Can dedik mi severiz biz,
Can dediğin kalıcı değil.
Hak yolunda gideriz biz,
Gittiğimiz yol yılıcı değil.
Garip neyler zevk-i sefayı.
Masamda anılar dem tutar iken,
Bir hoşum bu akşam sarhoşluğumla.
Sözcükler yetersiz konuşmak için,
Kayboldum zamanın bir boşluğunda.
Bir girdap içine düşmüşüm sanki
Can evimden yaraladın,
Hiç farkına varamadın,
Ne hâldeyim bir sorsaydın...
Bir kerecik aramadın.
Kaybetmeyim seni diye,
Bu kaderin yazısını
Hangi kuvvet silebilir
Ayrılığın acısını
Hasret çeken bilebilir.
Kavuşmak bir yalan ise
Esip duran deli rüzgâr
Geçip giden göçmen kuşlar
Hepsi bana seni sorar
Dön gel artık oralardan.
Çiçek açan papatyalar
Geçip giden yılları
Ekleyip birbirine
Kendime bir yol yapsam
Dönebilsem geriye.
Yıllardır hep döktüğüm
Seneler ne çabuk gelip geçiyor
Eskiyi yaşamak mümkün mü bir gün.
Güzelim saçlara aklar düşüyor
Eski ben değilim,yorgun bedenim.
Vuslatın içimde,hasretin elim.
İçimde bir yangın var,
Söndüremez kimseler.
Gönül bahçem tarumar,
Hasret orda kol gezer.
Geçip, giderken yıllar,
Gözlerime bir baksana
Anlatacak neler neler.
Sana olan bu aşkıma
Yetmez oldu kelimeler.
Eğer beni seviyorsan
Gönlüm hasretini yıllarca tuttu,
Dilediği şeyse, sade umuttu...
Bir haber gelmedi, boşa avuttu;
Anladım ki artık âşk’ımız bitti.
Anılar haykırır acı gerçeği,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!