıştırıp uyuşturan afyonlarıyla kabullenmekten başka haddin çizgin yok gibilerden zorla dayattıkları ölü gömleği giydirilmişliğin çapulculuk sür saltanatına çöküp çullanmış durumdalar.

    Yaşayacaksan bizim çılgın tüketim çarkının amansız ve acımasız cinnet kovalama döngüsünde ölerek sürünecek ve ölünceye kadar iki büklüm olsan da ömrüyün sonuna kadar iş güç mesaisi kovalayıp zıkkımın berkini yiyerek yaşayacaksın. Dinlenmek istiyorsan sa toprağın altında ebedi huzura gömülerek tam dinleneceksin. Tıpkı Alman emperyal sınırsız sorgusuz sömürü yarışında serbest rekabetçiliği kurumsallaştıran neo liberal vahşi kapitalist seçkinler güruhunun lokomotif başını çektiği ve tüm dünya diğer benzerlerine örnekleyen dayatmasıdır.

    Hiç bir zaman amacı işlevi inancı çeşitliliği fiili ve dinamiği olan çaba çöpe gitmez.
    Arzular hayaller istekler hevesler ve tutkular olumlu veya olumsuz hepsi besler eskiyen yanlarını tazeleyerek olgun ve zenginleştirir insanı.

    Uğraş denilen azimli dirençli dayanıklı ve sürekliliği olmadıkça tek damardan veya tek kaynaktan varılan birikimini harcar önünde duran kısıtlayıcı katmanlarda boğularak kurak köksüzlüğe laçkalaşır ve tükenir insan . Bu bakımdan aklı fikri ufku bilinci yeniyle buluşup tanışmaya bilinmeyeni keşfetmeye eksiğini gidermeye veya kendi bildiği fazlalıklarını aktarmaya veya gereksiz yükünü boşaltmaya sosyalleşmenin ihtiyacı gereğince açık yaşamalı . Ancak dünya artık bu sağlıklı hassas ve saygın değerler ilkeler ve duyarlılıklar eksen dengesinde dönmüyor ne yazık ki. Doyumsuzlukta gittikçe haktan hukuktan akıldan vicdandan ilkeden histen duygudan paylaşmaktan sorumluluktan ve insanlıktan çıkarak en mahlukluğun bütün gerici karanlık yobaz bencil ihtişam güç ve gösteriş düşkünü bağnazlık meziyetleriyle yaratıklaşan haramiliğin sapkınlık ve şiddet meraklısı çapulculuk ölüm zulümleri kol gezmekte artık dünya hayatında.

    Zaten insanlar sipariş üzere doğuyor ve proğramlı kölelikleri harcayarak donsuz kesintisiz tükenişinin sonunu getiriyor. Bu çarpık yapılaşma dönüm dolaşımda yapay zeka kendi aralarında konuşarak danıştığı insanlığın yok oluşuna hen tanıklık hem de hükmediyor.

    İnsanlığın yön akıl fikir vicdan ut ihtiyat sınır had hudut yol yordam denetim ahlak kontrol kanun kural ve hukuk duygusunu yitirerek başkasının yaşam hakkına riayet etmeyi hiç tanıyıp umursamadığı ve bilhassa ihlal ve tecavüzlerin kendine masum meşru haktan saydığı azınlığın çıkar ayrıcalıklığını gözeten …azgın sapkın ve çılgın tüketim çağında emperyalist- kapitalist merkezlere bağımlı geri kalmış ülkelerde sınırsız sömürüyü esas alan ve zaten sınırlı imkansızlıklarla sınırlı hayatın çöküşünü ve tıkanıklığını tümüyle işlemez çalışmaz hale getirici konforlu alanlarını ( ballı börekli beleşçiliğin sayısını kendileri bile bilmedikleri servet sermaye emlak ve yüksek maaşlı haksız kazancın iş güç ve şöhret kovalayan hırsız yolsuzları) kollayarak adaletsizliği ve gelir dağılımı eşitsizliğini körükleyen çıkar ilişkili servet saltanat çarkına çöreklenmelerin yarattığı sorun işsizlik karanlık cehalet korku kaygı iskan istihdam sefalet ve sıkıntı yığılmaları yaşanırken , neo liberal globalci emperyal kapitalist merkezlerde ise günden güne türü ve çeşidi artırılarak faturası büyütülen azgın ve amansız sömürünün kulluk köleliğini ödemesi ve hayati ihtiyaçlarını karşılaması için yaşamları doğumdan mezara serbest rekabet yarışına göre planlı proğramlılığa özelleşmiş insan yığınlarının ölmedikçe huzur rahat özgürlük ve sağlıklı yaşam yüzü göstermedikleri; ve ölünceye kadar haktan hukuktan yoksul ve hakkı hukuku düzenek haramilerinin kendi imtiyazlarına göre yazıp düzenlediği en acımasız ve pahalı koşullara ezilerek çalışmayı şart koşarak, sahteliğin daniskasından demokrasi eşitlik özgürlük ve insan hakları hamaseti ve havariliği satıp pazarlamaktalar.

