Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
...şeyhlerin, dedelerin, seyyitlerin, çelebilerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen ve falcılara, büyücülere, üfürükçülere, muskacılara talih ve hayatlarını emanet eden insanlardan mürekkep bir kütleye, medeni bir bir millet nazariyle bakılabilir mi?
Ey arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür; tanrısal inanışların belirtisine bakarak diyebiliriz ki: İnsanlar iki sınıfta, iki devirde mütalâa olunabilir. İlk devir, insanlığın çocukluk ve gençlik devridir. İkinci devir, beşeriyetin erginlik ve olgunluk devridir. İnsanlık birinci devirde tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından ve maddî vasıtalarla kendisiyle meşgul olunmayı gerektirir. Allah, kullarının lâzım olan olgunlaşma noktasına erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullarıyla meşgul olmayı tanrılık özelliğinin gereklerinden saymıştır. Onlara Hazreti Âdem Aleyhisselâm’dan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir. Fakat Peygamberimiz vasıtasıyla en son dini, medenî gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı ile temasta bulunmaya lüzum görmemiştir. İnsanlığın kavrayış, aydınlanış ve olgunlaşma derecesi, her kulun doğrudan doğruya, tanrısal ilhamlarla temas kabiliyetine eriştiğini kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki, Cenabı Peygamber, peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı, en eksiksiz kitaptır.”
Mustafa Kemâl ATATÜRK - 1922 Kaynak: Nutuk III s. 1241
'Buyukluk odur ki, hic kimseye iltifat etmeyeceksin, hic kimseyi aldatmayacaksin, memleket icin gercek ulku neyse onu gorecek, o hedefe yuruyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktir, herkes seni yolundan cevirmeye calisacaktir. Iste sen burada direneceksin. Onunde sonsuz engeller yigilacaktir. Kendini buyuk degil kucuk, aracsiz, hic telakki edecek, kimseden yardim gelmeyecegine inanarak o engelleri asacaksin. ondan sonra sana buyuksun derlerse, bunu diyenlere de guleceksin.'
'...Butun bu seraitten daha elim ve daha vahim olmak uzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hiyanet icinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri sahsi menfaatlerini, mustevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret icinde harap ve bitap dusmus olabilir.
Ey Turk istikbalinin evladı! Iste, bu ahval ve serait icinde dahi, vazifen; Turk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktir! Muhtac oldugun kudret, damarlarindaki asil kanda, mevcuttur! '
'Efendiler! Avrupa'nin butun ilerlemesine, yukselmesine ve medenilesmesine karsilik Turkiye tam tersine gerilemiş ve dusus vadisine yuvarlanadurmustur. artik vaziyeti duzeltmek icin mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, butun isleri Avrupa'nin emellerine gore yapmak, butun dersleri Avrupa'dan almak gibi bir takim zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardir ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlariyla yukselebilsin? ... Tarih boyle bir hadiseyi kaydetmemistir! '
'Hakimiyet ve saltanat hic kimse tarafindan, hic kimseye ilim icabidir diye, muzakere ile, munakasa ile verilmez. Hakimiyet, saltanat, kuvvetle, kudretle ve zorla alinir.'
'Inanip baglanmakla mutlu oldugumuz Islam dinini, yuzyillardan beri alisilageldigi gibi bir siyaset araci haline dusmekten kurtarip yuceltmenin pek gerekli oldugu gercegini goruyor ve biliyoruz.'
'Calismadan, yorulmadan, ogrenmeden rahat yasama yollarini itiyat haline getiren milletler; once haysiyetlerini, sonra istikballerini, daha sonra da hurriyetlerini kaybetmeye mahkumdurlar.'
“Bu memleketin topraklarinda kanlarini doken Ingiliz, Fransiz, Avustralyali, Yeni Zelandali, Hintli kahramanlar! Burada, dost bir vatanin topragindasiniz. Huzur ve sukun icinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetciklerle yanyana koyun koyunasiniz.
Uzak diyarlardan evlatlarini harbe gonderen analar! Gozyaslarinizi dindiriniz. evlatlariniz bizim bagrimizdadır. Huzur icindedirler ve rahat uyuyacaklardir. Onlar bu toprakta canlarini verdikten sonra, artik bizim evlatlarimiz olmuslardir.”
Efendiler biliniz ki,Türkiye Cumhuriyet’i (şeyhler,o dönem milletvekilleri arasında 6-7 şeyh sıfatlı kişil mevcuttu.Örn:dersim milletvekili Diyap ağa) dervişler,müritler,meczuplar memleketi olamaz.
'Birlik zaruridir ve hiçbirfarklı teori,rakip parti olamaz.'
Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur
Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
...şeyhlerin, dedelerin, seyyitlerin, çelebilerin, babaların, emirlerin
arkasından sürüklenen ve falcılara, büyücülere, üfürükçülere,
muskacılara talih ve hayatlarını emanet eden insanlardan
mürekkep bir kütleye, medeni bir bir millet nazariyle bakılabilir mi?
Mustafa Kemal Atatürk
GEÇMİŞLERİNE SAHİP OLMIYAN MİLLETLER GELECEKLERİNEDE SAHİP OLAMAZLAR ( Bu sözlere ne denir atam)
Atatürk; varlığımızın tek temel taşıdır Karanlığı aydınlatan güne eştir. Allah düşmanları sevindirmesin
Karanlığı aydınlatan güne eştir
'Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.'
ilgililere duyrulurrr.......
