Gurbetin ayazı bağrımı deler,
Yeter bu çektiğim sitemler, yeter bunca keder.
Gayrı dertlerim bana imdat eder,
Yüzümü sılaya döndüm gidirem.
Neyleyim altını, neyleyim puli?
Varmak değil niyetim, sadece durmamak artık,
Yolların tozuna karışsın bu yorgun nefesim.
Yüreğimde bin yıllık bir hüznün ağırlığı var,
Kırıldı içimdeki o çocuksu, o masum sesim.
Cebimde buruşmuş hayaller, birde sönük bir fener,
Sessizliğin o keskin, o soğuk miladından bir gece yine,
Kırık bir bardağın kenarında sızması ile başladı zaman.
Sen kapıyı kapatıp gitmedin sadece o gün ,
Gidişin, gökyüzünün yere inişi idi adeta.
Bir bakış vardı oysa, göğsümde milat gibi duran,
Bir yangın başlangıcıydı gözlerinin kıyısı,
Ben o kıyıda bütün gemilerimi yaktım.
Yüreğimde dinmeyen bir veda sızısı,
Her gece hayalinin avucuna bıraktım.
Gül senin teninde saklıydı, bilmezdim,
Gönül sarayımı yıkarken sen ezelden,
Anlamadın ki ne sevdadan ne tatlı dilden.
Vazgeçtim artık o hayırsız kokmayan gülden,
Merak eden herkes bilsin; günah benden gitti yâr!
Seninle harmanlandım, sende buldum ben özümü,
Madem kafana koydun, lafı uzatmaya gerek yok,
Al neyin varsa, bir saniye bile durma eşikte.
Belli ki senin heybende bana dair yalan çok,
Benim payıma düşense sadece beklemekmiş bu eşikte.
Şimdi o çok sevdiğin yollarına koyulabilirsin,
Arkana bakarsan adımların birbirine dolanır.
Ne yazık ki çok geç uyandım o sinsi uykudan.
Ben senin kurak ruhuna can suyu olmaya çalışırken,
Sen arkamdan sadece kuyular kazıp, durmuşsun.
Gidişin koymadı inan, tek bir damla yaş bile düşmedi senin için gözlerimden;
Ben sadece senin gibi bir çamura bastığıma,
Geçen o ziyan edilmiş yıllarıma,gençliğime yandım.
Kimse kusura bakmasın artık,
Ben bu nefret dolu dünyayı sizden öğrendim.
Gözümden bir bir düşerken hepiniz,
Yıkılan hayallerimin altında kalmayı,
Yine kendi kendime ayağa kalkmayı öğrendim.
İçimde ne kadar güzel duygu varsa kuruttunuz,
Ne çok söz birikti, bir bilsen susan dudaklarımın arasında,
Ve bir mevsim daha geçti sensiz, yine bir Eylül akşamında,
Sen bir başka baharın peşine düştün aklın sıra,
Ben ise seni aradım tüm mevsimlerin arasında.
Ne çok yol yürüdüm senden kalan izlerle bir bilsen,
Girdiğin her kapı yüzüne kapansın,
Diz çöksün gururun, adın dertle anılsın.
Beni böyle yıkanlar bin beter yansın,
Seni benden alana haram olasın.
Baharların kışa, gündüzün geceye dönsün,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!