Adını koyamadığın bir sevdaydı gönlümde açan,
Ne vuslatı mümkün oldu, ne de ayrılığı kolaydı.
Sevdin belki, lâkin dilin söylemeye varmadı;
Bana erişmeyen bir baht, içimde saklı bir ah idi.
Benden gayrı bir ele değseydi ellerin,
Gözlerin değdiği an
Şehir ansızın akşam olurdu
martılar daha alçaktan uçardı
ben, adını içime saklayan
eski bir vapur gibi
sessizce dumanlanırdım
Bir akşamüstüydü,
adını içimden geçirdim.
Sokak lambaları birden sarardı,
şehir sustu.
Ben yine kendime yenildim.
Sen uzak bir otobüs garında,
Bu şehir dar gelir adama,
gecesi uzun, sabahı yetim.
Bir yanım seni çağırır; Sevgi diye,
bir yanım susar,
suskunluğunda büyür hasretim.
Ah be kadınım, aşkım ömrüm, ölürüm,
Sensiz geçen ömrümü nasıl sayayım?
Kuru bir yaprak misali savruldum,
Düştü gözlerin kalbime kalbim kalbinde
Gittin, sokak lambaları söndü,
Çığlık atsam çığ düşer de başıma,
Karga konar gecelerin taşına.
Bir yudum rakı kaldı gözyaşıma,
Sen yoksun ya, gecem zindan kadınım.
Duvarlara yaslanırım sessizce,
Ah Manolya
Yeter bu kaçıncı
Ayrılık...
Bu kaçıncı intihar
Vur vur bitmiyor
İçimdeki sevdan
Ah, resmini kalbime kazıyan aşk,
Sevdan bana kurulmuş tuzak.
Aşkın sınırını bilmeyen kaçak,
Sana sırılsıklam aşık bu yürek.
Bir sofranın etrafında çoğaldık biz,
Kaşık seslerinde huzur, gözlerde sevgi vardı.
Annemin şefkatli elleriyle yoğruldu zaman,
Babamın susuşunda büyüdük sessizce.
Kardeşimin gülüşüyle aydınlandı evimiz,
Akşam kırık bir aynaya dönmüş
İstanbul'da Kargalar karanlığı gagalıyor uzaktan
ve ben
emirgân yokuşlarında unutulmuş bir gölge gibi
ceplerimde eski yağmurlar taşıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!