GALİBİYETLER İZAH GEREKTİRMEZ
MAHLUBİYETLER MAZERET KABUL ETMEZ
tek söyleyebileceğim şey [NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! ]
BİR EŞİ DAHA YOK
ATATÜRK’TEN!
Ey arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür; tanrısal inanışların belirtisine bakarak diyebiliriz ki: İnsanlar iki sınıfta, iki devirde mütalâa olunabilir. İlk devir, insanlığın çocukluk ve gençlik devridir. İkinci devir, beşeriyetin erginlik ve olgunluk devridir. İnsanlık birinci devirde tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından ve maddî vasıtalarla kendisiyle meşgul olunmayı gerektirir. Allah, kullarının lâzım olan olgunlaşma noktasına erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullarıyla meşgul olmayı tanrılık özelliğinin gereklerinden saymıştır. Onlara Hazreti Âdem Aleyhisselâm’dan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir. Fakat Peygamberimiz vasıtasıyla en son dini, medenî gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı ile temasta bulunmaya lüzum görmemiştir. İnsanlığın kavrayış, aydınlanış ve olgunlaşma derecesi, her kulun doğrudan doğruya, tanrısal ilhamlarla temas kabiliyetine eriştiğini kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki, Cenabı Peygamber, peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı, en eksiksiz kitaptır.”
Mustafa Kemâl ATATÜRK - 1922
Kaynak: Nutuk III s. 1241
Ben size taaruzu emretmiyorum,ölmeyi emrediyorum.
Nice 86 yillara....
Cumhuriyet Bayraminiz kutlu olsun...
'Turkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktir...'
Ne mutlu Türküm diyene! ! ! ! !
'Buyukluk odur ki, hic kimseye iltifat etmeyeceksin, hic kimseyi aldatmayacaksin, memleket icin gercek ulku neyse onu gorecek, o hedefe yuruyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktir, herkes seni yolundan cevirmeye calisacaktir. Iste sen burada direneceksin. Onunde sonsuz engeller yigilacaktir. Kendini buyuk degil kucuk, aracsiz, hic telakki edecek, kimseden yardim gelmeyecegine inanarak o engelleri asacaksin. ondan sonra sana buyuksun derlerse, bunu diyenlere de guleceksin.'
'...Butun bu seraitten daha elim ve daha vahim olmak uzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hiyanet icinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri sahsi menfaatlerini, mustevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret icinde harap ve bitap dusmus olabilir.
Ey Turk istikbalinin evladı! Iste, bu ahval ve serait icinde dahi, vazifen; Turk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktir! Muhtac oldugun kudret, damarlarindaki asil kanda, mevcuttur! '
'Efendiler! Avrupa'nin butun ilerlemesine, yukselmesine ve medenilesmesine karsilik Turkiye tam tersine gerilemiş ve dusus vadisine yuvarlanadurmustur. artik vaziyeti duzeltmek icin mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, butun isleri Avrupa'nin emellerine gore yapmak, butun dersleri Avrupa'dan almak gibi bir takim zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardir ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlariyla yukselebilsin? ... Tarih boyle bir hadiseyi kaydetmemistir! '
ileri görüşlülüğü sonsuza uzanır! ! ?
''benimnaçiz vücudum bigün elbet toprak olacaktıır
ama TC ilelebet payidar kalacaktır''
'Hakimiyet ve saltanat hic kimse tarafindan, hic kimseye ilim icabidir diye, muzakere ile, munakasa ile verilmez. Hakimiyet, saltanat, kuvvetle, kudretle ve zorla alinir.'
'Inanip baglanmakla mutlu oldugumuz Islam dinini, yuzyillardan beri alisilageldigi gibi bir siyaset araci haline dusmekten kurtarip yuceltmenin pek gerekli oldugu gercegini goruyor ve biliyoruz.'
'Gozunuzle sadece ufku gorebilirsiniz, ama beyninizle ufkun otesini de gorebilirsiniz. O zaman olaylar sizi degil, siz olaylari yonlendirebilirsiniz.'
'Calismadan, yorulmadan, ogrenmeden rahat yasama yollarini itiyat haline getiren milletler; once haysiyetlerini, sonra istikballerini, daha sonra da hurriyetlerini kaybetmeye mahkumdurlar.'
“Bu memleketin topraklarinda kanlarini doken Ingiliz, Fransiz, Avustralyali, Yeni Zelandali, Hintli kahramanlar! Burada, dost bir vatanin topragindasiniz. Huzur ve sukun icinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetciklerle yanyana koyun koyunasiniz.
Uzak diyarlardan evlatlarini harbe gonderen analar! Gozyaslarinizi dindiriniz. evlatlariniz bizim bagrimizdadır. Huzur icindedirler ve rahat uyuyacaklardir. Onlar bu toprakta canlarini verdikten sonra, artik bizim evlatlarimiz olmuslardir.”
'Beni gormek demek, mutlaka yuzumu gormek demek degildir. Benim fikirlerimi, benim duygularimi anliyorsaniz ve hissediyorsaniz, bu, kafidir.'
Efendiler biliniz ki,Türkiye Cumhuriyet’i (şeyhler,o dönem milletvekilleri arasında 6-7 şeyh sıfatlı kişil mevcuttu.Örn:dersim milletvekili Diyap ağa) dervişler,müritler,meczuplar memleketi olamaz.
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.M.Kemal Atatürk
' Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, imanladır.'
) Mustafa Kemal ATATÜRK)