    Benlik kişilik kimlik karakter ve öz güven yoksunu yetersizlikler, işlevsiz ve değersizlik duygusunu bastırarak maske kamuflajıyla ve estetik planlı marka dolgulamalarıyla yaşamayı köpürterek yoz ve magazin bağımlılıklarının aşağılık komplelerini kodlayan tüm özenti referansını adandığı popüler şan şöhretlilere göre tutunup takınmaktan onur duyar , yüksek değerden bilir inanırlar.

    Çünkü devletçilik,hiç özel bir kazanç artırımı, sömürü ganimeti, zümrecilik çıkar sultacılığı veya servet edinimi gütmeksizin toplumsal faydacılığı esas alıp insanlığın tüm yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayıp gidermeyi önceliğine ( eğitim sağlık gıda ulaşım spor güvenlik özgürlük ilim irfan imar istikrar iletişim kültür sanat ve nicesi.. ) alırken, onun tüm kazanım -birikim nimetlerinden yararlanarak yıkımını yağmalanmasını gözeten özelleştirmelerse, şahsi azınlıkçılık ve ayrıcalıklılık sultasının en aşağılık yol ve yöntemlerle hiç bir emek kural duyarlılık sorumluluk ve liyakat tanımayan çıkarcılığın menfaat ve azınlık ganimetçiliğini önceler kollar kotarır.

    Bu çorak kurak yıkıcı gerici aşiretçi etnikçi yağmacı vurguncu talancı işgalci köktenci ayrılıkçı feodal yobaz veya aydınyobaz kör ve karanlık sür saltanat çevrim çarkı kavşak noktasında Pekaka Mehepe Akepe Hedepe HizbulHüda Büyük Birlik Yeniden Refah Tip Emep Perinçek Yeni Cehepe Yeni Cehepenin Yenisi ve diğer benzer ıvır zıvır kirli siyasilik sultasıyla beraber onları ön planda tasarımlayıp fonlayan Tom Barrak Bop teşkilatına bağlı moda müzik eğlence magazin medya gıda giyim eğitim sağlık enerji spor marka ulaşım iletişim ve tüm yaşam döngüsünü tek elinde çekip çeviren bankalar tarikatlar mafyalar borsalar holdingler sanayiciler kuruluşlar tüccarlar ortak çıkar topluluğu hep birlikte bağımlılığı ve sorunları artan toplumu yozlaştırdıkları kara cehalet algı yönetiminde hiç bir sorgu sual tepkisiyle karşılaşmadan sürekli soyut günden değişiklikleriyle gönüllü köleliği sevk ve idare etmekteler.

    Seyfi Karaca…. Ağustos/26

  • tımarhane duvarı

    24.08.2026 - 12:16

    …
    …
    DUYUM ve DÜŞÜNCESİNİ YİTİRİNCE İNSANLIK
    …
    Bütün canlılar birbiriyle ilişkili ve bağlı beş duyularıyla hayata ilişkilenir tutunur yaşarlar ve kendilerine özgünlüğü tamamlarlar.

    Tatma duyusu olmayan hazdan hevesten zevkten ve doyumdan yoksun, görme işitme hissetme ve konuşma duyusu olamayanlar görenlerin duyanların hissedenlerin tadanlar ve konuşanların dünyasından yoksun izah arabuluculuk ve tarifi üzere muhtaçlıkta tüm zorluklara katlanmak zorunda kalırlar.

    Zaten herkesin bağımlılıklar muhtaçlıklar ve sürekli tüketim ihtiyacı artırmalara yetişme kaygılarıyla savrulup sürüklenerek iradesiz cesaretsiz özgüvensiz kimliksiz ezik düşkün yalnız yitik yılgın kayıp duyarsız ve zavallılık tükenmişliğinde savaşım direncini kaybettiği sorunlu sıkıntılı ve travmalı yaşamakta.

