Ey nazlı gönül bir bahar daha geçti ömrümden
Yine Çınar yaprakları bahçemi sarmış
Giden gelmiyor artık
Unutmak büyük bir hezeyan..sensiz yine ben..
Beni tanımanıza gerek yok
Çünkü ben o kadar karmaşık değilim
Çok basit bir yerden geçtim
Toprağın yorgun ve kıraç yerinden
Değiştirmek istedim şu tepeli yeri
Kırıcılar geldi bir akşam vakti
Ben bir seni bilirim sen yokken
Şimdi yine düşüyorum sen yoksan
Lütfen bana bir şey söyle
Bir işaret bir iz …
Unuttum her şeyi bütün dargınlıkları
Küsleri
zaten beçeremedim
Bir konudan bir konuya girmeyi
vaktinde gelmeyen bir mücde
Senide beni yordu
Bilemezdim yarın seni yine düşüneceğimi
Şimdi ben yorgunum ,
yağmurun kokusu karışmış bütün benliğime gidiyorum şimdi toprağa karışmış yaprakların yoluna .
Yine yoluma düşmüş sahipsiz köpekler
Kerpiçten bir ev görüyorum ,çatısı yıkık
Yazdan kalan son artıklar var .
Yağmur kokusu pencereden girerken
Ruhum bir güvercin canı kadar titrek
Gökyüzünde kargalar dolaşır ,nedensiz
Ben senden ayrı düşünce de iken
Ayrı bir zaman diliminde çalar saatler
Tek düşüncem senin varlığın
BİR ÖRTÜ
Bir sesizlik çöktü dört duvar arasına
Yağmur damlaları tahtadan düşerken
Vücüdum soğuk bir kış sabahı
Serçe kuşları her zaman ki gibi uyanık
Herkesi bir telaş sarmış
Ne içindeyim ne dışında
Öyleyece duruyor başucumda
Kapı eşiğinde duran kurna ,yosunlu
Düşünce düşünce aklıma
Bir ben mi uyanık bu sabah
gelmediler yine kapıya kuşlar
Elimde bir tırpan istemeğim otlar
Babamın sesi le çaylar demlenir
Kalmadı ,eski suluk mataralat
Bütün duvarların yıkıldığı yerdeyim
İçimde bir boşluk
Duvarda yarım kalmış sıva parçası
Ne eksik yaşadık hayatı
Bir nem yıkmış ,güveni
Kimseye verilecek hesabım yok
Düşünce düşünce aklıma
Bir ben mi uyanık bu sabah
gelmediler yine kapıya kuşlar
Elimde bir tırpan istemeğim otlar
Babamın sesi le çaylar demlenir
Kalmadı ,eski suluk mataralat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!