Birzamanlar' bir köy vardı
Sisli dağların eteğinde'
Yeşil'mi yeşil,
Güzel'mi güzel bir köy'
Nakış gibi yamaçlara işlenmiş,
Ayışığı geceleyin harman yerine düşer,
Sayende kimsesiz geçti yıllarım,
Varmısın, yokmusun, hiç belli değil.
Ziyanı yok, soğuk kalsın ellerim,
Ateş'misin, buz'musun, hiç belli değil.
Seni koysam, dolu almaz, boş dolmaz,
HÜZÜN
İçim daralıyor Allahım,
Haddini aşanları, düz yolda şaşanları, ateşe koşanları
Görünce içim daralıyor,
HÜZZAM
Fevzi Emir Yılmaz
Yine aşktan yana çaldı tüm sazlar,
İç çekip masama düştü yıldızlar,
İKİ CİHAN GÜNEŞİ
Fevzi Emir Yılmaz
Âleme sonsuz rahmet indi yüce Mevlâ’dan,
On ikinci geceye bir nur yağdı semâdan,
Habîbim diye seçti, ayırdı tüm kullardan,
İKİMİZ
Fevzi Emir Yılmaz
Koskocaman bir evrende başladı
seninle hikâyemiz.
İKİMİZE GEÇ KALDIN
Fevzi Emir Yılmaz
Ben unumu elemiş, eleğimi asmıştım,
Acıyı yâren kılıp sol yanıma basmıştım,
İLAÇ OLSAN
Fevzi Emir Yılmaz
Gözümden süzülüp çağlayan nehir,
İNSAN OLMALI
Fevzi Emir Yılmaz
İnsanın sadece bir yüzü olmalı;
ya güldüğü, ya ağladığı
Yine düştü yüreğime gözlerin,
Bakışların, gülüşlerin, sözlerin...
Anasız bir yavru gibi özlerim,
Yüreğimi yetim koydun... Gelsene.
Kim tutuyor ellerini benim yerime?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!