Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ezelden Ebed'e sizce ne demek, Ezelden Ebed'e size neyi çağrıştırıyor?

Ezelden Ebed'e terimi Ahde Vefa tarafından tarihinde eklendi

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    İnsanoğlu işte ölünün mezarına çiçek ekip, diri'nin bahçesini talan eder..

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Dostluk, sadece iyi günlerde birbirini sevmek değil birbirinin zor hâline de tahammül edebilmektir.

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim

    bu çeşmenin suyu aktıkça aşkımız yaşayacak ferdi......

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Narına ram olmayan, nuruna ham kalır..

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Elinden geleni yaparsın bazen,
    E elini de isterler..

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Kefen bu.
    Modası geçmiyor geçmeyecek.
    Bir de cebi de y o k .. :)

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Hak yiyen iflah olmaz, içinizi rahat tutun..

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Yağmur nasıl da tefekkür dolu,
    Nasıl dua kokuyor..

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Olur öyle bazen,
    Emin oldukların yanıltır seni..

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Ne güzel demiş eskiler
    Aklımın tedbirini yıktın,
    gönlümün tahammül mülkünü harab ettin..

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Her şeyi anlamak, her şeyi affetmek demektir.
    Anna Karenina

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Neyine güvenir ki insan?

    Bugün yanında olanın yarın yanında olacağına mı?
    Sözlerin hiç değişmeyeceğine mi?
    Dost bildiklerinin hep aynı kalacağına mı?

    Hayat, insana en çok da “güvendiklerinin” değişebileceğini öğretiyor.
    Bu yüzden insan ne makama, ne mala, ne söze, ne de insana fazla yaslanmamalı…

    Çünkü her şey değişir,
    Çünkü insan değişir,
    Çünkü zaman değişir.

    Geriye yalnızca Allah’a duyduğun güven ve kalbine bıraktığın güzel izler kalır.

    T.y

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Ezelden ebede..
    Bazı şeylerin başlangıcı yoktur, sonu da olmaz.
    Bir gönül de başlayan sevgi, zamana sığmaz
    Mesafelerle eksilmez, yıllarla eskimez.
    Ezel de yazılan ne varsa,
    Ebede kadar iz bırakır..
    Çünkü bazı bağlar zamana değil, kalbe emanet edilir..
    T.y

  • Özgen Öz
    Özgen Öz

    Parmak uçlarımda bir nehir gibi aksa saçların
    Delhizlerinin döküldüğü yere kadar

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Hayat, bize alıştığımız yerden ayrılmayı öğretir.
    Jane Eyre

  • Özgen Öz
    Özgen Öz

    Sessizliğin içinde sadece kendini bulursun ...Sesin içinde sadece akan zamanı

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Suskun değilsin.. Konuşarak hiçbir yere varamadığın insanları düşündükçe sessiz kalmayı tercih ediyorsun, ama anlamıyorlar..
    Merilin

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    _Bize yaramıyor hâfız;

    Ya göz değiyor, ya söz. Tamam, şimdi oldu diyoruz; ya kül oluyor, ya köz..

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Hakikati arayan nasibini alarak ders çıkarır, kibir taşıyan ise yalnızca karşısındaki kişide kusur görür.

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Yüreğinizdeki kini çocuklara kusmayın.!

    Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.

  • Özgen Öz
    Özgen Öz

    Başlangıç hiç olmadı. Çünkü başlangıç dediğimiz şey, zamanın içinde yaşayan zihnin bir tanımıdır. Ruh ise zamanın dışında nefes alır. Bu yüzden "ezel", geçmiş değildir; varoluşun hiç kopmamış özüdür. "Ebed" ise gelecek değil, sonsuzluğun kendisidir. İnsan bu iki sonsuzluk arasında yürüdüğünü sanırken, aslında tek bir anın içinde kendi hakikatini hatırlamaktadır.
    Her ruh, dünyaya yalnızca bir beden giymek için gelmez. Yanında görünmeyen bir kitap taşır. Sayfaları mürekkeple değil, bilinçle yazılmıştır. Kimi ona Akaşik Kayıtlar der, kimi Levh-i Mahfuz, kimi ise İlahi Hafıza... İsimler değişir, fakat işaret ettikleri sır aynıdır: Hiçbir deneyim kaybolmaz.
    Doğduğumuz an unutmayı seçeriz. Çünkü hatırlayarak gelen bir ruh, oyunu yaşayamazdı. Unutmak bir ceza değil, ilahi planın en büyük merhametidir. Fakat insanın içinde tarif edemediği bir özlem daima kalır. Bir manzaraya bakarken gözlerinin dolması... Hiç tanımadığı bir insana karşı açıklayamadığı yakınlık... İlk kez gittiği bir yerde "Ben burayı biliyorum." hissi... Bunların hiçbiri tesadüf olmayabilir. Belki de ruh, hafızasının derinliklerinden sessizce fısıldıyordur.
    Bilinmez sırlar hiçbir zaman yüksek sesle konuşmaz. Onlar sessizlikte açılır. Çünkü hakikat kelimelerin gürültüsünden değil, kalbin dinginliğinden doğar. Meditasyon, dua, derin tefekkür ya da saf sevgi anlarında insan, görünmeyen kapıların aralandığını hisseder. O anlarda zaman yavaşlar ve ruh kendi sonsuzluğunu hatırlamaya başlar.
    Hatırlayış, yeni bir bilgi edinmek değildir. Öteden beri bildiğini yeniden fark etmektir. Bir ustanın sözüyle, bir çocuğun gülüşüyle, bir kuşun kanat sesinde ya da gecenin yıldızlarında ansızın gelen o tanıdıklık hissi... İşte o an, ezelden gelen ses ebede doğru yankılanır.
    Kadim öğretiler, insanın içinde mühürlenmiş ışık kodlarından bahseder. Kimileri bunları kutsal geometriyle, kimileri harflerin sırrıyla, kimileri ise nefesin bilgeliğiyle ilişkilendirir. Belki de tüm yollar aynı kapıya çıkar: İnsan, aradığı ilahi cevabın kendisi olduğunu fark ettiğinde yolculuk tamamlanmaya başlar.
    Akaşik hafıza, geleceği görmek için değil, kendini tanımak için vardır. Çünkü geleceği değiştiren şey kehanet değil, bilinçtir. Bilinç değiştiğinde kader yeni bir nehir gibi farklı bir yatağa akmaya başlar. Bu yüzden ruhun gerçek görevi geleceği öğrenmek değil, özünü hatırlamaktır.
    Belki de en büyük sır şudur: Arayan ile aranan hiçbir zaman ayrı olmadı. Yolcu ile yol aynıydı. Dua eden ile cevap veren aynı sessizlikte buluşuyordu. Ezelden gelen nefes, şimdi de senin içinde yaşamaya devam ediyor.
    Ve günün birinde son nefes verildiğinde, ruh zamanın perdesini yeniden aralayacak. Dünya hayatı bir rüya gibi geride kalacak. O an anlayacak ki hiçbir sevgi kaybolmamış, hiçbir gözyaşı boşa akmamış, hiçbir iyilik unutulmamıştı. Her şey sonsuz hafızanın içinde ışık olarak saklanıyordu.
    İşte o zaman, ezelden ebede uzanan yolculuğun aslında tek bir kelimeden ibaret olduğu anlaşılacak:
    Hatırla.
    Çünkü ruh, hakikati öğrenmeye değil; onu yeniden hatırlamaya gelir.
    Sevgiyle??

