Boşa akıp giden sellere döndüm
Dere ağlar ırmak ağlar göl ağlar
Daha güz gelmeden sarardım soldum
Bağban ağlar bülbül ağlar gül ağlar
Tersine dönderdi çarkı zamanım
Yetmiş iki milete bir nazarda
Bakıldığı yerin adı Anadolu
Yüzlerce kültürün bir kazanda
Piştiği yerin adı Anadolu
Edirne'den Kars'a İzmir'den Van'a
Nasıl anlatayım bilmem ki seni
Şu gönül bahçem de gül benim anam
Dokuz ay karnında taşıdı beni
Dünyaya geldiğim yol benim anam
O öğretti Ağlamayı gülmeyi
Mektup yazdım Ankara’daki beylere
Cevap geldi senin işin zor diye
Hiç bakan olmazmı bizim köylere
Cevap geldi üst makama sor diye
Geçen seçim bizim ele gelmiştin
Yandım Aşkın ocağında
Küller beni anlamadı
Karlı Dağlar yamacında
Yollar beni anlamadı
Herkesin dilinde adım
Kar yağdı ömrümün yeşil bağına
Talan mı viran mı anlayamadım
Yolum düşmüş kalmış sevda dağında
Han mı kervan mı anlayamadım
Pazarda satılmaz kader dediğin
Aşık nedir diye sorarsan eğer
Görmeyen göz ile gören aşıktır
Gizli bir sırdır çözersen eğer
Delildir divane gezen aşıktır
Bazı zaman karşılıksız bir Sevda
Dediler Samsun’da bir güneş doğmuş
Doğan Mustafa Kemal Atatürk
Halkın gözünde bir umut olmuş
Olan Mustafa Kemal Atatürk
Dünyanın yükü taş ile diken
Taşıdım ama sen gel bana sor
Eninde sonunda ölüm var iken
Yaşadım ama sen gel bana sor
Adım bilmezdim Ferhat dediler
Mecnun gibi çöle saldılar beni
Aslının gözünde kerem ettiler
Attılar ateşe yaktılar beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!