Karşısında direnecek varsa şanlı Türk’ün,
Bil ki savaşlar düğünüdür ulu börünün.
Ümitlenme elinde olan Rum ateşinden,
Bizim şeri yeni çıktı Varna seferinden.
Er dediğin ürküp sinmez karanlık inlere,
Bizim yiğitler korkusuzca gider cenklerle.
Naralarda yücelir Allah Allah sesleri,
Aramızda bu âlemin en cengâverleri.
Ay nasıl bir korkuyla saklanırsa güneşten,
Siz de öyle saklanırsınız surlarda bizden.
Yıldız nasıl sönüp de gömülürse şafağa,
Roma da öylece gider mahzun karanlığa.
Fırtınalar nasıl devirirse ağaçları,
Bizim şahide öyle yıkar melun surları.
Sizin şu aciz zincir kâr etmez biz Türklere,
Hayallerim yeri derya eyler gemilere.
Âdemoğlu nasıl kavuşursa aydınlığa,
Ayasofya’da öyle kavuşur al sancağa.
Türklere varacak bu mümtaz gelin mukadder,
O vakit doğar küllerinden solmuş çiçekler.
Biz Türkler birer avniyiz bu kutlu beldeye,
Ant içtik bu diyarı İslambol eylemeye.
Yükselir bir gün arşa doğru nurlu kubbeler,
Meydanlara nişane olur ulu camiler.
Haydi askerler, şimdi hamle vakti bizlerde!
Umutlar dolup taşsın onurlu yüreklerde,
Kızılelma sevdası tekrar coşsun kalplerde.
Serilip de yatarsanız kuru topraklarda,
Elbet bir gün buluşuruz cennet bağlarında.
Kayıt Tarihi : 22.10.2026 07:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şair İstanbul Fethini Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerinin kendi ağzından epik bir dille yorumlamıştır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!