Bazen özlem, anıdan açtır.
Bazense anı, özlemi doyurmaz.
Her daim, aranan aranır.
Yine her daim, bulunan aranmaz.
21 Ekim 2026
Bana Cenneti verme, hür olamam.
Bana Cehennemi verme, duramam.
Bana ak Güneşi verme, yanarım.
Bana soğuk Ayı verme, donarım.
22 Mayıs 2026
Depresyona gireli bir yılı geçti.
O süre zarfında bebekler katı yemeye geçti.
Onlar için ne de büyük başarı.
Fakat ben neyleyim bu geçmeyen kahrı?
Ben depresyondayken İran'la Amerika savaştı.
Doğduğumdan beri firardayım,
Kendi insan doğamdan sürgünde.
Bulabildiğim vatandaşlarım,
Şimdiler duruyor müzelerde.
Kimileri kurmaya çalıştı,
Toprağa alttan değil, üstten baktım.
Aldığım her nefese nefes kattım.
Ölüm, tanışmadığım tanıdığım.
Yıkılmadım, hayattayım.
Geceler sonra hayatla barıştım.
Hiç kalmamış şu yorucu hayatta,
Birazcık yerimden kalkmaya halim.
Koskoca selin vurduğu ırmakta,
Yerinden oynamayan taş gibiyim.
Hayat hiç durmadan akıp geçiyor.
Her gittiğim yerde sorun görüyorum.
Hangi toprağa baksam benim değil.
Her insanda göğsüm daralıyor.
Kiminle konuşsam yoldaşım değil.
Her aldığım nefeste yoruluyorum.
Hangi yatakta uyusam rahat değil.
Yeniden bastı beni bir kaygı
Hem de dişe dokunmaz sebepten
Yine geldi kaygı bulutları
Güneş yine görünmez kederden
Sanki bulacak beni bir taşkın
İçim yangınlar gibi dumanaltı.
Ruhum heykeller gibi yorgun argın.
Keder dediğin buz gibi kaskatı.
Ve o sarhoşluğu da darmadağın.
Keder usta benden mermere vurur.
Boğazımda doğru sözün ağrısı,
Şimdi acıdan süzülmüş kalp sızısı.
Ey hayat! Sen ki acıların âlâsı,
Sen özetsen, kitaptır ölümün acısı.
Dünya döner, güneş batar, saat kalır.
Yaşlı ölür, çocuk doğar, hayat kalır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!