    Oysa..,

    Kaya çakıl kum tanesi veya su damlası, her bir varlık kendi değerini kattığıyla yaşamın saygın csnlı diri ve sağlıklı dolaşımında insan kadar ortak etkinliği ve paydaşlığı vardır. Bu yüzden yazılı kanunlarla veya yazılı olmayan dünya çevre börtü böcek hayvan ve toplum faydacılığını düzenleyip gözeten akla fikre vicdana duyarlılığa liyakate ve sorumluluğa dayalı ahlaki ilişkiler ağına riayet etmemek, insanlığın toplumun dünyanın ve her şeyin saygın ve özgün yaşama hakkına tecavüz ettiği kadar, tecavüz eden de aynı kapsayıcı dereceden tecavüz edilmeye mahkumdur.

    Kötülüğü örgütleyerek yarattığı sorunları sür saltanat sermayesinin dayanağı ve geçim kaynağını bilenler sayesinde kanun düzen ahlak ve kuralsızlığın her yere hakim olduğu ihlallerde hapisaneler insanla dolar, trafik kan golüne döner emsali saygınlığını vicdanını liyakatini aidiyetini ve riayetini yitirmiş yaşamın her alanına kendini örnekler fakat hiç kimse yaratılan toplumsal facia sabıkasını sıradanlaşmış kabulde asla üstüne almayarak katlayarak büyüyen felaketlerden çoktan yitirdiği ders çıkarma eğilimini sorgulamasını onurunu aklını yolunu iradesini anlayışını arayışını ve bilincini kendinde bulamaz .
    Her şeyi en acımasız ruhsuzlukla her fırsatı kazanca dönüştürmek isteyen; ve insanlığı öncelemeyen para ve menfaat endeksine göre faturalayan bu cinnet çarkında en çok hastalar zayıflar ve donanımsız olanlan kurban ediliyor.

    Bu sebeple,

    Bütün duyumlarını değerlerini ve insan olma yeteneğini yitirmiş azgınlık sapkınlık ve kötülük endüstrisinin hükmettiği çıkar korku ganimet ihtişam zulüm baskı gösteriş ihanet ve istismar odaklı ruhsuz duyarsızlıkta, haksızlığı zorbalığı bencilliği doyumsuzluğu hırsızlığı yolsuzluğu kayıtsızlığı sefaleti rüşveti talanı kanunsuzluğu devletsizliği haydutluğu ve cehaleti kutsayarak; ve her kendinden kaçışlara gittiği yerin yitiklik kara kutusunu afişleyerek avunan kişi keyfiyetine özelleşmiş selfi toplumunun üretildiği yapay zeka çevrim çarkında artık tüm dünyayı kötü adamlar, hükümranlık sultasına ölüm zulum pahasından ihtişamlı ayrıcalıklılığa çapulculaşmış ortaklıklar, algı denetleme mühendislikler ve kötü kadınlar yönetmekte.

    Fitne kin nefret ayrı gayrılık keşmekeşinde devamlı sükse ihtişam gösteriş açık üstünlük ve kusur arayan ortak değerleri bozguna uğramış sevgisiz saygısız ve hoşgörüsüz bu kısır döngü çukurunda korkun saplantı ve takıntı travmalarının hem kendine hem de hiç ki seye inancı güveni kalmamış kişiyi her şeyden ve herkesten kaçışlara hapsettiğiyle sığınacak kaçışlar ararken toplumda aradığı iyileşmeyi samimiyeti ve saygınlığı bulması artık asla mümkün olmadığı büyük dramatik kırılmalarını ve duygu karmaşasını göğüslemek zorunda kalır.

