Zengin, sofrasında havyar yer iken,
Tuz, biber, ekmekle doyan var bizde.
İşbirlikçi; yaban ele yâr iken,
Dürüstleri; hain sayan var bizde.
Kimi reis olmuş, azgından azgın;
İnsanın mantığı işlemez olur,
İşte budur şeriatın içyüzü.
Akıl dışılığı dışlamaz olur,
İşte budur şeriatın içyüzü.
Yöneltir insanı cine, şeytana
Günler geçti birer birer,
Unuttun mu yoksa beni?
Ne bir selam, ne bir haber,
Unuttun mu yoksa beni?
Bir telefon etmez misin?
Ceylan gözlüm gel vur beni,
‘Aman’ dersem yazık olsun.
Ya sev, ya da öldür beni,
‘Aman’ dersem yazık olsun.
Siyah zülfün karasından,
Bir sır vermiştin bana, gözlerime bakarak;
Bir haini sevmiştin, yüreğimi yakarak.
Gözlerim kor’a döndü, şimşek şimşek çakarak;
Gözyaşım sele döndü, damla damla akarak.
Yıkıldı gönül tahtım, inan hâlâ viranım,
Kravat sandığım yağlı urganmış,
Boğazımı sıka sıka öldürür.
Aptal kafam buna nasıl aldanmış,
Gözüm açık baka baka öldürür.
Bir gün olsun hesaplarım uymadı,
Yıllardır sevdamı hiçe sayan yâr
Bir daha sevemem hûri olsan da.
Bana lazım değil sözden cayan yâr,
Üzülmem ellerin yâri olsan da.
Tomurcuk gül olsan dermek istemem,
Bilemezler şu gönlümü,
Yaşadığım belli değil.
Boşa geçirdim ömrümü,
Yaşadığım belli değil.
Kara bulutlar gibiyim,
Allah seni inandırsın,
Seviyorum güzel seni!
Seni de böyle yandırsın,
Seviyorum güzel seni!
Damarlarımda kan mısın?
Dost muhabbetine girince canlar,
Sözde, dil bir başka olur erenler!
Bağlamasın sever okşar ozanlar,
Sazda, tel bir başka olur erenler!
Dosttan gelir dost yoluna serilir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!