01 01 1958 malatya pütürge doğdu
İstanbul'da yaşiyor
DİVAN
Ol Şeydâ-yı Gül Yanağında
Ol şeydâ-yı gül yanağında mest oldum,
Bir bûse ile dudağında hest oldum.
Gözlerin değince çeşm-i nâçîzime,
Bir lahzada aşkınla ser-mest oldum.
Ellerimi Bırakmasaydın
Ellerim ellerindeyken
bırakıp gittin…
“Önemli değil” demiştin,
oysa içimde
bir ömür eksildi o gün.
ESKİ ADAM DEĞİLİM
Sevgilim,
anlaman için çok uğraştım.
Anlatamadım.
Üzgün bir günün içinde
gözlerinden kaybolurken
Bu Dünya
Sen de bu fani dünyadan göçüp gideceksin,
ben de bir gün sessizce ardına düşeceğim.
Ne zengin servetini götürecek,
ne fakir yoksulluğunu.
Bıraktığımız her şey,
Omrüm hazan döker ilk bahar yaz gelince
Yaz ayında temüz sıcağında ümrün gazel döker
Nolür boynün bükme yarim canım yanar ta derinde
Ömrümüz bir karayel bir poyraz geldi geçti
Benimkiler hiç olmadı seninkiler sermaye derdinde
Sen ah ettin ben ah ettim geldi geçti baharımız
Yazma
Gittiğin Yerdeyim
Gittiğin yerdeyim, sevdan dilimde,
Ben olam gölge, düşem yolunda.
Bakma ardına, elim kaldı saçında,
Adın bir türkü oldu benim dilimde.
Gizemli Aşk
Ben sana vurgunum...
Belki bir ses kadar yakın,
belki bir dağ kadar uzağım.
Ne darıldım sana,
ne de unutabildim.
Yazı
HAYATIMIN İÇİNDEKİLER
Gurbetten bir ağıt, ömürden bir türkü
Çağırsam, bağırsam dağların ardına,
Kim duyar sesimi, kim gelir bana?
Ben gurbette kaldım, gurbet alıştı,
HİLAL KAŞLARIN
Hilal kaşlarını çatma artık,
Bana değil, aynaya çat.
Çünkü bunca yıl
Ben senin suskunluğunun suçunu taşıdım;
Sen kendi vicdanının hesabını bile vermedin.
İsmi Ne Lazım, Dağ Kızı
Rüzgâr savurur güllerin tel tel saçlarını,
dağ susar, gece susar, taş susmaz.
Fırtına bitmedi daha,
ben söyleyecektim türkümü
ama bazı türküler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!