boşa geçmiş bir ömür
ne zaman zihnime karabasanlar çökse
yatağa kaçarım
her hafta rüyamda
tekrarlayan örüntüler görürüm:
üzerime çöker felaketler,
beni görmez ailem
Ah kazıyabilseydim
Tırnaklarımla ulaşabilseydim
Ama her şeyden önce
Özgürlüğe muhtacım
Tırnak makasına karşı
Her şey olabilirdim
Her Şeyim’i yaşayabilirdim
Ama şimdi on altıyım ve
Geç kalmış hayatım bomboş
Boyamak isterdim yaşamımı
Buzullarımla duyularım donmuş,
Küllerimle boğazım tıkanmış haldeyim.
Nihayetinde buzulumun kaynağı deniz,
Külümün nedeni ise ateşimdi.
Küllerim denizimde biriktikçe
onun o eksik uzuvlu
kromozomlarının kokusu
midemi bulandırıyor
bedenini örtsün,
kemikten binası mimariyi kirletiyor
Eskimiş yüzümle beraber
Kendimi pis hissediyorum
Yeterince insan değilim
İdealizasyonun gözünde
Herkes utanır sanki benden
Saçılan o hoş tozların
Damağımda aydınlık bir tat bırakıyor
Kişiliğinin zirvesini yaşarken
Yayılıyor içinden bu zevk
Irkçılığıma hitap ederken
Tanımlarıma uyan nesilsizsin
Hiçbir şey beni doldurmuyor
Kendimi bir laci-mor havuzuna atmak istiyorum, yapamıyorum
Bazen keşke diyorum,
Aslında her zaman keşke diyorum
Keşke yüzseydim, burnuma uyuşturucuyu çekseydim
Ve önümü göremeseydim
Çizildin mi, ressam bana bakarken?
Yazıldın mı, yazar beni dinlerken?
Küçüğümün tek sandığı can
Nasıl kurgulanabildi yeniden?
Yoksa başkasının hayatında gerçek miydin, Maria?
Yüzün pek alelade
Biraz da sade bir ifade
Ruhsuz gözüksen de gözlerin,
Onlarda hayat var
Duyguların gözlerine işlemiş,
Varlığını süslercesine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!