Bir gelen var karşıdan,
Bilmem göğü mü yıkacak,
Titremekte arz, çatır çatır çatlayacak,
Rüzgar korkudan önünü süpürmekte
Bir gelen var karşıdan…
Türkiye’ye barış , Öcalan’a özgürlük mü,
Mehmet’im yoksa boşa mı öldü.
Sen Allah mısın nedir bu cür’et,
Rûz-ı mâhşerde hakkını alır senden Mehmet.
Aman ya rabbi, koptu mu yoksa kıyamet,
Cehennem böyle bir şeymiş meğer, felaket.
Ne oldu bu güneşe neden bu kadar sevimsiz,
Yıldızlar, okşamakta gelmiyor içimden, kaldım kimsesiz.
Elhamdülillâhirabbil alemin ve salât Efendimiz
Bilmekteydikki çıkacaktı kesildiği yerden bu filiz
Tam üç asırdır beklemekteydik, bir asır da kaldık sessiz,
Meğer acz ve fakr ne mühim sermaye
Nasib olmaz her nefere bu paye
Sabırla şükret senindir o gaye
Etmezsen yazık olur bu say’e…
Kalbime mütercim değil elbet benim dilim
Sonra edebten korkarım olsa bile milim
Dünyam müsaade etse hamdin en güzeli
Hem en kesri sanadır Ey Mabûd-u Ezelî
Ne mutlu şey muhammed gibi, Hakk'a aşk olmak,
Tek servetin canından geçip, irâdını etmek Hakk.
Önce ben-sen, sonra ben-O, el-hak hakikat O,
Perdeyi kaldırmasa iyi de o, kötü de o...
Ürkek iki göz, üstünde yırtık elbisesi vardı,
Önünde dünya namına tek sermayesi, tartı...
Bilmem, hiç umursamaz geçer giderdim hep,
Gözlerine bakmasaydım, durmaya yok hiç sebep.
Elini çekmiş herkes, arenadan yükselen ölüm sesleri,
Caddedeki ağaçların kibrinden elleri yaratılmamış,
Kafaları yere bakıyor hayvanların, görmüyorlar beni,
Yıldızlar çok uzak, güneş kafaya koymuş beni yakacak...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!