Aşk Sana Benzerdi, Gönlüm

Hakan Durhan
37

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Aşk Sana Benzerdi, Gönlüm

AŞK SANA BENZERDİ, GÖNLÜM

Adımı söylerdin nedense yavaş,
Bir soru sorardım, sesinde telaş.
Gülmekten gözümde birikirdi yaş;
Aşk sana benzerdi, gönlüm, bir zaman.

Aşk nedir bilmezdim, seninle bildim,
Bende korku diye ne varsa sildim.
Ağzından çıkacak söze eğildim;
Aşk sana benzerdi, gönlüm, bir zaman.

Telefon çalınca bir lamba yaktım,
Yazdığın bir söze gün boyu baktım.
Boynuma adından bir kolye taktım;
Aşk sana benzerdi, gönlüm, bir zaman.

Düşümde yan yana kahve içerdik,
Haritada aynı şehri seçerdik.
Bir eski köprüyü sessiz geçerdik;
Aşk sana benzerdi, gönlüm, bir zaman.

Bir gün alacaktım tek yönlü bilet,
Görüşmek deyince biterdi sohbet.
Sen uzak durdukça çoğaldı hasret;
Aşk sana benzerdi, gönlüm, bir zaman.

Sana söyleyecek ne çok sözüm var,
Konuşmak istesem her kelime dar.
Önümde kâğıttan bembeyaz duvar;
Aşk sana benzerdi, gönlüm, bir zaman.

Aşk bende adının şeklini aldı,
Sözlükte ne varsa geride kaldı.
Gidişin dilimden bu sözü çaldı;
Aşk sana benzerdi, gönlüm, bir zaman.

Aşk artık dilimde yarım bir hece,
Anlamı değişir her uzun gece.
Sormaya korktuğum eski bilmece;
Aşk sana benzerdi, gönlüm, bir zaman.

Hakan Durhan
Kayıt Tarihi : 20.10.2026 01:16:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


### AŞK SANA BENZERDİ, GÖNLÜM — Şiirin Hikâyesi Hiç yan yana gelmemişlerdi. Birbirlerinin ellerini tutmamış, aynı sokakta yürümemiş, aynı masada karşılıklı kahve içmemişlerdi. Ama geceler boyunca süren konuşmalarında, birlikte yaşanacak bir ömrün bütün ayrıntılarını biriktirmişlerdi. Adam, onun sesindeki en küçük değişikliği bile tanırdı. Kadın bazen yalnızca adını söylerdi; o tek kelime, adamın bütün gün yüzünde taşıdığı gülümsemeye yeterdi. Haritalarda buluşacakları şehri seçer, gidecekleri sokakları konuşurlardı. Henüz yaşanmamış hatıraları vardı onların. Sonra bir şeyler değişti. Konuşmalar kısaldı, bekleyişler uzadı. Bir zamanlar saatlerce birbirine söyleyecek söz bulan iki insan, artık en önemli cümleleri kuramaz olmuştu. Ve bir gün, hayalini kurdukları ilk buluşma hiç gerçekleşmeden ayrıldılar. Adamı en çok yaralayan, kadının gidişi değildi. Onunla birlikte, henüz başlayamamış bir hayatın da sona ermesiydi. Yıllar geçse de aşk kelimesini duyduğunda aklına hep aynı kadın gelecekti. Çünkü o, aşkı kitaplardan değil, hiç dokunamadığı bir insanın sesinden öğrenmişti. Bir gün birisi ona, “Hiç kavuşmadığın bir insanı bu kadar sevmek mümkün mü?” diye sorsaydı, verecek cevabı vardı. Çünkü o kadını yalnızca olduğu hâliyle değil, birlikte yaşayabilecekleri bütün yıllarla sevmişti. Ve şimdi, ömrünün en ağır ayrılığını yaşıyordu. **Bir kez olsun elini tutamadığı kadının yokluğunu, ömür boyu taşıyacaktı.** **Ona hiçbir zaman “Hoş geldin” diyememişti. Ama “Güle güle” demek zorunda kalmıştı.**

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!