Hüzün yüklü gemiler uğurladım bu limandan,
Umut ekilmiş tarlaları, hasat ettim içimde...
Hırçın dalgalar dövdü kirpiklerimi,
Sisli bir hüzün sardı bedenimi.
Buzdan kaleler diktim etrafıma,
Bütün hatıraları topladım bir bir
İki kadehede
Göz yaşlarımı ekledim içine
Hasreti çuvala koydum giderim
Gitme!
Dağ olur hasretin, taşıyamam,
Yüreğime çöreklenir, kaçamam.
Yalnız kalırım, yaşayamam,
Boğazıma düğüm düğüm olur kederim,
Sesim titrer, konuşamam.
Gidişin adı yoktu, bizim lügatımızda .
Acı da olsa öğrendim, hain yâr.
İşte gidiyorum,
yüreğim ellerimde...
Sarı yapraklar eşliğinde.
İşte gidiyorum, sonbahar vedalarıyla,
bulutların gözyaşlarıyla...
Gideceğim diyorsun… öyle mi?
Söyle…
kaç kez yıkılabilirsin bir enkaz?
Daha kaç kez yakar kül edersin bu yüreği?
Eğer gideceksen…
Gitme!
Gitme,gitme
Gitme!!
Dağ olur hasretin, taşıyamam...
Yüreğime çöreklenir de dertlerim,
Yalnız kalırım yaşıyamam...
Sesiz, sedasız gitmek istiyorum, bu şehirden....
Tüm,senli düşlerimi toplayıp çeplerime, gitmek istiyorum sensiz uzaklarıma...
Belki bir gece yarısı ,
belki sabahın ayak sesleriyle uyanıp,
Gitmek isteyip de gidemediğim yollarım var benim,
Milyonlarca kilometre uzak, hem de bir nefes kadar yakın.
Harabelerim var mesela,
Sağlam duvarların arkasında sakladığım.
Yıkıntılarım var, enkaz olup altında kaldığım...
Ne çok sustum…
Ciğerimde yangınlar, acılar sakladım.
Her suskunluğumda…
Asırların yükünü yükledim sırtıma .
“Yaşamak bu muydu?” diye




-
Derya Şahin
Tüm Yorumlarguzel siirler