Zaman geçerken aşınmaya başladım
Başım duman, mahvoldum bekledim
Seni anlatmaya kalemim yetmedi
İşinden oluş bir azraili kapıda bekledim
Zaten canımdan olmuşum, bedenim gitse ne değişir?
Senden olan her bir şeye açım
Sabır mı, taş mı
Bile, bile anca daha keskinleşsin
Deş yarayı
Yaksın canını
Dördüncü yeniyim, belki yeniyim
Başkalarının eskittiği satırların en güzel yazısıyım
Gülerken çekinen fotoğraflara, ağlarken bakmaktayım
Gülüş içeren pozların artacağını sanırdım
Şimdi tek bir karede tek bir ben
Bunca fotoğrafı bendim katleden
Zormuş bunca anıları hafıza da doldurmak
Garip bir şey gece anıları kendime sunmak
Sordum nerede yanlış yaptım?
Cevapları bir bir çöpe attım
Toplarım hepsini ancak içimde var bir yangın
Dipsiz bir çukurda yanarım
Onca taktik hesapla! Bak ellerin bomboş
Elleri kirli katil ortamda, ortam loş
Ağlama isteği var
Ancak görünmesin diye örer duvar
Kendini güçlü sanır
Nasıl geldiyse öyle gider
Kötü geldi hala kokuyor gider
Sen ilk sorguydun
Her seferde kusurlarımı yatırdım masaya
Her yanlış bıçak misali batar
Sonbaharda düşen yapraklar sebep ağlamaya
Bahane mi maskemi örelim gözyaşı barajına
Yağmur ahmak ıslatansa gözlerin sağanak
Hayallerde yaşayanı gerçeklerle tanıştırma
Gerçeklerden kaçanları yalanlarla barıştırma
Gerginliğim hat safhada, ellerim titremekte
Omzuma binen balonları patlatmakta
Havlayan köpeği boşver, saldırma
İttir havlar neticede
hadi hisset yokluğumu
hadi bir kere daha kandır
bir yalan daha güven kırılır
unutma gözlerinde kaybolduğumu
seninle inanmıştım düş ütopyası
Bir hoşçakal bir veda
Kapadım kalbimi nefessiz kaldım kal da
Sessizliğim seslenir olmuş ne fayda
Bir anı, bir karar zor değil gelmek
Zor her seferinde varmak sana
Ee ben de insanım sana göre olmasa da
Bavulumu toplayıp çıktım o evden
Hiçbir küfürü esirgemeden
Terk ettim beni, vedalaştım kaçtım
Sanki uzun zaman sonra göz göze geldim
Doldu dolu cümleler yazmak işim
Deli dolu olan aldı bavulunu gitti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!