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Birine muhabbet duyuyorsan, o muhabbet kadar onunla aynısın. Soğukluk duyuyorsan o kadar da farklı. Kalp hassas bir terazidir ve kendi cinsinden olanı tanır.

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Yüreğini vermeli insan. Sıktığı ele, kucakladığı dosta, dokunduğu omuza, gülümsediği yüze. Baktığı göze, dinlediği söze. Çünkü verdiğimiz kadar alacağız bu dünyadan. Yani, ektiğimiz kadar biçeceğiz.

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Ezberlenmiş repliklerim yok...
    Farzet
    Çeliğe su verilmesi
    Çiçeğe gün değmesi
    Sen de! ezel
    Ben diyeyim ebed...
    Asr'a benzese de iki kelimenin arası
    Efsunlu bir ''An'' dan ibaret..

    Nilgün Öztürk

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Belki de bizde gerçekten saygı uyandıran insanlar yalnızca kâtillerdir. Düşünsenize, bir başkasını ölüme doğru sürüklediğimizde puan kazandığımız hissiyle doluyoruz: Utandırarak, inciterek, yanıltarak, aşağılayarak, kırarak... Mutluluk bir cihazla ölçülebilse, soğukkanlı caniler şampiyon olur zannımca. Özsaygı rekoru onlardadır. Kemale ermişler, dinginleşmişler, hayatın sırrına vakıf olmuşlardır. Suçlulara gizliden hayranlık duymasak, onlara neden oy verelim, değil mi? Canilerin hünerlerini sergiledikleri filmlere niye bilet alalım? Şeytanla aramızda- ki ılımlı rekabet ezelden ebede sürüyor, niçin?..

    Murat Menteş
    (Afilli hafiye)

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Ezan sonu secde ile bitecek miraca yükselişin bineğidir.
    Bu feryadın bestesi ezelden ebede uzanır . Bu âhenk, ademoğlunun ruhuna üflenen sırrın anahtarıdır. Bu sırrı sahabeden birkaçı aynı gece âlem - i mânada duydu. İlk ezan böylece maveradan yeryüzüne indi.
    Aşk onunla alevlenir, ruh onunla kanatlanır. Yoksa yeni doğan çocuğun kulağına niçin ezan okunsun? Ebedi bir kıvılcım bırakmak için.
    Eşref-i mahlukat ezana başlayınca âlem sükût eder. Bu sükût ile zikreder. Kul olmanın, hür olmanın, yar olmanın, razı olmanın teslim olmanın şevkiyle dolar.
    Ezan bir diriliş müjdesidir. Bir aksiyon alâmetidir. Yeryüzüne yayılan bir mucizevî rayiha, bir iksir, bir âb-ı hayattır.

    Mustafa Kutlu
    İlmihal yahut arzuhal

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Doğan güneşler her gün aynı da her gün yeni;
    Ezelden ebede dek, işte İslâm düzeni!..

    N.F.K

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Acıyan o kalbim artık yok..

  • Lena Clever
    Lena Clever

    Nazik olmak sizden bir şey götürmez: bu, insan olduğunuz anlamına gelir.

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Ben uslu bir aşıktım
    Gel dedin geldim
    Sev dedin sevdim
    Bit dedin bittim
    Şimdi unut diyorsun ya
    Yaramazlığım tuttu :)
    Unutamıyorum!

    Kahraman Tazeoğlu