Bazen kendimi
aynı bedende birbirini tanımayan
iki kişi sanıyorum.
Biri yaşamaya başlıyor,
öteki daha ilk cümlenin altına
bir hüküm düşüyor:
Bu böyle gitmeyecek galiba...
Biri içimde bir kapıyı aralıyor,
öteki anahtarı cebinde
bir suç mahalli gibi saklıyor.
Biri birine inanıyor,
öteki inancın dikişlerini söküp
içinden neyin gizlendiğine bakıyor.
Biri geleceğe söz veriyor,
öteki henüz doğmamış bir günün
tutanağını tutuyor;
gerçekleşmemiş bir yenilginin altına
benim imzamı yerleştiriyor.
İçimde iki kişi var
biri beni seviyor,
diğeri her fırsatta beni yargılıyor.
Ben hangisiyim,
bilmiyorum...
Bir yanım kendime af çıkarıyor,
öbür yanım suçun zamanaşımını kaldırıyor.
Ne zaman kendime yeni bir başlangıç yapsam,
içimdekiler,
eski hayatımı masaya yatırıyor;
biri her yanlışı,
kendi geçmişini ezberlemiş
bir parmak izi yapıyor,
diğeri her imzayı,
benden önce davranmış bir ele fırsat veriyor.
Sonra anlıyorum,
içimde bir mahkeme kurulmuş.
Hâkim benim,
sanık benim;
iki tanık aynı ağızdan konuşuyor,
fakat birbirlerinin sesini
delil kabul etmiyor.
İçimde iki kişi var
biri beni seviyor,
diğeri her fırsatta beni yargılıyor.
Ben hangisiyim,
bilmiyorum...
İkisi de aynı geçmişin kayıtlarını açıyor.
Biri söylenenleri hatırlıyor,
öteki söylenirken saklananı.
Biri beni kurtarmaya çalışıyor,
öteki kurtuluşun ardından
işsiz kalacak bir korku gibi bekliyor;
çünkü ben iyileşirsem
onun bütün mesaisi hükümsüz kalacak.
Belki de bu yüzden
her çıkışın önüne bir itiraz bırakıyorum.
İçimdeki iki yabancı,
kimliğimin altına kendi şerhini düşüyor;
beni bana ancak
eksik nüsha olarak veriyor.
Bir gün ikisini karşıma alıp soracağım:
Hanginiz benim hayatımı yaşıyor?
Hanginiz,
yaşanmamış ihtimallerin dökümünü tutarak
kendine bir varlık kanıtı hazırlıyor?
Ama sorunun sonuna ulaşamadan
içimden bir ses yükselecek;
öteki, o sesin kelimelerini
tek tek sorguya çekecek.
Cevap,
daha ağzımdan çıkmadan
kendi aleyhinde kullanılacak.
Ve ben yine
kendi aleyhime tanıklık edeceğim.
Çünkü kendimden yana verdiğim
her kararın altında,
benden habersiz atılmış
bir itiraz imzası var.
Ne zaman kendime karşı çıksam
öteki beni savunmaya başlıyor;
sanki içimdeki iki ayrı hüküm,
birbirini geçersiz kılmadan
yürürlüğe giremiyor.
Belki de ben,
birbirini yenmeye çalışan
iki insan değilim.
Belki ben,
birbirinin imzası silinince
geçersiz kalan iki ayrı hükmün
aynı kâğıtta taşıdığı
tek çelişkiyim.
İçimde iki kişi var
biri beni seviyor,
diğeri her fırsatta beni yargılıyor.
Ben hangisiyim,
bilmiyorum...
— Ali TAŞKALE | 19.10.2026
Ali TaşkaleKayıt Tarihi : 19.10.2026 21:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!