Fatma Doğan Şiirleri - Şair Fatma Doğan

Fatma Doğan

FATMA DOĞAN
İKİ KAŞIN ARASI
İki kaşın arası kanatlı bir kapı,
kilidi yalnız bana açılıp kapanan.
O kapının ardında neleri sakladım bir görüp bilsen,
Gözlerinden kaçırıp bir bir neleri gizledim,sırlayıp,

Devamını Oku
Fatma Doğan

İNANNA!
İnanna!
Sureti olmayan bir sisti, yüzünde aşk…
Arkaik pabuçlu, Gılgamış ökçelerinle,
Eziyordu… Aydoğdu coğrafyasını ayakların.
Dudaksız bir gece gibi…

Devamını Oku
Fatma Doğan

FATMA DOĞAN

İNSAN NE ÇOK ŞEY SIĞDIRIRMIŞ YÜREĞİNE

İnsan ne çok şey sığdırırmış yüreğine
Sahi ne çok şey sığdırırmış sandık bilip ömrüne

Devamını Oku
Fatma Doğan

FATMA DOĞAN

İSTANBUL

İstanbul’a sürgün olmuş
Bakıyorken gözlerim,

Devamını Oku
Fatma Doğan

KAÇ BEDEN GİYİLİR Kİ HAYAT?
#fatma doğan

Kızıl gonca bir broş gibi kaybolup gidiyor, gökyüzünün göğsünden güneş,
Şimdi İkindiyi kovalıyor yaka paça akşamın telaşı.
Bir zamanlar akşam sefaları sallardı, bahçemizde salıncağa oturan rüzgarı,

Devamını Oku
Fatma Doğan

KADERİN CİLVESİ
Sana rastlamak, kaderin en umulmaz yazgısıydı
Sessiz ve tenha iken bu şehirde, geceler…
Hayat da daha yormamıştı beni…
Gözlerinde sönen yıldızları saymak kadar.
Sana rastlamak, kaderin en garip cilvesiydi

Devamını Oku
Fatma Doğan

KAF DAĞINA GÖMELİM RUHUMUZDAKİ YÜKLERİ,PERİHAN!

Bana uzun yeleli bir masal anlat, Perihan!
Devlerin kalbinden daha büyük olsun,
yüreklerimiz,
gözlerimiz daha iri,

Devamını Oku
Fatma Doğan

KAPAT TARİHİN BOŞ SEKMELERİNİ ARAYÜZÜMDE

Bu defa,
Korhan yağmurlarının son serzenişiydi bana Zeyda!
Tufanımdan arda kalan kadim hikâyede
Bir bulut gibi sıvazlarken başımı kelam kuşları

Devamını Oku
Fatma Doğan

KARA DUT ARTIĞI DUDAKLARIN
Çağların dudağında kara dut artığı,
Bir Yemame türküsüne bulanmış kanım.
Tütsülenmiş eşkâline döner pervane…
Sen ateş ben gölge…
Çığır geleyim peşinden,

Devamını Oku
Fatma Doğan

İKİ BAŞLI CANAVAR VE KARA GÖLGE
Bir varmış…Bir yokmuş…Evvel zaman içinde…Evvel dediysek geçen yüzyılda
iki başlı bir canavar Dünya denen güzeller güzeli bir kıza âşık olmuş…Dünya Kız, öyle güzel öyle alımlıymış ki, bir içim su gibiymiş, hep çiçekli, dallı güllü elbiseler giyermiş. Dans etmeyi de öyle severmiş ki gece gündüz demez, döner dururmuş. Dünya Kıza aşık olan canavar, ne kadar ona yaklaşsa da yüz bulamamış çünkü çok korkunçmuş, iki başı ve bu başların üstünde de teker gözü bulunmaktaymış. Bir gün onun bu halini gören kara bir gölge planını yapıp yanına yaklaşmış. Kulağına eğilip şöyle bir fısıldamış.
Sen bu dünya kızı çok mu istiyorsun…? Canavar evet demiş hem de çok…
O halde yapman gereken herkese bu gözlükleri dağıtmak…Bu gözlüğü takan hiç kimse senin gerçek yüzünü göremeyecek…Dünya seni kabul edecek. İnsanlarsa seni efendileri kabul edecekler. Senden korkacaklar Sen ne söylersen ona inanacaklar, ne dersen onu yapacaklar…deyip çekip gitmiş kendi gölgesine bürünüp karanlığa karışarak.
Canavar elindeki gözlüğü takıp denemiş. Bir bakmış ki her şey küçücük kendini dev gibi hissetmiş öyle ki kendisi bile kendini tanıyamamış. Dünya kıza bakmış hala kendi etrafında döne döne dansetmekteymiş. Hemen gidip o na da bir gözlük vermiş gözlüğü takan bir türlü çıkarmak istemiyormuş takanın etrafı sanki büyülü bir aleme dönüyormuş. Dünya kızın gönlü de hemen yakışıklı gördüğü canavara kayıvermiş.

Devamını Oku