    Böylece yalnızlık yabancılaşma değersizlik zavallılık eziklik hiçlik yitiklik suçluluk ve sahip olduğu en son evde ve dünyasında kalan şeylerini kaybetme korkusuyla çıkar para güç gösteriş ihtiras ve sürekli kazanmaya kurulu düzenekte avlayanların kulu kölesi olur insan. Başıma felaketlerin en kötüsü gelecek suçluluk duygusu ve kendi takıntılı inatçı yıkıcı ihmallerinin itirafı niteliğindeki kendine baskın gelme ritüelleri sonucunda herkesten yüz çevirdiği kaçışın sonucudur - her iyiliğin karşılıksız olmadığı - hiç kimseye sığınmanın, yani ilahi yücelik adı altındaki cehaleti güdümlülüğü sefaleti ve ezikliği ortak ganimet paydasında kutsayıp yücelten gericiliğin yobazlığın tarikatların siyasetin mafyanın medyanın modanın markanın borsanın bankaların ve magazinin tezgahına iletişimsiz cansız ve dirayetsiz rehin düşmeler.
    Bundan en çok da ayrı gayrılığın toplumu ve herkesi birbirinden bölük pörçüklere ayırıp kutuplaştırarak iletişimsiz aidiyetsizliğe hapsettiği yaşam kalitesi diplerde sürünen sosyal bozgunun zayıfları kovulmuşları kimsesizleri yalnızları ücretlileri ameleleri ırgatları çiftçileri ezilenleri sömürenlenleri hastaları öğrencileri işsizleri kısacası azınlık sultasının suçluluk sabıkasıyla olup biten ve yaşanan çöküşün ve yıkımın ağır yükünü taşıyan en geniş kesimler mağdur muhtaç olur ve zarar görürler.

    Altıncısı olan sezgi, algı, his ve duyguların sayesinde kendini koruma, konumlandırma, anlama, tanıma ve kendi dışındaki dünyayı keşfetme adına düşünerek ve sorgulayarak yorumladığı dengeli donanımlı davranış biçimlerini geliştiren akıl fikir idrak bilinç bellek kavram çıkarım ve irade birikimlerini kolaylaştırır ve zenginleştirir. Tüm bunlardan yoksun yetişmiş büyümüş lümpenlik, dürtü bağımlılığının ve algı yönetiminin kulu kölesi ve kuklası bilinç altı içgüdüsel refleksleriyle haraket ederek, kolayca yönlendirilebilen ve manupule edilebilen rol model bağımlısı davranış bozukluğunun her tütlü kötülük fitnelik kabalık saldırganlık tahammülsüzlük körlük zorbalık sapkınlık kokuşma çürüme cehalet bozgun gösteriş şatafat istismar keyfiyet ihlal şiddet ve tecavüz eğilimleri hayatın her alanında baskın gelir; herkes herkese hiç bir konuda kabul ve saygınlık riayeti göstermeksizin göreceli etkilendiği oranda üste çıkmak için sınırsız tüketim çılgınlığı bağlamında elinden geleni ardına koymayan hınç yarış nispet kin öfke nefret gösteriş öç intikam sarmalında acı sefalet yıkım ve bozgun sirayet eder.

    Bir sepette bir çürük tüm sağlamları ezer bozar yıkar işlevsizleştirir haşat eder ya, devlet de öyle çürüklerin sızmasıyla otoriteyi ele geçiren herkes kendi saldırgan kabülsüz doyumsuz bencil bağnaz hastalıklı sorunlu saplantılarını devlet diye dayatır, sahip olunan ve kazanılmış değerleri yakıp yıkarak kanıksanan bozulmuş her damarda işlemez yürümez çalışmaz olur yol hat kural kanun güven sağlık iletişim tarım eğitim sanayi iskan imar trafik insan ve toplum, itibarı saygınlığı samimiyeti ve güveni sarsılmış hurafeci üfürükçü dolandırıcılık kafasıyla köktenci arızaya sürekli sakatlıklar ekleyen kötülüğü kutsayıcı haramiliğe meyilli keyfi zorbalığı dokunulmaz haktan bilmeler sosyal siyasal kültürel ve ekonomik tüm hayatın dönüm dolaşımına hükümran olur.

    Sevgi saygı kültür barış huzur eşitlik denge özgürlük gibi değerler üzerine kurulu Toplum Ortaklığı, kazanımları hiç bir imtiyaz iltimas ayrıcalık torpil kayırmacılık köken ve zümre farkı gözetmeksizin adaletli paylaşılmasıyla yaşar gelişir büyür ve çağdaşlığın getirdiği göstergelere özdeş kalkınır. İşin ucuzuna kaçarak yüksek getiri kovalayan amansız ve azgın soygun sömürü çarkında acımasız kuralsız ruhsuz zorba ve doyumsuz azınlık sultasının çoğunluğun yaşam hakkını talan ettiği keyfiyet hükümranlığı çöreklenerek çullanıp çöktüğü adaletsiz ahlaksız yağmacı yıkımcı tecavüzcü ve vurguncu çapulculuk döngüsünde ortak hayatın tüm dolaşım alanlarına hükmeden kalitesizlik boşalırken, liyakatli nitelikli onurlu duyarlı ve saygın insan türüne toplum değerlerine ve yaşam ilişkilerine son verilir.
    Çivisi cılkı çıkmış sosyal yozlaşmanın , sınırsız kokuşmuşluğun, değerler yoksunu magazin kültürlü çılgın tüketim bağımlılığının ve gösteriş şekilciliğini esas alan toplumsal bozulmanın dip noktası..açık veya kapalılık hiç farketmiyor çıkış damarını bulan herkes nerde tıkandıysa orda fışkırıp patlıyor.

