Bir mandalinanın kokusu,
bir şiirin en komik dizesi,
bir baş dönmesi
nasıl da geri sardırıyor tüm kaseti!
İnsan, yaşamın güzelliklerinin doruklarında dolanırken
bir saç fırçasının kendisini ağlatabileceğini kestiremiyor.
Olabildiğince düz bir ovada
Güneşi bulamayan bir ayçiçeğiyim artık
Sıcak esintiyi hissedemiyorum
Ayın sesini duyamıyorum
Herhangi bir yıldızı ilk görüşte tanıyamıyorum mesela
Kendi sırtımın en büyük kamburuyum
İnsan kamburunu sırtlayabilir mi
Ben seni sırtlayacağım
Ve en güzel salıncaklarda sallayacağım
Hiç söylenmemiş ninniler söyleyeceğim
Ve parmaklarımla sileceğim
Bir ara sandım ki
Sen de bir şeyler biliyorsun
Mesela gülü sulamaktan anlıyorsun
Sinekleri kovalıyor, rüzgarı yakalıyorsun
Yüzümü güneşe döndürüyor
Güneşe dönsem de beni kurutmuyorsun
Saçlarının gölgesi süzüle süzüle kondu defterimin sağ üst köşesine
O bana bakıyor ben ona
Ne haber senin veletten desem anlamayacak
Sizin oralara yaz geldi mi?
Fare deliğinde yaşar gibi baktım dün gece sana
Kırıntı gibiydin, ekmek gibi
Hangi cuma akşamıydı bilmem
Ya da herhangi bir cumanın tam öğleden sonrasıydı
Saat sana 4 vardı
Ya da 5 geçiyordu bilmiyorum
Akşam mıydı sabah mıydı bilmem
Bahçeme karanlık çöreklendi oturdu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!