kanatıncaya dek ısırdığım
gececil bir düş bu
yarım bir ağızla ,yazgısına kalbin yargıçlık eden
kara bir duygu , bir ağrı, bir Ağu
pustan bir sağanak kuşatıyor şehri
yorganım hala sıcak
mendilini unutmuşsun koynumda
bilmem kimin eli değmiş
Sürüklenip gidiyorum
Döne döne yollarda bu akşam
Ruhumbir başka baharı bekliyor oysa
Yolları daralıyor
Dumanlar arasından ömrümün
Aslında pusulasızdır
yürüdüğümüz yollar
hep yanılırız , çıkmaz olduğuna sokakların
hep böyle akşamüstleri
bir aykırı ağırlık taşır içinde insan
yırtık bir afiştir artık
Hep ayık bir düş kırıklığına yelken açan
rüzgarım
nikotinli ellerimle kaybettiğim bir ömür yoksunluğu işte bu
Donmuş bir toprağın yatağındayım
suskunluk kadar kıyıya uzak
Yürüyüp gideceğin dünyada
Tek başınasın artık
Boşunadır o isyan, o yakarış
Sönen yıldızların avuçlarında
Peşini bırakmayan O yankı ,
ellerimde solgun bir gül
ve ateş böcekleri
gibi uçtu gitti bütün ayrılıklar
gözlerim sırdaştır
ümmi geceye
Pencerelerin buğusuna çizdiğim
Camdan kalp
Ve içine yıldızlar düşen ceylanlar
Her el ele tutuştuktan sonra yeşeren yüzün
Bir karanfilin kasaba dalgınlığında
Buruk sevinçlerle yetinen
İçkin bir vesvese
sanki bugün ruhum
yarın göğün yüzünden
daha yaşlıyım
gölgemde
bu öğle saati sarı parkta
yüzüme çarpıyor
suyunu rüzgar
yapraklar birer birer düşüyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!