    Kabuk özden soyunup sıyrılınca dağlar iller dereler yollar hava su toprak orman deniz ırmak çeşme kütüphane okul müze meydan sokak köprü hasat hububat yürürlükteki ilişkiler ve veya yaşanacak yıllar birbirinden ve bilhassa tüm vebali kendisi suçlara sebep insandan davacı olur.
    Alacaklıyım kendimden gayrı çol çocuk genç ihtiyar kadın kız erkek canlı cansız herkesten ve her şeyden hesabıyla, karakteri künyesi kayıp, sicili bozuk ve her haltı yedikten sonra üste çıkan puşt zamanda, eçimsizliğin rutin alışmış kanıksanmışlığı sıradanlaşınca bütün kötülükler olağan doğal ve hayatın normali sayılır.

    Çünkü birden bire sert düşüşlü veya çıkışlı veya savruluşlu şoklanmalar ne doğanın ne insanın ne de toplumsal ilişkilerin olağan saygın ve sağlıklı oluşma ve gelişme seyridir. Kendi ganimet ve menfaat bekası için gerekirse- zaten artık hiç bir anlam değeri olmayan ve seçilenlerin de çıkar ilişkili oynak dönek kaypaklıklarla satışa gelip toplum temsiliyetini kandırarak kafasına göre saf değiştirdiği - göstermelik seçimleri dahi bir daha hiç yapılmamak üzere hepten ortadan kaldırma eğilimi olanların toplumu diledikleri konuda kendi yanar döner fırıldaklıklarına ve savrulmalarına göre sert düşüş ve çıkışlı değişimlerin muhtacı mahkumu ve mahrumu kılarak varılan yer ucuz numaralarla adaleti dengesi istikrarı huzuru güvenliği topyekün bozulmuş sosyal hayatı kalitede ve nitelikte felç eden ve bugün Türkiye özelinde çok bileşkenli Bop çevrim çarkı gibi istisnasız tüm dünyayı kasıp kavurup dayatmalarına esir alan yüksek yağma mülkü edinmenin haramilik hükümranlığıdır.

    Kaderi ve karakteri hiç değişmeyen emek sermaye uyuşmazlığı ve çelişkisi temelinde, yağmacı vurguncu talancı tefeci soyguncu fırsatçı yarıcı ve kendi kanunlarını kendileri yapan sorgusuz doyumsuz azınlık sultası sömürücülerin çıkarıyla onları can ve mal bütün varlıklarıyla sırtında taşıyarak kölelik ilişkileriyle bağımlı ve muhtaç yığınlarınki asla aynı fayda bileşeninde kesişmediği en temel toplumsal belirleyici etken olan , çıkar zıtlığı ve çatışmasıdır.

    Trafiği düzgün işleyen ülkelerde hayatın her refleksi özgür iradesi olmayan kalabalıkları taa kundak çağından itibaren sınırsız haraç yağma ve sömürüyü doğal bilip anlama ve kabullenme algısına disipline edilir ve orda dönüp dolaşan hayatın her damarı ve her yeri ödemedikçe cezası katlayarak artan paraya faturalanmış.fiyat endeksiyle toprak bastı haramiliği düzeneğindeki kapısının önü dahi park parasına tabi yaşamayı kısıtlayan vahşi kapitalist karakteriyle insanı kurulu düzeneğin kapatılmış kölesi sayan korkunç baskıcı yağmacı ve sömürü düzeneğidir.

