SENİN GÖZLERİNE MECBURUM, İZABELL!
Vakit aylardan hazan,
Günlerden yalnızlık, İzabell!
Aklımda bir yığın hiç,
Ve bir yığın sen,
SENİ SEVERSEM
Aşka da inanacağım Anabell!
Öykünmeyeceğim burjuvazi heveslere
Her baharda bir küs bir barışık da olsak …
savaşa sevişe bir türkü mayalayıp çekik gözlerine
Bir sonraki bahara emanet edeceğim bakışını kışa inat…
SENİ YİNE SEVERDİM….
Seni yine severdim,
Yağmur bakışlım….
Bir azadlı sonbahar fısıltısı söylerken yarım kalan şarkımızı,
Kuru dalların kulaklarında mengüç yapraklarla beraber,
Ben duyarım sesini bu hazan akşamında
SEN SEVDA MIYDIN LAVİNYA?
Güneş alabildiğine şuhtu,
serilmişti arza sere serpe
Gölgeleri boğuyordu sanki ateşi
Tek ferahlatan
kavruk sıcakla esen lavanta kokusu,
KEHRİBAR SESSİZLİK
#fatma doğan
Sessizliğin kehribar gözlü kızı!
Kızılca kıyamet bir mahşerin orta yerinde yıkıp ta gitme beni!
Geçemem senin saçların olmadan aşk ülkesinin, gümüş kumsallı sahillerine.
Saçların asma bir köprü benim için, yüreğimi yüreğine kavuşturan şiirden gemi,
SESSİZLİĞİN KIZI
#fatma doğan
Sessizliğin kızı!
gitme!
saçların asma bir köprüydü karşı yakada beni huzura kavuşturan,
Altından çağlaya çağlaya sessizliğin aktığı bir zaman kırılması sessiz şiirlerin.
SEVMEK Mİ DEDİN SEN ASUMAN?
Sevmek mi?
Senin sözlüğünde yürek vurgununun adı.
Bir gelip, bir gidiyorsun keyfine göre,
Kilidini kırdığın kalbime,
SEYİR TERASI
Ömrümün son demindeyim
Camdan bir seyir terasından temaşa ediyorum kendimi
Ufkuma kızıl bir sis çökmüş…
Ruhuma gam zede bir aymazlık
Kusursuzluğu özledi belki de yüreğim
SEYRE DURDUM DERYAYI
Seher vakti,
Seyre durdum Derya’mı,
Dalıp dalıp gittim, mahbup gözlerine.
Sevda gemilerini batırıyordu tek tek, bakışlarındaki hışım.
Olduğundan daha bir hırçındın, daha hoyrat!
ŞİHABIN YAĞMURLARI
Şihabın zengi elleri,
Yamaçlardan kazıyıp terimi,
Süpürür kızıl tan yerini kır şakaklarımdan.
Sessiz burgulu küpeşteler devrilir
Şehrin halhallı bileğine, sen uyurken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!