Ayar verecek terazi değilim
Her şey ayan beyan ortada
Kimin ne istediğini
Ne istemediğini
Bilsin şu insan oğlu.
Bir ayrılık türküsüydü zaten, çalıp duruverirdi yanı başımızda.
Sesimiz duyulurdu bütün kavgalarda
Bütün türküler bizim için çalınırdı radyolarda,
Gece olunca sesimiz dinerdi
Kimseler bilemezdi hangi suçun sanıklarıyız diye..
Yarın farklı bir gün olmayacak
Güneş yine doğudan doğacak,
Batıdan batacak.
Anamız aynı ana,
Babamızda aynı baba olacak.
Anlamadım !
Bu içimizden geçen dünya
Neden halâ avuç açar karşımızda.
Hani !
Salıncaklar kurulurdu ağaçlara
Söylemek istediğim
Ne çok söz kalmıştı dilimin ucunda,
Susmak,
Çok iyi bir ilaçtı
Duymak istediğim fakat
Eskinin derlenen türküleri
Baştan başa gerçek
Birer taş duvar eserlerdi..
Her eseri yazdıran bir
Leylası Mecnunu
Gözlerin gözlerime bir dokunsaydı,
Ne acı bir illet olduğunu anlardın
Alıp kaçırırdın gözlerini gözlerimden.
Avucunu açar yalvarırdın Allaha
Tövbe estağfurullah, bin kere maşallah,
Öyle garip
Öyle sade
Soyunurdu tenime
Kokusuna rengine
Kirine sabununa dokunamazdım.
Benim için nefesini tut bu gece
Öylece giriver kalbime
Bütün faili meçhul doyumsuzlukları yaşayalım
Bir bahane uydur kendine,
Ne bileyim işte, hal hatır sor
Bazen derin susmalar
İyi geliyor insan bedenine
Üst dudağın alt dudağına, dokunmuyor.
Yalancı baharı hiç yaşamamış
Çatlaklar günden güne iyileşiyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!