Bir yaprak düştü,
güller soldu, mevsimler döndü,
bir şair öldü,
kıymet bilen olmadı...
yine değişen bir şey yok!
dünya yalan, cennet gerçek olsa,
dualar duyulsa,
ilahi adalet gelecek olsa,
hiç değilse hak hukuk,
bolluk olsa,
bizde inanırdık masallara,
Ben rakı masası istiyorum.
Bir de karşımda boş sandalye,
Sabaha kadar onunla konuşup,
ona anlatmak istiyorum.
Çünkü adamın birinin de dediği gibi;
“Bazılarımız şiirlere tutunuyor,
her akşam yaşanmış bir gün,
yaşlı bir adam gibi homurdanıp duruyorum.
ağrıyan dizlerimden şikayet ediyor,
artık iyi görmeyen gözlerimden,
ve hiç bir yere koşarak gidememekten,
muzdarip bir başıma oturuyorum!
Bazı insanların canı cehenneme,
beş para etmiyor,
Ne kabuğu ne içinin fındığı,
Mutsuz, meymenetsiz suratları!
Anlatmaya yirmidokuz harf bile yetmiyor,
Ne kavuğu ne kabuğu ne de kılığı,
Canım,
Zor geliyor şimdi bana dilimden,
Kabullenmek vazgeçtiklerimden,
Azrail’i kaçırmışken elimden,
Zaman alsın acılarımı geçirsin,
Geceler karanlık birazda serin,
Her akşam bir gemi yaklaşır limana,
biçare gönüller!
Gelen ne bir haberci ne de şifacı;
ambarları cesetlerle dolu,
üst üste, kasa kasa yüklü,
ne tanıdık ne yabancı…
Sonsuz sayıda tohum düşecek toprağa,
Daha fazlası can verecek herbir yaprağa,
Bir o kadar yavru alınacak kuçağa,
Ve yine düşecek bir bir çukura,
Sense sadece bunlardan birisisin,
Kimseden daha güzel ve özel değilsin....
bana dost deme,
kardeş, yaren,
sırdaş;
hepsi sahte,
düzenbaz derme,
sırnaş!
Dilemekle olsaydı bazı şeyler;
sana cenneti dilerdim.
olmadı birkaç milyon dolar!
İstemekle gerçekleşseydi hayaller,
avlularda seninle gezmek isterdim.
beklemekten solsalardı bile sardunyalar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!