Erkan Arslan Şiirleri - Şair Erkan Arslan

Erkan Arslan

Bilmediğim bir yerde
Hızlıca bir pencere kapandı.
Kuş ürktü sesinden, kör kedi bakakaldı.
Panjuru araladı esmer bir güzel,
Saçlarını rüzgar hafifçe kurcaladı,
Dokundu bakışları yoldaki gölgelere...

Devamını Oku
Erkan Arslan

Ancak hak edersen girilir,
Her kapının kilidi yoktur.
Söz uçar geriye, girebilecek göz olmak lazım;
Suya battığın yer giyer bu yeleği.

Gör beni, aç gözünün kapaklarını,

Devamını Oku
Erkan Arslan

İçinde mechul ziyalar dolu çanak.
Vicdansız gonk sesinde sukutu besle.
İmece bir fısıltı gider yalnayak.
Garezli haylaz vaktin içinde işle...

Kulağımda ki akis,göğsümde ki his,

Devamını Oku
Erkan Arslan

Güneş ısıtır eklemlerini ılık ılık
Usulca duyar, açar ışığın penceresini
Günü selamlar akar evrenine
Çıkarır hayatını güvenli deliğinden
Aklında günün telaşı...

Devamını Oku
Erkan Arslan

Bir yer düşünürüm, uzaklara bakarak,
Yağmursuz ve fersiz, gurbet bulutlarında.
Bir yer düşünürüm, kuşbakışı akarak.
Bir yer, ümitleri yitik, kör uzaklarda..

Bu yerdeki dünya, sanki, sonbaharların,

Devamını Oku
Erkan Arslan

Ağır ağır yürürken bu taş merdivende,
Bir yanda bastonun ince, tiz tıngırtısı.
Her adım yokuşun inişide peşimde;
Sanki sırtıma yüklü güneşin yıkıntısı...
Kan ter içinde kaldım yaşlılık elinde,
Yavaş yavaş eksilir ömrün takıntısı.

Devamını Oku
Erkan Arslan

Serin, hafiften bir rüzgar, esiyordu.
Vakitse temaşa, kayboldu sanılan,
Gelen gül mevsimi, değilim diyordu!
Ve soldu güller, bir garip, endâm bulan...

Bir şehrin inadı vardı, esmer günde,

Devamını Oku
Erkan Arslan

Serseri, edepli bakışlarıyla süzer
Ürkütmeden yavru kuşu,
İncitmesin yerdeki taşlar topuklarını.

İzler yüzünü, saçlarını yansıtır ayna.
Gülümseyince olur içi pırpır;

Devamını Oku
Erkan Arslan

Bir koridor uzanır ruhunun dimağında;
Kimi kapı zihne doğru, kimi sükûta açılır.
Maskesi düşer hiçliğin, yokluğun sesinde;
Aklın odalarından bir zaman daha saçılır.

Aklın labirentinde kendini unutur insan;

Devamını Oku
Erkan Arslan

I.
Bir garip; ruhumda yaş, bedenim tutuklu,
Başıboş bulutum rüzgârın uçurduğu,
Buğdaya hasret karınca gibi umutlu,
Gurbet, aklın olduğu yerin çocukluğu...

Devamını Oku