    Ve buralarda ve burayı taklit eden bizim gibi bağımlı ve yarı gelişmiş veya yarı sömürge ülkelerde insanı eşyalaşmış raf ürünü bilip anlayan yaklaşımla insansızlaşma etrafında her şey sınırsız sorgusuz soygun sömürü çatkını besleyip doyuran gösteriş vitrini ve aksesuar dekorudur. Magazin afyonlaması Algı yönetimiyle, kaygı ve korkularına yenik kültürsüzlüğü kargaşayı istikrarsızlığı hiçliği iletişimsizliği ayrışmayı küslüğü kimliksizliği saygısızlığı sevgisizliği eğitimsizliği yılgınlığı ezikliği düşkünlüğü kopukluğu onursuzluğu aidiyetsizliği toplumsuzluğu karanlığı kara cehaleti ve her türlü muhtaçlık duygusunu herkese aşılayarak paravanın ardındaki asıl kukla piyon oyun tezgah sürsaltanat sahibi ve gürühu olan borsa medya finans emlak moda gıda enerji sipor sağlık ulaşım iletişim eğitim imar rant sanayi ticaret reklam banka holding tarikat mafya atölye ofis taşeron ve pazarlama endüstri çıkar ortaklığının toplum temsil etme yetki ve iradesini en aşağılık onursuzlukla haraç mezat ederek menfaat konforunu kotarmaya dilediği gibi satmayı ve yanar döner değişimlerini kendine hak sayıp gören KİRLİ ve kibirli siyaseti özel arazi temizleme ve toplum sorunlarını hiçe sayan kanunsuz kanun oylama yahut yazdırmanın dekor sekreteryası olarak kullanırlar.

    Bugün artık içgüdüsel bağımlılık refleksleri takıntıları saplantıları sapkınlıkları ve dürtü bozukluklarıyla haraket eden istisnasız tüm yeryüzü toplumlarının Türkiye’ de de çarpan ve katlayarak sirayet eden yayılmış yerleşik kanıksanmışlığın benzeşerek tükettiği duygu ve duyu yoksunluğunun cılkı çıkıncaya kadar lisansıza ömür yorup sohbet üzen bağları kopmuş sosyal iletişimi enkaz küsüşmüşlük , saygınlık itibar idrak onur akıl vicdan ahlak sorumluluk bellek bilinç düşünce ve tüm değerlerini yitirmiş anlaşmaz uyuşmaz gerilimler en birbirinin açığını çaresizliğini zaafiyetini kusurunu düşkünlüğünü ezikliğini donanımsızlığını ve muhtaçlığını kollayan gammazlıklar hileler pusular kaypaklıklar güvensizlikler acımasızlıklar kişiliksizlikler endişeler kopuşlar ayrılıklar iletişimsizlikler kaygılar kötülükler ve geçimsizlikler üzerine kurulu suçu dosyası kabarık, davası kavgası çatışması hıncı çekişmesi doyumsuzluğu fesatlığı fitnesi kargaşası ve mutsuzluğu hiç bitmeyen kokuşmuş çürümüşlüğün sürekli mahkemeleşmelere düşüşlüğünü kullanıp harcanmaktadır.

    Çünkü insanlığını dünyayı ve ülkesini toplumsal varolan değerleri ve kazanılmış bütün zenginlikleri duyum ve duyarlılıklarıyla kullanmasını bilmeyenler, her şeyi para pul güç gösteriş ihtişam servet ganimet ölçüsüne göre önceleyen hırsız yolsuz haydut ve harami soyan sömürenlerin doyumsuzluk ihtiyacına ayar düzen ederek dayattığı kurguladığı ve baskıladığına göre sonu gelmeyen çürümenin çöküşün yıkımın vurgunun istismarın ihanetin çapulculuğun talanın yağmanın kukla kölesi ve harami haraç mezatı olur tüm değerleriyle beraber insanlık. Yani özetle..

    Bütün duyumlarını değerlerini ve insan olma yeteneğini yitirmiş azgınlık sapkınlık ve kötülük endüstrisinin hükmettiği çıkar korku ganimet ihtişam zulüm baskı gösteriş ihanet ve istismar odaklı ruhsuz duyarsızlıkta, haksızlığı zorbalığı bencilliği doyumsuzluğu kayıtsızlığı sefaleti ve cehaleti kutsayarak her kendinden kaçışlara gittiği yerin yitiklik kara kutusunu fişleyerek avunan selfi toplumunun üretildiği çevrim çarkında artık tüm dünyayı kötü adamlar, hükümranlık sultasına ölüm zulum pahasından ihtişamlı ayrıcalıklılığa çapulculaşmış ortaklıklar ve kötü kadınlar yönetmekte.

    Seyfi Karaca….. Ağustos/26

Toplam 378 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR