Sel gibi, dolu gibi
Buz gibi,yıldırım gibi,
Delip delip geçiyor serseri sözler.
Bir güzel duş,
Bir güzel düş,
Gitti yine,
Dün olduğu gibi,
Önce ki gün olduğu gibi.
Geçen ay,
Geçen yıl,
Önceki yıl.
Bir güz vakti
Akın akın gidiyorlar.
Kim bilir kaçı kalacak gerilerde
Kolu kanadı kırılacak.
Kim bilir kaçı kanatlanabilecek gelecek senelerde.
Kaçı seyredebilecek bir daha bu manzaraları.
Birde ne göreyim geçen gün,
Kollarını açmış bize bakıyor,
Bütün güzelliğiyle gökkuşağı.
Bir açılan bir kapanan
Yarı yağmurlu, yarı güneşli bir hava.
Şoför mahalli aslına uygun,
Kibrit kutusu koltuklar,
Ayakkabı boyası kutularından da tekerler.
Ve dört dörtlük kasası,
Dingili telden,
Direksiyonu sabit oynamıyor yerinden.
GÖNEN'İME SELAM OLSUN
Kırıkçayır'dan bakınca Tınaz Dağı'na
Gülümser Gönen'im yaslanmış yamacına.
Depreşir anılarım, depreşir birbiri ardına
Koşar giderim, koşar giderim dostlarıma.
Gündüzlerde karartılmış
Bitmez tükenmez geceler
Birbirine ulanmış.
Gönlüm diyor ki,
Bir kalemde çizilip atılmalı şunların üzeri,
Kimi insan,
Bir adım önünü.
Kimisi,
Yüz metre ötesini.
Kimisi ise,
Yolun sonunu görür.
GÜLMEK BİR BAŞKA YAKIŞIYOR HASRETİM SANA
Gülmek bir başka yakışıyor hasretim sana
Dizlerim ağrıyor falan deme,
Başımda bir ağırlık var da deme.
Ne olur
Gülsün diye bir gül uzattım gülüme,
Almadı.
Düştü gülüm gülümün önüne,
Bakmadı.
Durdu durdu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!