Kemal Gültekin, 1988 yılında Muğla’da doğdu. Ege Üniversitesi Fizik Bölümü’nü birincilikle bitirdi. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fizik Bölümü’nde Kütleçekim Kuramı üzerine yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı. Yine İYTE bünyesinde araştırma görevlisi olarak görevine devam etmektedir.
Şiir yazmaya lise yıllarında başladı. Uzun bir süre ara verdikten sonra şiir yazmaya devam etti. Şiirleri Karşı Kalem, Ş, Sarmal Çevrim, Hayal, Akatalpa, Edebiyat Nöbeti, Akköy dergilerinde yer aldı. Düzenli olarak katıldığı Veysel Çolak yön ...
(...)
böyle kaç ölüm geçti göğsümden
ampute mayınlar, baston zamanlar
sapan sokağın taş çocukları
külünü bekleyen kordan adamlar
kendi manşetiyle göz göze
(...)
sözlerini bağlayıp göğsünün
saçlarıydı, memleket yüzünde kurşunla taranan
düştü baharının herbir teli ateş olup alnına
başladı sonra gözlerinde orman yangınları
dallarında düş ölüleri birikti
(...)
bir kömür vakti, geçiyor rüzgâr
çocuğun omuzlarında yangın
ısıtıyor evini, annesinin alnını işliyor
yol yol, çocuğun ömür kesikleri
(...)
(...)
bu şafağı sök boynundan
ipin gülümsediği, çocuğun burulduğu suçu bul
onca yanlış hayatlar içinde doğrulan ölümler için
bileğine dik duran kan
kirazlanacak onca sıktığın yumruk içinde
(...)
kırık bir düşü sıkıp boynuma
ellerini arayan bir ağıtta şimdi
salınır alnımda ateşlenen çiçek
tek hayat üstünde kalmış
tozlu bir diken gibi
(...)
kaldıramayacak kadar kırıksın, kıramayacak kadar cam
vatkalı bir omuz kiralamışsın kendine
bu cehennemin Allah bilir kaçıncı katındasın
yüklendiğin hayat boşluğuna gelecek
(...)
(...)
böylece yazdılar
bu yangın odasında üşüyen kitaplar
içlerinde büyüyen ormanın öfkesini
dallarındaki kalemdi ağaçlarını taşıran ses
basıldıkça çoğaldılar
(...)
siyah poşetler içindeydi kanlı düşleri
biçemi kangrendi gözlerindeki
üstleri örtünmemiş çocukların
ızgarasında sokakların yanmış yürekleri
hiç susmamış bir tek
(...)
akşamına dikiş tutmaz annesinin kucağı
yırtılan çocukluğuna
dişlileri çürümüştür ellerinin
döndüremez sevgiliye kurulan dokunuşlarını
gülümseyemez göksüz kalmış yarınlarına
(...)
tokaçla yıkandığım gün sulara karıştım
bulanıktım, babamı budadıkları gün dökülmüştü annem
salacak kılındım, kimse sığmasın diye içime daraldım
taş olunca çakmaktım, ama yangını hiç ben başlatmadım
anlamak için kırmıştım hep, yanlış kaynadığım yerleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!